Stuttgartlı işçiler: İşçiler sakin bir güne hasretler

Stuttgartlı işçiler: İşçiler sakin bir güne hasretler

Stuttgart ve çevresinde Mercedes, Bosch, WMF vb firmalarda çalışan işçi grubu 15 Temmuz sonrası Türkiyeli işçiler arasındaki izlenimlerini yazdı.

İşçi Grubu 
Stuttgart/Almanya

Bilindiği üzere 15 Temmuz’da gerçekleştirilmek istendiği söylenen darbe girişimi öncesi ve sonrası ile Almanya’da yaşayan işçi ve emekçiler arasında da etkisini buldu. Ve yalnızca işyerlerindeki Türkiyeli işçiler arasında değil, başta Almanlar olmak üzere her ulustan işçiler arasında tartışıldı. Aslında bu Türkiye üzerine tartışmalar yalnızca 15 Temmuz ile başlayıp bitmedi. Öncesinde de farklı şehirlerdeki bombalamaların, PKK ile barış sürecinin sonlandırılması, Suriyeli göçmenlerin Almanya’ya gelip gelmemeleri... vb konular işyerlerinde tartışıldı ve hâlâ tartışılıyor. İşyerlerinde Türkiye son dönemlerde hep kötü yönleri ile konu oldu dersek yalan olmaz sanırız.
İşte biz Stuttgart ve çevresinde çalışan özellikle Mercedes, Bosch,WMF, AluTec Schmid vb firmalarda çalışan işçilerin oluşturduğu işçi grubu olarak çalıştığımız firmalardaki Türkiyeli işçiler arasındaki 15 Temmuz sonrası duruma bakmaya ve izlenimlerimizi sizlerle paylaşmaya çalışacağız.

Türkiyelilerin yoğun olarak çalıştığı bu firmalarda özellikle büyük firmalarda 15 Temmuz öncesi birlikte hareket eden ve özellikle Zaman gazetesi eksenli abone yolu ile bir arada duran işçiler arasında “cemaatçi”, “AKP’li” ayrışmaları baş gösterdi ve özellikle Cemaat için işyerlerinde faaliyet yürüten işçiler nezdinde tüm cemaate lanet okumaya dönüştü. Zaman gazetesine olan abonelikler anında durduruldu. Cemaatçi olup camilere gidenler, özellikle diyanetin camilerinden dışarı atıldılar. Örneğin Stuttgart ve Sindelfingen camileri.

AKP’nin “mağduruz” yollu yaptığı propaganda ister istemez buradaki işçileri daha çok AKP’ye bağlıyor ve kemikleştiriyor. Daha düne kadar birlikte kendi işyerlerindeki sorunlara karşı birlikte hareket eden, molalarda aynı masada yemek yiyen işçiler örneğin WMF’de olduğu gibi karşı karşıya geldiler.

Hiçbir işçi işyerinde hangi konu olursa olsun kavgayı göze alamaz, çünkü bilir ki çıkış sebebidir. Tartışmalar ağırlıkla Avrupa eksenli dış güçlerin işi olarak, Türkiye’nin ekonomik olarak güçlenmesini istemeyen güçlerin oyunu olarak sürüyor. Kısaca Türkiye’deki resmi açıklamalar belirli bir kesim üzerinde etkisini gösterdi.

Özellikle Cemaat ile başlayıp daha sonra ilerici sendikacılar, gazeteciler, TV kanalları ve son olarak da Kürt politikacıların cezaevlerine gönderilmeleri ile devam eden süreç kaygı ile izleniyor ve özellikle Alman işçi arkadaşların Erdoğan’ın yeni Hitler olma yolunda izlediği yolun yanlışlığına değinip güzelim ülkeyi nereden nereye getirdiğini söylemeden geçmiyorlar. Özellikle, bu yanlış politikaların buradaki işçiler arasında savunuluyor olmasını da kaygı ile izliyorlar.

Özellikle ilerici işçilerin olduğu yerlerde, 15 Temmuz sonrası politikaların bu hali ile sürdürülemez olduğu, bu tutumdan en kısa sürede vazgeçilmesi gerektiği, işyerlerinde varolan kiralık firma sorununa, kimi bölümlerin parça parça taşeron firmalara satılmasına yani kısaca bizi direkt ilgilendiren sorunlara karşı birlikte hareket edilmesi gerektiği nok-tasında birleşiliyor. Bazı firmaları dışarı da tutarsak 15 Temmuz sürecinin etkisinin şu an o kadar işyerlerinde tartışılmıyor. Aralık ayının sonunda işsiz kalacak olan kiralık firma işçileri (Mercedes) firmada kalabilmenin derdinde. Yani, kendi ekmek davasını anımsadığı oranda saydığımız sorunlar bir anda yok oluyor.

Son Düzenlenme Tarihi: 12 Aralık 2016 21:32
www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.