Adından ötürü sakıncalı oyun

Adından ötürü sakıncalı oyun

Gül Göker, Evrensel Pazar'a ‘Üç Kuruşluk Diktatör’ü yazdı.

Gül GÖKER

‘Üç Kuruşluk Diktatör’ü iki yıldır sergiliyoruz. Sahneye koyma aşamasında, kolay yol alamayacağımızı elbette düşünüyordum. Oyun hazırlandıktan sonra, seyirci ile buluşturmak için ciddi bir salon sorunu ile karşılaştık. Oyuna, tiyatromuzun çizgisinden ötürü, AKP’li belediyelerden hiç salon talep etmedim, CHP’li belediyeleri ise ikna etmek için zaman zaman çok uğraştık, bulabildiğimiz salonlarda, oyun seyircisi ile buluştu. Çok beğenildi, ayakta alkışlandı. Oyunda, bir diktatör, eşi ve kızı, para sıkıntısı yaşayan üç filmci tarafından kaçırılır. Amaçları, Hükümetten fidye istemektir. Bir evde saklanırlar, diktatörü bırakmak için yüklü bir para alacaklarını umarlarken, olaylar düşündükleri gibi gitmez. Hükümet, diktatörü geri istememektedir. Hatta başkan yardımcısı, diktatörü ellerinde tutup bırakmadıkları takdirde, üste para vereceklerini söyler ve başkan yardımcısı, devlet başkanının koltuğuna oturur. Diktatörün gidecek yeri kalmamıştır, bu durumda ne olacaktır?

Oyunun konusu buydu. Burhaniye Eğitim Sen’in davetlisi olarak Burhaniye ve Edremit gösterilerini planladık. Tek salon, belediyeye ait Reha Yurdakul Kültür Merkezi idi. Yasal prosedür gereği, oyunun gösterimini Kaymakamlığa bildirdim; ancak belediyenin salonu vermekten vazgeçtiği söylendi. Kaymakamlık ve Emniyet’in herhangi bir engel koymadığı oyun, salonu alamazsak, oynanamayacaktı.

CHP’li Meclis üyelerinin, belediye başkanına ısrarcı yaklaşımları sonucu, başkan salonu tahsis etti. Bütün bunlar olurken, oyuna birkaç gün kala, Körfezdeki AKP yandaşı bir radyo ve yerel gazeteler, oyunla ilgili antipropagandayı yükselttiler. Onlara göre, “Üç Kuruşluk Diktatör” oyunu, adından ötürü sakıncalıydı. “Reis’lerine hakaret amacı taşıyordu.” “Belediye başkanı böyle bir oyuna nasıl salon tahsis ederdi!” vs… Yandaşlarını da kışkırtarak, oyunun oynanmasını engelleme amacı güden bu provokatif yaklaşımlarına rağmen, biletler hızla tükendi, salonda üst baş araması, bomba araması vs. yapılarak, bize Emniyet tarafından teslim edildi.

Yüze yakın polis salon çevresinde güvenlik tertibatı aldı. Gösterim başlamak üzereydi. Bu arada, sahne önünde bütün etkinliklerde kullanılmak üzere sabitlenmiş “Belediye Başkanı” yazılı çelenk, Belediyeden gelen telefonla, salon görevlisi tarafından kaldırıldı. Ve oyun başladı. Sakin ve huzurlu bir ortamda izlenerek bitti. Ancak o kentte kalmaktan vazgeçerek, başka bir kentte geceledik.

Biz ayrıldıktan sonra, belediye başkanı, Cumhuriyet Savcılığına başvurarak, oyunda cumhurbaşkanına hakaret edildiğini bildirerek, dava açılmasını talep etmiş. Ankara Birlik Tiyatrosu adını taşıdığımız için dosya, Ankara Cumhuriyet Savcılığına gönderilmiş. İfademi aldılar ve oyun metni ile birlikte Burhaniye Cumhuriyet Savcılığına gönderdiler.

Bu, Ankara Birlik Tiyatrosu için açılan ilk soruşturma değil… 1971’den günümüze değin, kırk beş yıllık tiyatro geçmişimizde, soruşturma açılmadık tek bir oyunumuz dahi yok. Fakat bu soruşturmalar genellikle Emniyet Müdürlüklerinin suç duyurusu ile açılırdı.

Bir belediye başkanının, AK’lanma korkusuyla, hiç okumadığı, bilmediği, izlemediği bir oyuna dair suç işlendiği iddiasıyla, savcılığa başvurmasını ilk kez yaşıyoruz. “Üç Kuruşluk Diktatör” oyununda, yer, kişi, tarih, ülke ve isim geçmiyor. Dünyanın bütün diktatörlerini anlatan, evrensel bir teması var. Oyunda çalan, çırpan, yolsuzluklar yapan, sevilmeyen bir diktatör anlatılıyor.

Bu diktatörü, Recep Tayyip Erdoğan ile özdeşleştirenler, bu tanımı ona yakıştıranlar, yandaşları; bu kuruntuları, oyunu ve yönetmen olarak beni yargının önüne taşıdı…

“Üç Kuruşluk Diktatör” yargının sonucunu beklerken, yeni bir oyun ile seyircinin karşısına geliyoruz. Emmanuel Robles’in “Bir İsyancının Savunması” Bu oyunda bir diktatör yoksa da, belirtmekte yarar var; bu oyunun da evrensel bir teması var, insan hayatını hedef alan terörü mahkum ediyor, ne yazık ki bu da güncel…

Son Düzenlenme Tarihi: 18 Aralık 2016 11:30
www.evrensel.net