Bir yeni yıl dileği olarak: Sağ ve Selamet

Bir yeni yıl dileği olarak: Sağ ve Selamet

Ayşen Aksakal'ın Evrensel Pazar yazısı: Bir yeni yıl dileği olarak: Sağ ve selamet

Ayşen AKSAKAL


Yeni yıl gelirken; hepimiz giden 2016'ya laflar hazırladık.

Yaşayan son üç neslin hakkını teslim ettiği üzere, gelmiş geçmiş en felaket yıllardan birisi olarak, bizi mahvetti ve iyi ki de gidiyor.

Son Polyanna'nın bile tek bir güzel anını hatırlatmaya utandığı bu yıla, optimizmin doruklarından bakarak ancak şunu diyebiliriz;

hayattan beklentilerimizin en minimize olduğu seneydi.

Aza tamahı öğrendik, hiçle bile idare edebilmeyi.

Geçmiş yıllarda, yeni yıl dileklerimizde; barış, huzur, mutluluk, sağlık, aşk, para, kariyer, evlilik, seyahat, tatil, kavuşmalar yer alırdı.

Daha da detaya inerdik hatta. "Latin Amerika'yı bir kerecik de olsa göreyim bu sene" ya da "Evin banyosunun tadilatı kesin bitmiş olsun" gibi vizyonlarımız olurdu gelecek seneye dair.

Bu sene tek diyebildiğimiz “Sağ ve selamet.”

Geleceğimiz belirsizin bir tık ötesine geçti, karanlığa doğru hızla koşuyor. 

Kendisinden artık kariyerimizde sıçramalar ve hayatımızın aşkı ile kavuşmalar değil de sağ çıkabilmeyi diliyoruz.

Dileğim; seni öyle bir unutalım ki, bir kişi bile "hiç unutmam 2016'nın bilmem ne ayıydı" demesin, kimsenin evinde ajandan bile kalmasın 2016.

Ama öyle bir mıh gibi çakıldı ki bu topraklara, hafızalardan silinse de, yüzlerce mezartaşına kazındı bile.

Başlangıçlara inanmak lazım, arada hayatı sıfırlamak, bazı kilometre taşları belirlemek lazım. Çünkü nefes almak için umut lazım.

Yeni yılı bir başlangıç kabul edersek, 2017'den beklentilerimiz olması lazım. 

Bunu da en hayalleri törpülenmiş, sütten ağzı yanmış, ocağı sönmüş, en "bu ülkeye ve bu hayata dair hiç bir şeyin, hiç bir zaman bizim dilediğimiz gibi olmayacağını biliyor" halimizle yapmaya başlayalım.

Mesela; elektrikler kesilmesin 31 Aralık'ı 1 Ocak'a bağlayan gece, sular da akmaya devam etsin.

Elektrikler kesilirse sokağa çıkar elimizde mumla yürüyüş yapar dışarıda karşılarız yeni yılı.

Bu esnada sokakta "yılbaşı kutlanırdı-kutlanmazdı" kavgası çıkmasın. 

İnsanların kendi istedikleri gibi yaşama hakkı varmış gibi, demokrasi gibi bir şeyler olsun o gecelik.

Sevdiklerimiz yanımızda olsun. Sokağa çıkma yasağı olmasın, komşular "vay gavur adeti kutlama var" diye kapımıza dayanmasın, kimseler tutuklanmasın da masadaki tabaklar sahipsiz kalmasın.

Zaten tadımız yok, davul çalıp göbek atacak değiliz de bari bir arada girelim yani yıla, nasıl girersen öyle geçer derler ya, ortak bir soframız olsun.

Yılbaşı akşamı yediğimiz elmada kurt çıksın. "Vay be organik demek ki" diye sevinelim durduk yere.

Et fiyatları TRT'de açıklandığı kadar olsun mesela, et de yiyebilelim doyasıya.

Dolar da bir zahmet bir günlük sabit dursun.

1 Ocak'ta kimse ölmesin, ölecekse de eceliyle, sıcacık yatağında öylece uzanıyorken gitsin. 

Ne toplanma alanı kaldı ne tedbir, kent dönüşüm de kim bilir ne haldedir, lütfen deprem meprem bir süre vurmasın.

Parası cebimizden çıkan onca yol yapılmışken, kimseler o gece trafikte kalmasın.

Kar usul usul yağsın, sokakta kalan olmasın, yollar kapanmasın.

Saçımız bere yüzünden yapışmasın, çorabımız delik çıkmasın, midemiz bulanmasın, uykumuz erken gelmesin, başımız ağrımasın.

İnternet aksın, hafiften fonda müzik çalsın, zeytinyağlılar pek hafif, ara sıcaklar kıvamında olsun. Söz veren herkes gelsin, hasretlik bitsin, çocukların yüzü gülsün.

Evler kalabalık olsun, sokaklar ise güvenli.

Sair bir ülkede nasıl geçiyorsa yani, öyle geçsin 31 Aralık gecesi.

Kazanmayı unuttuk, kaybetmeye alışır olduk.

Pek kar ettirmese de kesin kazanacak kupona basalım dilekleri.

Ufacık dileklerimiz gerçek olsun ki; silkinelim.

Küçük zaferler edinelim, sonra o zaferlere gözümüz gibi bakıp büyütelim.

O kadar irileşsinler ki, 2017 sonuna doğru yıla sığmaz olsunlar.

Birer birer tahliye arzularken, bir anda boşalsın cezaevleri, yeni yapılanlar otele çevriliversin.

İddianamesi olmadan aylarca içeride yatan kalmasın, düşünce bir suç olmasın, halklar barışsın, silahlar sussun, kan dursun, 

basın özgürleşsin, televizyonlarımızda boş kalan kanal olmasın, 

Yine neyi izleyeceğimizi şaşıralım, o kanaldan o kanala zaplayalım, dizilere güler olalım yeniden, filmlerimiz Cannes’te ödül alsın, Oscar’da ses getirsin.

Ana haberlerde gerçekten en önemli olay yeniden sevimli hayvan dostlarımız videoları olsun.

Adalet yerini bulsun, hesaplar sorulsun ve ödensin, biraz da olsa içimiz soğusun.

Geriye dönüp baktığımızda, bunca şeyin nasıl da peyderpey yoluna girdiğine şaşırdığımız bir yılı karşılayalım.

Seneye bu günlerde, demokratik ve laik bir ülkede, dilerim tek derdimiz "akşama ne pişireceğim?" olsun.

Dilerim, umarım, hayale ket yok ya, ellemeyin bari hayalini kuralım.

Sağ ve selamet kalın.

www.evrensel.net
ETİKETLER Ayşen Aksakal

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.