İliç'teki altın madeninin faaliyeti durduruldu

İliç'teki altın madeninin faaliyeti durduruldu

Erzincan İliç’te Karasu nehrinin yakınındaki altın madenine verilen ÇED Gerekli Değildir kararının yürütmesi durduruldu.

Özer AKDEMİR
İzmir

Erzincan İliç'te, Fırat nehrinin en büyük kolu Karasu'nun 300 metre yakınında işletilen altın madenine verilen ÇED Gerekli Değildir kararının yürütmesi durduruldu. Yaklaşık 15.000 hektarlık maden ruhsat alanının sadece 24 hektarında çalışma yapacağını ileri sürerek ÇED gerekli değildir kararı alan şirketin kurnazlığına yargı geçit vermedi. 

YİNE ÇED KURNAZLIĞI

Erzincan'ın İliç İlçesi Yakuplu Köyü yakınlarından Anagold Madencilik tarafından işletilen altın, gümüş, bakır madeninin revizyon projesine Erzincan Valiliği 31 Mayıs 2016 tarihinde ÇED gerekli değildir kararı verdi. İliç'in 3 kilometre uzağında olan maden sahası, ilçeye bitişik durumdaki Çöpler madencilik projesine de komşu bir durumda. 

Madenci şirket 25 hektar ve üstü projeler için ÇED Raporu zorunluluğunu gözeterek proje tanıtım dosyasında faaliyet alanını 24.87 hektar gösterdi. Oysa madenci şirketin bölgede 1.184.91 hektar  ve 13.747,51 hektar olmak üzere toplam 14.932,42 hektarlık iki farklı ruhsat alanı bulunmakta. İliçli yurttaşlar madene verilen ÇED  Gerekli Değildir kararına karşı Erzurum 1. İdare Mahkemesi'ne dava açtılar. Davanın diğer gerekçelerinin yanı sıra en önemli dayanaklarından birisi de şirketin bu toplam ruhsat alanı idi. Geçtiğimiz günler sonuçlanan davada mahkeme, şirketin ve Erzincan Valiliğinin madenin 25 hektarlık alanda faaliyet yürüteceği, bu nedenle ÇED Gerekli değildir kararının doğru olduğu yönündeki savunmasına kabul etmedi. 

ÇEVRESEL ETKİLERİ TAM HESAPLANMALI

Anagold Madencilik Şirketinin işletme ruhsatlarını inceleyen mahkeme, şirketin iki farklı sahada toplam 14.932,42 hektarlık ruhsat alanının olduğunu tespit etti. İşletme alanının yaklaşık 15.000 hektar olduğunu ve madencilik faaliyetinin de bu alanın tamamı üzerinde yapılacağına dikkat çeken mahkeme, şirketin ÇED Raporundan kaçmaya çalıştığının anlaşıldığını dile getirdi. Mahkeme, "yapılması planlanan madencilik faaliyetinin çevreye olabilecek etkilerinin tam olarak hesaplanmasının ancak kapsamlı bir Çevresel Etki Değerlendirme Raporu ile ölçülüp değerlendirilebileceği"ni dile getirerek proje için verilen ÇED Gerekli Değildir Kararında hukuka uygun olmadığına hükmetti. Mahkeme, "proje faaliyetinin devamı halinde proje alanındaki çevrede telafisi güç zararların ortaya çıkacağı açık olduğundan, olayda yürütmenin durdurulması şartlarının da bulunduğu tartışmasızdır" diyerek madencilik faaliyetlerini durdurdu. 

İNSAN VE DOĞA HAKLARINA AYKIRI

Dersim Kültürel ve Doğal Miras Koruma Girişimi adına kararı değerlendiren davanın avukatı Tunceli Barosu Başkanı Av. Barış Yıldırım, bölgedeki altın madenciliğinin siyanür liçi yöntemi ile yapıldığını belirterek, altın madenciliğinin ÇED süreci işletilmeden revize edilerek genişletilmesinin açıkça insan ve doğa haklarına aykırı olduğunu söyledi. Yıldırım, "Dava konusu Projenin gerçekleştirilmek istendiği İliç İlçesi Fırat kenarında ve Munzur ekosistemi içerinde yer almaktadır. Madenin yakın çevresindeki endemik flora ve fauna türlerine dair verilere proje tanıtım dosyasında verilmemişti. Ayrıca sahadaki endemik Dağ Keçisi türleri, vaşak gibi nadir fauna türleri ile zengin bir yaban hayatı da var. Madencilik faaliyeti Munzur Ekosistemi içinde bulunmakta ve saha, orman arazisi, köy merası, tarım arazileri ve içme-sulama suyu kaynakları bulunmakta. Bu bakımdan projenin çevresel etkililerinin en hassas şekilde ortaya konulması gerekmektedir" dedi. 
 

www.evrensel.net