Bir kavram: Yansıma

Bir kavram: Yansıma

Bu sayımızdaki Kuram sayfamızda "Yansıma Teoremi" var.

YANSIMA TEOREMİ NEDİR?

Yansıma teoremi, düşünme ile varlık, tin ile doğa ilişkisinin kavranabileceği bir model sunar. Yansıma teoreminin materyalist anlamı; tekil ve sınırlı olanın tüm diğer varolanlarla fiili bağıntısını maddi olarak kapsaması ve böylece, evrensel bağıntılar içinde bulunarak, bütünü içermesi veya ifade etmesidir.

YANSIMANIN FELSEFESİ

Friedrich Engels’ten beri, yansıma sorunu felsefenin temel sorunuyla birleşmiştir: “Bizi çevreleyen dünyaya ilişkin düşüncelerimiz bu dünyanın kendisiyle nasıl bir ilişki içinde?” Bu temel soruya verilen materyalist yanıtta saptanan düşünme ile varlığın ilişkisinin mantıksal yapısı, kesin bir biçimde ayna ile yansıtılanın mantıksal yapısına tekabül eder.

YANSIMA VE MATERYALİZM

Aynada kendini yansıtmakta olan varolan (aynanın önünde bulunan obje), yani yansıtılan, yansı sürecinden bağımsız olarak maddi görülebilir bir şeydir, hatta şeylerin bir kompleksidir, izole değildir. Yansıtılanın varlığı, başka bir ifadeyle şeyin şimdiki zamanda olması, yansının ön koşuludur, ne geçmiş ne de gelecek olan kendini gösterebilir. Yansıyan şey mevcut olmalıdır. Her ne kadar görünür şey bakımından yansıtılmak onun varlığı için gerekli değilsen de, yine de yansıtabilmek onun önemli bir özelliğidir, o ilkesel olarak yansıtılabilirdir. Şimdi bu tasvirde, “görünür şey” terimi yerine “varlık” terimini ve “yansıtmak” yerine “düşünme”yi koyduğumuzda, o zaman varlık ve düşünme ilişkisinin birinci halkasının bir tanımını elde ederiz, ki bu tanım, varlık hakkında belirli bir kavrayışı, materyalist bir kavrayışı teşkil eder: Düşünmeden, hazır bulunmadan, düşünebilirlikten bağımsız olma.

“Şeyler bizim dışımızda varlar. Algı ve tasavvurlarımız onların suretleridir. Bu suretlerin doğruluğu pratik tarafından sınanmakta, doğru olanlar doğru olmayanlardan ayıklanmaktadır. [...] Kuşkusuz bu esnada unutulmaması gereken, pratik kriterinin, doğası gereği asla herhangi bir tasavvurunu tamamen ne teyit edebileceği ne de çürütebileceğidir.” (Lenin)

AYNANIN PERSPEKTİFİ

Aynadaki görüntü her zaman aynanın konumunca tanımlanır: Objenin bütünü yansıtılmaz, aksine sadece aynaya dönük tarafı görünür. Aynadaki görüntünün göstermediği, onda mevcut da değildir. Temsil zorunlu olarak noksandır, aynı şekilde aynanın çevreden gösterdiği kesit de “tek yanlı”dır; aynanın yüzeyinin sınırına bağlıdır o. Nihayetinde, bir ayna, yansıtılana paralel olarak yerleştirilmiş değil de, eğimli durabilir, bu durumda da yansıtılanı kaydırılmış olarak gösterir. Veya aynanın yüzeyi bombelidir ve nesneyi çarpık gösteriyordur. Kısacası; ayna gerçi, nesnenin kendisinin bir görüntüsünü sağlamakta, ancak bunu aynanın perspektifinden yapmaktadır.

Surete, adeta örgütleyici bir faktör olarak, sureti çıkartanın perspektifi dahil olur; fakat bu hep, sadece ve sadece sureti çıkartılanın nesnel olarak önce gelmesi ve ön koşul olmasıyla gerçekleşir. Ayna metaforu bunu ifade etmektedir.

YANSIMANIN İDEOLOJİ TEORİSİ

Aynadaki görüntü her zaman perspektiflidir, aynanın yansıtılana göre konumunu sergilemektedir. “şeyin kendisini” göstermekte, ama şeyi bütün olarak değil, bir görünümünü göstermekte. Bu şeyi, aynanın konumu ve yüzeyinin yapısına göre, sınırlı veya büyük çarpıklıkla gösterebilir. Çarpıklıkları da gerçekliğe aittir ve nesnel gerçekte payı vardır. Bu, metaforun bilgi ve ideoloji teorisi boyutudur.

 

 

www.evrensel.net