Tilki şakası

Tilki şakası

Özer Akdemir 'Bayburt'ta tilki ayakta donarak öldü' mizansenini Evrensel Pazar'a yazdı.

Özer AKDEMİR

“Tilki soğuktan ayakta dondu haberi şaka çıktı” başlığını okuyunca gülümsedi. Dün okurken hayretle karşıladığı haber yalan çıkmıştı. “Zaten şüphelenmiştim” dedi içinden. 

Son on dakikadır oturduğu kafenin buğulu camlarından süzülen dışarıdaki rüzgarın sesini dinledi. Saatine baktı yeniden. Beklediği kişinin gelmesi gerekiyordu artık. Rüzgar, kalın bir toz tabakasını kaldırmış, önüne kattığı kuru yaprakları ortalıkta savurup duruyordu. Sonbaharda olduğu gibi kış da kurak geçiyordu. Günlerdir tek damla yağmur düşmemişti kente. Aklına bir hafta önce haberini yaptığı panelde Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (DSİ) 2. Bölge Müdürü'nün sözleri geldi. “Bu da tilki hikayesi gibi” dedi, güldü kendi kendine. DSİ Bölge müdürü kentin suyu ile ilgili endişeleri gidermek için “3 yıl yağmur yağmasa Tahtalı Barajının suyu İzmir'e yeter" diye yüreklere su serpmek istemişti. Panele katılan kurum temsilcilerinden ve dinleyicilerden hiçbirisinde bu ferahlığı hissetmemiş olacak ki bozulmuştu. Milyonlarca insanın sorumluluğu omzunda bulunan bürokratın dışında herkes korkuyordu susuzluktan. "Tek damla yağmasa bile bir sıkıntı olmaz evelallah" diyordu gülen Genel Müdürü, “Ölü tilkiyi kara gömüp şaka yaptık” diyen köy muhtarına benzetti.

ISI ADALARI

Rüzgarın savurduğu tozdan korunmak için montunun kapüşonunu iyice kafasına çekmiş olarak kapıdan girdi beklediği adam. Birkaç yaprakta birlikte girdi onla. Başlığını çıkarıp hemen kapının yanındaki masada el işareti yapıp ayağa kalkan gazeteciye gülümsedi. 

"Hava fena" dedi oturdu masaya. Bir fincan çay söylerken garsona hal hatır faslı bitmişti. "Kenti ne bekliyor" sorusuydu aslında gazetecinin peşinde olduğu. Bu bir iki yıl içinde pıtrak gibi biten, göğü delmek için birbiriyle yarışan gökdelenler kente ne yapacaktı? 

- "Şu rüzgarı ele alalım misal" dedi oda başkanı. 

- "Bayraklı sokaklarında fırtınalar koparken bu rüzgarları mumla arayacağız buralarda. Körfezden gelen imbat, gökdelenlere çarpıp içeri süzülemeyecek. Binanın aşağılarına doğru alçalacak mecbur ve sokakların tozunu attıracak. İç taraflarda kalan mahalleler ise küçücük bir esintiye hasret kalacak. Yazın İzmir cehenneme dönecek desek yeri, ki zaten cehennem gibi oluyor biliyorsunuz". 

Gölgede 40 dereceyi geçen İzmir sıcaklarını düşündü gazeteci, ter bastı birden. Not etti söylenenleri; 

"Bu sadece felaketin bir yönü. Gökdelenlerin cephelerinin çoğunu camla kaplıyorlar artık. Bu ne demek biliyor musunuz? Güneş ışığı bütün yıl bu binalara çarpıp geri yansıyacak. Kent mikro klimasını tamamen değiştirecek bir şey bu. Kentin birçok yerinde ısı adaları oluşacak ve bu adalar da gerçekten yaşamak bir çile haline gelecek.”

İZMİR'İN MEZAR TAŞLARI

Ya az ötelerinde metrelerce yükseklikte tahta perdelerle gözlerden gizlenen "Basmane Çukuru" ne olacaktı? Aralarında sadece bir yol olan çukurdan iş makinelerinin uğultusu, rüzgarın sesine karışıyor, kulaklarına kadar geliyordu. 

- "Orasını hiç sormayın" dedi başkan; "Birisi İzmir'in mezar taşları" yorumu yapmıştı da ne kadar doğru bir tanımlama diye düşünmüştüm. Her dönem yoğun olan bu bölgeye yapılacak 68 katlı gökdelenleri ne trafik, ne alt yapı, ne hava, ne kentin tamamı kaldırır. Yapan firma Kültürpark’a, Fuar’a güveniyor belli ki. Hemen yanı başındaki bu İzmir'in en önemli yeşil alanını arka bahçesi gibi görüyor. Ona uygun değişiklikler de zaten bu gökdelen projesi ile eş zamanlı olarak gündeme getirildi. Sit alanı kararının değiştirilmesini bekliyorlar dört gözle" dedi. 

GEZİ ADLI VAPUR

Kent akşama bürünürken, denizde kaybolan kızıllığı görmek için Kordon'a indi. Biraz önce Pasaport İskelesinden yolcu ettiği oda başkanının sözlerini düşündü. "Gezi" adlı tekneye binerken başkan son olarak "Ege'nin incisi artık olmayacak, diye yazabilirsiniz" dedi. "Eğer bu teknenin adındaki gibi bir toplumsal hareket gelişmezse, İzmirli rüzgarına, Kültürpark'ına, Basmane Meydanı'na, yalıçapkınına sahip çıkmazsa..."

Kışın donan tilki hikayesi geldi aklına. Kötü bir şaka olsa tüm bunlarda dedi. Ama olmadığını çok iyi biliyordu...

Son Düzenlenme Tarihi: 25 Aralık 2016 08:50
www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.