Havada grev süreci yeniden başladı

Havada grev süreci yeniden başladı

THY işvereninin 11. İş Mahkemesine yaptığı başvuru sonucunda resmi arabulucu aşamasının tedbiren durdurulmasına yapılan itiraz üzerine karar kaldırıldı.Hava-İş Sendikasının yaptığı itirazı haklı bulan mahkemenin verdiği kararla, THY’de grev süreci yeniden başladı. Yapılan toplusözleşme görüşmelerinde anlaşma sağlayamayan THY i

Hava-İş Sendikasının yaptığı itirazı haklı bulan mahkemenin verdiği kararla, THY’de grev süreci yeniden başladı. Yapılan toplusözleşme görüşmelerinde anlaşma sağlayamayan THY işvereni ile Hava-İş, resmi arabulucu aşamasında da anlaşma sağlayamamıştı. Resmi arabulucunun raporunu yazmasına sayılı günler kala THY işvereni açtığı dava ile Çalışma Bakanlığının atadığı resmi arabulucu sürecini tedbiren durdurmuştu.

Hava-İş Sendikası yaptığı yazılı açıklamada, “Resmi arabulucu süresi bittiği için raporu bakanlıkça bize tebliğ edildiği tarih itibarı ile 6 gün geçtikten sonra grev kararı alınacaktır.

İşkolumuza grev yasağı getiren AKP Milletvekillerince hazırlanan kanun tasarısı maalesef tüm muhalefet partisi milletvekillerinin itirazına rağmen AKP milletvekillerince oy çokluğu ile kabul görmüştür. Utanarak söylüyoruz ki bu komisyonda dünyada hava taşımacılığında hiç bir ülkede grev yasağı olmadığını söyleyen muhalefet milletvekillerine AKP milletvekilleri ‘iyi ya dünyada bir ilk oluruz’ şeklinde yanıt vermişlerdir” denildi.

ANAYASAL SUÇ İŞLİYORLAR

Evrensel ve anayasal, demokratik temel hak olan grev hakkının 12 Eylülün ürünü olan 2822 sayılı yasada var olan grev yasakları içine havacılığın tüm işlerinin alındığı bir madde eklendiğinin belirtildiği açıklamada şöyle denildi, “12 Eylül darbecilerini yargılamakla övünenler, 12 Eylül darbesi ürünü 2822 sayılı yasada var olan grev yasaklarına havacılık hizmetlerini de ilave ederek ‘yetmez ama evet’ demektedirler. T.C devleti Anayasamızda belirtildiği gibi bir hukuk ve sosyal devlettir. Bir sınıfın diğer sınıf üzerinde tahakküm oluşturması suçtur. Ancak grev hakkımıza yasak getiren bu kanun teklifi sosyal devlet tarafından korunması gereken işçileri işverenler karşısında hak alma fırsatlarından mahrum etmektedir. Açıkça işverenleri koruyup kollamaya yöneliktir. Bu nedenle bu Kanun Teklifini veren ve bunu TBMM’ne sunanlar anayasal suç işlemektedir.” (İstanbul/EVRENSEL)

www.evrensel.net