7 GÜN 24 SAAT İŞ NÖBETİ

7 GÜN 24 SAAT İŞ NÖBETİ

“Zaten böyle çalışırken nasıl evlenip çoluğa çocuğa karışayım ki? Ev kirası geliyor 550 lira. Doğalgaz gelmiş 450 lira, elektrikgelmiş 150.Maaş bitti!

 

Gül DEMİRCİ

İstanbul

Çalıştığı fabrikada iş kazası geçirdiği için birkaç gün izinli olmasını fırsat bilip bir araya geldiğimiz 24 yaşındaki işçi arkadaşımız Raşit ile kısa bir sohbet gerçekleştirdik. Biraz çalışma koşullarından, biraz yaşamından konuştuk. Sağ eli ve kulağı oldukça sıcak şeker hamurunun altında kalarak yanmış. “Fabrikanın anlaşmalı hastanesinden güç bela aldık birkaç gün rapor.” Diyerek giriyor söze. 600’e yakın işçinin olduğu bir gıda fabrikasında çalışıyor Raşit. “Zorunlu mesailer, baskılar, zorluklar, işçiyi ezilmeye mahkum bırakan koşullar altında 4 senedir çalışıyorum. 2 senedir de sendikalıyım. Maaşlar çok düşük, şartlar çok kötü. Mücadele etmeden, birlikte bir şeyler yapmadan olmuyor. O yüzden sendikaya üye oldum.” Diyor.

“PATRONLAR SENDİKADAN DA İŞÇİLERDEN DE KORKUYOR”

Çalıştığı fabrikada çok fazla Suriyeli işçi olduğunu belirterek “Onlara daha zor koşullar dayatılıyor. Daha az ücret alıyorlar. Aynı işi yapsak bile bizden daha fazla sömürüye maruz bırakılıyorlar. Ben kendi haklarımı hiçbir zaman yedirmem. Ama sendika çok büyük çok güçlü bir şey. Bazı koşulların iyileştirilmesinde etkili oluyor. O yüzden sendikayı güçlendirmek, sendikaya daha fazla işçi kazandırmak bizi de güçlendiriyor. Patronlar sendikadan da işçilerden de korkuyorlar. Sendikaya üye olmayın biz sizin haklarınızı veririz diyorlar.” diyor.

“ARTIK EVLEN TORUN SEVELİM”

Her cümlesini gülümseyerek bitiriyor Raşit. “Neşeli bir insanım. Bir şeyin beni kolay kolay yıldırmasına izin vermem.” Diyerek açıklıyor bu durumu. “Biraz da yaşam koşullarından bahsedelim. Boş vaktin olduğunda neler yapıyorsun?” diye soruyorum. “Neredeyse 24 saat çalışıyorum mesailerle birlikte. İzinli olduğum gün yok. İzin koparabilmek için 40 takla atıyoruz. Boş vakit olursa dinlenmek için kullanıyorum genelde. Kitap okumaya çalışıyorum. Sosyal medyada dolaşıyorum. Zaten çalışıp kazandığımız parayı harcayacak kadar vakit yok. Ailemle birlikte yaşadığım için eve katkı yapıyorum. Biraz da ileriye dönük yatırım yapıyorum. Yastık altında dolar biriktiremesek bile ufak tefek bir şeyler koymaya çalışıyoruz.” Diyor. Sosyal yaşantısından konuşmaya başlayınca sıfır sıfır demeye başlıyor gülerek. Bir kız arkadaşı varmış Raşit’in. Evlenmek üzereyken kız gidip başkasıyla evlenmiş bir anda. Bu yaşına kadar iki tane sevgilisi olmuş. “İkisi de kötü bitti. Üçüncü olursa zaten onla evlenirim ama yok.” Diyor. Geleceği için birikim yapsa da şimdilik bir planı olmadığını söylüyor. E tabii ailesi “artık torun istiyoruz” diyorlarmış ama Raşit, adayının dahi olmadığını söylüyor yeniden gülerek. “Zaten böyle çalışırken nasıl evlenip çoluğa çocuğa karışayım ki? Ev kirası geliyor 550 lira. Doğalgaz gelmiş 450 lira, elektrikgelmiş 150. Maaş bitti zaten. Ne yiyip ne içeceğiz ki? Belki biraz daha birikim yaptıktan sonra evlenirim.” Diyor.

“ROBOTTAN NE FARKIMIZ VAR?”

Bütün bu yoğunluğun arasında kendisini çok mağdur ve yorgun hissettiği oluyormuş ara sıra. “Başka fabrikalarda arkadaşlarım çalışıyor onların en azından hafta sonu izinleri var. Benim bazen mesailerle falan çalışma saatim 400’ü buluyor. Kendimi sürekli üretim yapan robot gibi hissediyorum. Hiçbir yere çıkıp dolaşamıyorum. Yaşıtlarım sahilde arkadaşlarıyla yürüyüş yaparken, kız arkadaşlarıyla gezip tozarken ben fabrika bandının tozlarını yutuyorum en fazla. Ama bütün bunlara rağmen güçlüyüm, mutluyum. Herkes sendikalı olduğumu da biliyor. İşten atılmaktan da korkmuyorum. Çünkü benim elimden her iş gelir. Buradan çıkarsalar gider başka yerden iş bulurum. Ama önemli olan bulunduğun yerde mücadele ederek orayı değiştirmek.” diyerek son veriyor sözlerine.

www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.