01 Ekim 2016 04:57

OHAL’in uzatılması sermayeye yarar

Akademisyen Özgür Müftüoğlu, OHAL’le emekçilerin taleplerinin ve haklarının baskılanarak sermayeye dikensiz gül bahçesi yaratıldığını söyledi. 

Paylaş

15 Temmuz’un ardından ilan edilen OHAL’in uzatılması tartışılıyor. En son muhtarlar toplantısında yaptığı konuşmada OHAL’in 12 ay daha uzatılmasını isteyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, buna gerekçe olarak “Grevdi, boykottur, ıvır, zıvır bir şey var mı? Yok” ifadelerini kullandı. Bu sözleri ve OHAL’i gazetemize değerlendiren Akademisyen Özgür Müftüoğlu, OHAL’le emekçilerin taleplerinin ve haklarının baskılanarak sermayeye dikensiz gül bahçesi yaratıldığını söyledi. 

Müftüoğlu, “Türkiye’de doğrudan emekçilerin sesi olmayı amaçlamış ilk televizyon” olarak nitelendirdiği Hayatın Sesi televizyonunun da aynı nedenle karartılmak istendiğini dile getirdi. 

ÜCRETİNİ İSTEYEN İŞÇİNİN DARBEYLE NE İLGİSİ VAR?

15 Temmuz’da darbe girişiminin ardından, bu girişimde bulunanların ayıklanması ve cezalandırılması iddiasıyla OHAL ilan edildiğini hatırlatan Müftüoğlu, “Ancak darbe girişimine neden olanların hiçbiri daha önce demokratik taleplerle sokak eyleminde bulunmamıştı. Şimdi tamamen bunların dışında Türkiye’de emeğin haklarını korumak, doğasını ve yaşam hakkına müdahaleyi engellemek için sokağa çıkanların, demokratik taleplerini dile getirmek isteyenlerin sesi kesilmeye başlandı. Bunun OHAL’in en başta söylenen gerekçesiyle hiçbir ilişkisi yoktur” diye konuştu. OHAL’in bir fırsata çevrilerek bütün toplumsal muhalefetin sesinin kesilmeye çalışıldığını ifade eden Müftüoğlu, şöyle devam etti: “Yoksa ücretini alamayan bir işçinin ya da iş koşullarını iyileştirmek isteyen emekçinin sokağa çıkmasının, Cerattepe’de olduğu gibi suyuna toprağına sahip çıkanların demokratik yollardan sesini duyurmak istemesinin ne alakası vardır darbe girişimiyle. Hiçbir bağlantısı yoktur. Toplumsal muhalefetin sesi kesilerek 15 Temmuz’dan önce uygulanan ekonomik ve siyasi program, muhalefet olmadan kolaylıkla ve rahatlıkla demokratik olmayan bir yöntemle uygulanmak isteniyor.” 

OHAL’UN UZAMASI SERMAYEYE YARAR

Erdoğan’ın açıklamalarına da değinen Müftüoğlu, “Açıklamanın daha ötesinde Türkiye’nin ekonomide kötüye seyri var. Türkiye’de ekonomik ve siyasi olumsuz gelişmeleri engellemek için sermayeye tamamen dikensiz gül bahçesi verilmek isteniyor. Bunun bir parçası da işçi ve emekçilerin hakları. En temel hak olan örgütlenme ve grev hakkı, sorunlarını ve taleplerini bir şekilde dile getirmeye dönük haklarını ellerinden aldığınızda bu kime yarayacaktır? Sermayeye yarayacaktır. OHAL’i ve bu uygulamaları uzatmayı sermayeye göz kırpma ve buraya çekmenin vasıtası olarak görmek gerekiyor. Bu da işçi haklarını, sendikal hakları doğrudan engellemedir. Bu son derece demokrasi dışı bir uygulama olacaktır. Türkiye’de tüm çalışma yaşamına ilişkin sesler kısılacaktır” diye konuştu.  

AYDINLARI İŞÇİ SINIFIYLA BULUŞTURDU

Hayatın Sesi televizyonunun karartılmak istenmesinin de emekçilerin sesinin kesilmek istenmesinin parçası olduğunu dile getiren Müftüoğlu, “Türkiye’de doğrudan emekçilerin sesi olmayı amaçlamış ilk televizyon ve tek televizyon Hayatın Sesi’dir. Çıkışından bu yana işçi sınıfı mücadelesinin parçası ve sesi oldu” dedi. Hayatın Sesi ile ülkenin farklı işyerlerinde ve bölgelerinde bulunan emekçilerin sadece kendi yaşadıkları zannettikleri sorunları başkalarının da yaşadığın gördüğünü ve yalnız olmadığını anladığını kaydeden Mütüoğlu, “Bunun da ötesinde işçilerin çıkıp kendilerini doğrudan ifade edebilmeleri sağlanmıştır ki sermaye ve devlet medyası bu hakkı hiçbir zaman tanımamıştır” dedi. 

Diğer yandan Hayatın Sesi’nin Türkiye’de işçi sınıfı mücadelesinin yanında olan aydın ve akademisyenleri odalarından dışarı çıkarıp, işçilerle buluşmalarını sağladığını ifade eden Müftüoğlu, şunları dile getirdi: “Akademik makaleler yazmanın dışında Hayat Televizyonu sayesinde kendi seslerini, çalışmalarını emekçi kesimlere iletme fırsatı bulmuşlardır. Bu televizyon sayesinde emekçilerin sorunlarını görme şansı yaşadık. Hayatın Sesi işçi sınıfı ile aydın, akademisyen ve sanatçıların buluşma alanı haline gelmiştir. Bu açıdan son derece  önemli bir işlev görmüştür”

DAYANIŞMAYLA AŞILACAK

Hayatın Sesi’nin kapatılmasının Türkiye’deki tüm emekçilerin, barış ve demokrasi isteyenlerin sesinin kesilmesi anlamına geldiğini kaydeden Müftüoğlu, buna karşı mücadelenin yükseltilmesi gerektiğini dile getirdi. Emekçilerin, barış ve demokrasiden yana olanların dayanışmasıyla ve sahiplenmesiyle saldırının aşılacağını dile getiren Müftüoğlu, “Hayatın Sesi 9 yıldır mücadelenin parçasıdır ve olmaya devam edecektir” diye konuştu. (İstanbul/EVRENSEL)

ÖNCEKİ HABER

Boşanmak isteyen eşini öldürdü, intihara kalkıştı

SONRAKİ HABER

İşkence iddiaları karşısında devletin kapısı duvar: İşkenceye sıfır yanıt

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa