Machiavelli,  Prens’leriyle birlikte hala yeryüzünde!

Machiavelli, Prens’leriyle birlikte hala yeryüzünde!

Machiavelli’nin öğretilerini öğrenenler, bir silah olarak onu çok iyi kullanmış,dönemin halklarını savaşlara sürüklemiş, yoksulluklarla sınamışlardır.

Fırat Üniversitesi Prometheus Siyaset Atölyesi

Aydınlanma çağının önemli düşünürlerinden olan Machiavelli birçok kitap kaleme almıştır ama onu üne taşıyan “Prens” kitabıdır. Prens kitabını o dönemde hala siyasal birliğini tamamlayamamış İtalya için yazmıştır. İtalya’nın siyasal birliğinin tamamlanabilmesinin ise, dönemin soylu ailelerinden olan Medici ailesinin öncülüğünde olabileceğini savunmuştur. Kiliseye karşı gibi görünen Machiavelli, laikliği savunmuş biri olsa da prens kitabında, dini hükümdarın gerektiği zaman egemenliğini pekiştirmek için kullanabileceğini belirtmiştir. Machiavelli, insan doğasını kötü ve bencil olarak tanımlardı. Ayrıca iktidarların başarıya ulaşmak için her yola, her araca başvurabileceğini savunurdu. Machiavelli, insanın özünde kötülük bulunduğunu söylemiş, bu kötülüğün de bizzat insanın kendinden kaynaklandığını öne sürmüştür. Bu tanımlarını da “insanlarda görülen ‘elde etme’ arzusu, kötülüğün en çok yansıdığı davranıştır” ifadesiyle güçlendirmeye çalışmıştır. Prens’ten sonra kaleme aldığı Söyleşiler eserinde cumhuriyet rejiminin erdemlerini savunan Machiavelli, Prens’i kaleme aldığı dönemin Floransa’sının siyasal karışıklıklarından etkilenerek bu yapıtında tam tersine mutlak monarşiyi yeğlemiştir. Machiavelli, iktidar gücünü miktarı asla değişmeyen bir pastaya benzetir. Buna göre herhangi bir kişi, sahip olduğu iktidar gücünü ne kadar arttırırsa, muhaliflerin ve diğer kişilerin gücü de aynı ölçüde azalacaktır. Yani iktidar miktarı asla değişmeyecek; ancak bu miktarın payı her zaman değişecektir. Machiavelli, bu düşüncesini virtù kavramını kullanarak Discorsi adlı eserinde açıklar.

MAKYEVELİZM HÂLÂ GÜNCEL VE EGEMEN

Machiavelli’nin Prens kitabı her ne kadar günümüzden yüzyıllar önce yazılmış olsa da egemen siyaset yapıcılar tarafından hala güncelliğini koruyor ve kullanılıyor. Birçok siyasetçinin okumamış olmasına karşın makyevelizmi ve prenslik kavramını bu denli iyi işlemesi ve hayata geçirmesi en ilginç durumlardan biri. Yalnız bu düşüncenin ve kavramların ise bir gelenek haline gelmiş olduğunu fark etmek de bir o kadar kolay. “fetih, becerebilenler için yanlış bir davranış değildir” düşüncesi, “güçsüze acımak doğaya ihanettir” metaforu ile ne kadar da uyuşuyor. “eğer iktidarın çıkarınaysa din kullanılabilir” sözleri günümüz iktidarlarının iyi bir röntgenini çıkarıyor. “Hukuk devlet içindir” söylemi, Platon’un “doğru, güçlünün işine gelendir” olgusuyla tam bir bütünlük oluşturuyor. “Bir yer işgal edildiğinde insanlar ya elde edilmeli ya da onların kökü kazınmalıdır.” sözleri bazılarının iskan ve göç ettirme politikalarına  haddinden fazla benziyor. Machiavelli Prens kitabında “Halka sadece eziyet etmemek bile, onlar için en büyük velinimettir, oysa hükümdarın asıl amacı soyluları memnun ve mutlu etmektir.” der. Tıpkı günümüzde olduğu gibi mühim olan halka lütfetmek değil, sermayedarları memnun etmek. Zira bu kolay bir iş değil. Aslında Machiavelli günümüz iktidarlarının tüm kötü uygulamalarını ve planlarını en açık seçik biçimde önümüze seren düşünürlerden biridir, lakin bunu bir ifşa olsun diye değil bilakis hükümdarlara yol gösterme amaçlı yapmıştır.

İKTİDARIN SÜREKLİLİĞİ İÇİN HALK FEDA EDİLEBİLİR

Machiavelli’nin öğretilerini okuyup öğrenenler ya da gelenekten alanlar, bir silah olarak Machiavelli’yi çok iyi kullanmış, dönemin halklarını savaşlara sürüklemiş, krizlere sokmuş, yoksulluklarla sınamışlardır. Ayrıca Machiavelli’nin ulus kavramını kullanan iktidarlar bu kavramı “toplumun çıkarı devletin çıkarına feda edilebilir” anlayışıyla birleştirip uzun yıllar halklara hükmetmiştir. Machiavelli Söyleşiler kitabında cumhuriyeti, Prens kitabında ise mutlak monarşiyi savunması, kimilerinde kendisiyle çelişmiş algısı uyandırsa da durum böyle değildir. Buradan çıkarılması gereken Machiavelli için tek değerli ve taviz verilmeyecek şeyin “iktidar ve onun sürekliliği” olduğudur. Geriye kalan her şey; halk, yönetim şekli ve yasalar gibi birçok temel unsur onun varlığını korumak ve yüceltmek için kullanılabilir ya da feda edilebilir. Yüzyıllar boyunca Machiavelli’nin geleneğiyle beslenmiş iktidarlar halklara hükmetti ve etmeye de devam ediyor. Fakat sınıfsal çelişkilerin giderek derinleşmesiyle insanlar yeni bir arayışa girişmiş ve yavaş yavaş Machiavelli’nin hükümdarlarından uzaklaşmaya başlamıştır. Dünyada dolaşan o hayaletin vücut bulmasının çok gecikmeyeceği aşikar hale gelmiştir.

 *Makyavelli, Prens,Can Yayınları

 *Mehmet Ali Ağaoğulları, Sokrates’ten Jakobenlere Batı’da Siyasal Düşünceler, İletişim Yayınları

www.evrensel.net