Mavi Marmara Savcısı: Türkiye-İsrail anlaştı, dava düşsün

Mavi Marmara Savcısı: Türkiye-İsrail anlaştı, dava düşsün

Savcı, Mavi Marmara saldırısına dair davanın, İsrail ve Türkiye arasındaki anlaşmayı gerekçe göstererek düşürülmesini istedi.

Dönemin İsrail Genelkurmay Başkanı Rau Aluf Gabiel Ashknazi, Deniz Kuvvetleri Komutanı Eliezer Alfred Marom, İstihbarat Başkanı Amos Yadlin ve Hava Kuvvetleri Komutanı Avishay Levvi hakkında açılan davanın 21 duruşması yapıldı. 

İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya firari sanıklar katılmazken, çok sayıda müşteki ve avukatı hazır bulundu. 

Mahkeme Başkanı Maksut Karakulak, bir önceki celse müşteki avukatları tarafından yapılan reddi hakim talebinin de İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından reddedildiğini belirtti.

Mahkeme Başkanı Maksut Karakulak, bir önceki celse istenen Türkiye ve İsrail arasındaki anlaşmanın geldiğini belirterek, gelen evrağa göre bu anlaşmanın 9 Eylül 2016 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girdiğini söylerek, imzalanan anlaşmanın gönderilen Türkçe metnini okudu. 

SAVCI DAVANIN DÜŞÜRÜLMESİNİ İSTEDİ

İsrali Devleti ile Türkiye Cumhuriyeti arasında yapılan bu anlaşmanın 9 Eylül 2016 tarihinde yürürlüğe girmesi Türkiye’nin yargılama hakkından vazgeçtiğini söyleyen duruşma savcısı Hüseyin Aslan, “Anlaşmanın 4. maddesi bizim için yargılama koşuludur. Bundan sonra davanın devam etmesi mümkün değildir” diyerek davanın düşürülmesini istedi. 

MÜŞTEKİ AVUKATLARI ANLAŞMANIN YOK SAYILMASINI İSTEDİ

Öğleden sonra yapılan oturumunda esas hakkındaki mütalaasını açıklayan duruşma savcısı Hüseyin Aslan, Türkiye ile İrsail arasındaki anlaşmayı gerekçe göstererek davanın düşürülmesi talebini yeniledi.

Müşteki avukatlarının hazırladığı 26 sayfalık esas hakkındaki savunmayı Avukat Kaya Kartal, özetleyerek okudu. Türkiye ile İsrail arasındaki anlaşmanın bu davayı düşürmeye yetmeyeceğini belirten Avukat Kartal, “Kovuşturma mecburiyeti nedeniyle yargılamaya devam edilmelidir. Kamu davasını düşüren sebepler, TCK'da ve Ceza Muhakemesi Kanunu'nda ayrıntılı olarak ve tahdidi olarak sayılmış ve bunu genişletmek mümkün olmadığından, yargılanmaya devam edilmelidir" dedi.

Söz alan müşteki avukatı Selçuk Kar, anlaşmanın maddelerinin incelenmesi halinde verilen tazminatın himmet tazminatı olmadığını, bir lütuf tazminatı olduğunu, yok sayılması gerektiğini söylediler. Müşteki avukatı Kaya Kartal, anlaşmanın bir af niteliği taşıdığını öne sürerek, “Af niteliğinde olursa bu davayı düşürebilir. Bu nedenle mahkemenizin bu anlaşmayı iptal istemiyle Anayasa Mahkemesi’ne götürmesini istiyoruz. Bu anlaşma ile hak arama hürriyeti ihlal edilmektedir. Yaşam hakkı, işkence görmeme hakkı gibi temel insan hakları normlarını çiğneyen bu anlaşmanın yok sayılarak davaya devam edilmesini istiyoruz” 

Mahkeme, anlaşmanın TBMM’de kabul edilerek yürürlüğe girdiğini belirterek, bu anlaşmanın iptal istemiyle Anayasa Mahkemesi’ne götürülmesi talebini reddetti.

MAHKEME GERGİNLİK GEREKÇESİYLE BİR HAFTA ERTELEDİ

Müşteki avukatları, taleplerinin yerine getirilmediğini gerekçe göstererek reddi hakim talebinde bulundu. Mahkeme heyeti reddi hakim talebinin duruşmayı uzatmaya matuf olduğunu gerekçe göstererek oy birliği ile reddetti. 

Türkiye ve İsrail arasında imzalanan anlaşmaya tepki gösteren müştekiler ve izleyicilerin, tekbir getirerek sloganlar atması üzerine Mavi Marmara'da hayatını kaybeden Çetin Topçuoğlu'nun eşi Çiğdem Topçuoğlu fenalık geçirdi. Müştekilerin ve izleyicilerin, “Mavi Marmara onurumuzdur", “Kahrolsun İsrail" şeklinde sloganlar atmaya devam etmesi üzerine mahkeme heyeti duruşmaya ara verdi. Gerginliğin sürmesi üzerine çevik kuvvet polisleri salona girdi. Fenalaşan Çiğdem Topçuoğlu, müştekiler ve izleyiciler tarafından salondan çıkarılarak çağrılan ambulans ile hastaneye kaldırıldı.

Olayın yatışması üzerine tekrar duruşma salonuna gelen mahkeme heyeti, duruşmanın sabah saat 10.30'da başladığını, yaklaşık 12 saat sürdüğünü, sloganlar atıldığını, gerginlik olduğunu, bu şartlar altında sağlıklı bir yargılama yapılamayacağını gerekçe göstererek duruşmayı haftaya Cuma gününe erteledi.

ERDOĞAN ÇARK ETMİŞTİ

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, İsrail'le varılan anlaşma sonrasında yaptığı açıklamada, "Türkiye’den böyle bir insani yardımı götürmek için günün başbakanına mı sordunuz? Biz zaten yardımı yaptık, yapıyoruz. Bunları da yaparken, gövde gösterisi olsun diye mi yapıyoruz?" demiş ancak aynı Erdoğan, 2 yıl önce Mavi Marmara konusunda yaptığı açıklamada 'Eğer otorite Türkiye'de bizsek biz zaten izni verdik. Ama onlara göre İsrail' ifadesini kullanmıştı.(DHA)

Son Düzenlenme Tarihi: 03 Aralık 2016 00:29
www.evrensel.net