İnadına hayatın, emeğin, laiklik ve barışın sesiyiz

İnadına hayatın, emeğin, laiklik ve barışın sesiyiz

Sinem Uğurlu Hayatın Sesi Televizyonu Program Koordinatörü Arif Koşar Hayatın Sesi olmanın ne anlama geldiğini ve yeni yayın dönemini konuştu.

Sinem UĞURLU

Türkiye’de “emekçilerin de bir televizyonu olmalı” iddiasıyla Hayatın Sesi kurulalı tam 9 yıl oldu. Ve Türkiye ateşten gömleğe daha bir sıkı sarılırken, onlar karanlık ve ağır havanın içinde aydınlık bir dünya düşü ile ilerliyor. Eski “merkez medya” denilen televizyonların belki de tamamı, AKP ve otoriter gidişata teslim olmuş, “hizaya gelmiş”ken Hayatın Sesi olmak ne anlama geliyor? 19 Eylül’de yeni yayın dönemine çok sayıda program ve yenilikle giren televizyonun Program Koordinatörü ve Ne Yapmalı Nasıl Yapmalı programının sunucularından Arif Koşar ile konuşuyoruz.

Önce son dönemde aldığınız cezalarla başlayalım... Bu cezaların sebebi ne? Cezaların önemli bir kısmı “terör örgütü propagandası” iması ve iddiasında. 
Öncelikle şunu açıkça ifade edelim: Türkiye’nin bir tarafında zenginler, patronlar, para babaları; diğer tarafında işçiler, emekçiler, yoksullar, onurlu aydınlar var. Biz, bir “sınıf” televizyonuyuz. Tarafımız net: İşyerinde, fabrikada, çarşıda, pazarda, üniversitede alnının teri ile çalışan işçi ve emekçilerin televizyonuyuz. Bu nedenle sloganımız “milyonerlerin değil milyonların televizyonu.”

Ama aldığınız cezalar yoksulluk ya da emekçilerle ilgili değil.
Yeri gelmişken söyleyelim: İşten atılan, sendikalaşan işçilerle ilgili çok sayıda haber yaptığımız için birçok holdingle davalıyız. Sorunuza geri dönersek; memleketin gidişatı içinde, biraz indirgeyerek konuşursak üç noktada sıkı bir biçimde duruyoruz, duracağız: Bir, yukarıda değindiğimiz işçi sınıfı ve emekçiler, onların hakları ve mücadelesi. İki, AKP’nin muhafazakar dayatmaları, Ortaçağ zihniyeti, kadınlara “tekme” arası “mırıldanma”yı layık gören yaklaşımına karşı tavizsiz ve gerçek bir laiklik. Üçüncüsü ise her gün ölümlerin geldiği bir savaş atmosferinde barışı savunmak. İşte hükümet, Beyaz Show’da “çocuklar ölmesin” diyen Ayşe öğretmende olduğu gibi barışı savunan herkesi “terör” örgütü propagandası yapmakla suçluyor. Televizyonumuzun çizgisi açık; tam demokrasi ve Kürt sorunun çözümü için barış ortamının tesis edilmesi, ölümlerin artık durması... Cizre’de, Sur’da yaşananları gösterdiğimiz, mikrofonu halka uzattığımız için çok sayıda uyarı ve para cezası aldık. Göz göre göre gelen sivil ölümlerini sormayalım mı, insanlar öldürülürken susalım mı? Böyle bir gazeteciliği kabul etmemiz mümkün değil. Son olarak iki para cezası daha aldık. Sadece bu ikisinin tutarı 28 bin lira. Nasıl milliyetçilik ve ırkçılığa sarılarak emekçilere, halklara ve laikliğe düşmanlarsa televizyonumuza da öyle düşmanlar. Hedefleri karartmak, bu açık... İzin vermeyeceğiz, bu da açık!

İnsanların eski “merkez” medya dahil televizyonlara güveni kalmadı. Kendinizi nasıl ayırıyorsunuz?
Valla, bu holding medyası “Ne söylüyorsa tersi doğrudur” formülü uygulanabilir. Trafik kazasındaki istatistikleri doğru verebilirler ya da “Artvin’de sel oldu” diyebilirler. Ama bu sel neden oldu, neden insanlar öldü? Gezi’de sokağa çıkanları neden göstermediler? 30 yıldır devam eden askeri operasyonlar şimdiye kadar çözüm olmadı, peki neden olmadı? Bunlara yanıt vermezler. Neden? Verirlerse, bir; iktidarla, iki; iktidarın “ihale”leri ile araları bozulur. Bugün az çok habercilik iddiasında olanlar bile tam anlamıyla hizaya gelmiştir. Gerçeğin üstünü örtmeyi estetik bir şekilde yapma gayretindedirler. 

Peki, siz nasıl ayrılıyorsunuz? 
Bir; finansal yapı... Bir holding bünyesinde HES, termik santral, inşaat işinin yanında, bir de televizyon işi yapılan bir kurum değiliz. Ticari bir amacımız yok, kâr güdüsüyle hareket etmiyoruz. İnsanın insana kulluğunu, sömürüyü reddediyoruz. Reklamlarımız ya çok ama çok sınırlı ya da yok. Bu açıdan hiçbir sermaye grubuna baş eğmeyiz.

İki; iç işleyiş... Kararlar, Alo Fatih’le ya da üç kişinin oturup karar vermesiyle alınmıyor. Tüm çalışanların katıldığı toplantılarla ve birbirimizi ikna yoluyla alınıyor. Demokratik bir organizasyonumuz var. 

Üç; politika... Bu zaten ortada: Emek, laiklik ve barış...

Dört; kadınları ikincilleştiren dil, üslup ve içeriğe karşı yaşamın her alanındaki cinsiyet ayrımcılığını reddediyoruz.

Beş; bu iş para getirmez deyip program kaldırmıyoruz. İnadına kültür, sanat, müzik, sinema, edebiyat! Ve tabii ki, para getirmiyor.

Daha da sayabiliriz ama ana eksenler bunlar sanırım.

10 YENİ, 10 NUMARA PROGRAM

Yeni yayın döneminiz 19 Eylül’de başladı. Yeni programlar var mı?
10 yeni programımız var. 

* Enver Aysever, Ayşe Hür, Fatih Polat ve Fehim Işık’ın katımıyla “Dört Köşe” her Salı saat 20:30’da. İsimlerin değişme olasılığı var. Ama Dört Köşe formatını korumayı hedefliyoruz.

Tartışma programlarına girmişken belirtelim, Pazartesi ve Cuma yapılan Ne Yapmalı Nasıl Yapmalı’da, Cuma günleri bundan sonra Meltem Akyol’da... Saat 20.30’da...

* Arka Bahçe Programımızın sunucusu Ayşen Güven, bu sefer sanatçıların evlerinde ya da sahnelerinde eserlerini, anılarını, onların hiç bilmediğimiz yönlerini “Fiskos Masası”nda konuşacak. Salı saat 20’de...

Bu arada, sinemamızın Ezop’u Ezel Akay, Çatal Sofrası programını biraz daha genişletiyor. Tarlasından ağacına, köylünün elinden şehirlinin mutfağına her bir lokmanın hikayesini anlatan Ezel Akay, artık “sofra”sına konuklarını da katıyor.  Her pazar saat 21.30’da ekranlarımızda. 

* Türkiye’nin en önemli uzmanlarından Çalışma Ekonomi Doktoru Murat Özveri, Kocaeli temsilcimiz Arzu Erkan’ın sorularını yanıtladığı Adaletin İş Yüzü programı ile her Çarşamba 20’de ekranlarımızda olacak. 

* Deneyimli Gazeteci Ümit Aslanbay da Hayatın Sesi’nde. Medyanın halini ve ahvalini sorgulayacak. Ona göre... Herkes haberine dikkat etsin! Pazar 20:30’da...

* Geçtiğimiz yıl ekonomi programımız yoktu. Bu yıl; Ekonomi Gündemi ile Doç. Dr. Sinan Alçın ve Dr. Sabri Öncü, Vural Nasuhbeyoğlu’nun sorularını yanıtlıyor. Ekonominin soğukluğunu aşan, gayet keyifli bir program... Salı saat 23:30’da...

* Uzun zamandır sabah gazete okuma programımız yok diye eleştiri alıyorduk. Deneyimli sunucumuz Gökhan Çetin, hafta içi her sabah 9’da “Birinci Sayfa”da manşetleri ve daha fazlası aktarıyor, yorumluyor.

* Evrensel İnternet editörü ve spor yazarı Mithat Fabian Sözmen ve Yön Radyo’dan Erkut Tekin, başta futbol olmak üzere haftanın spor gündemini her pazartesi saat 23:45’te “Gece İdmanı”nda değerlendirecek. Anketler yapılacak, sorular sorulacak, az da kitap dağıtılacak deyip, kitapseverlere müjdemizi verelim.

* Mahir Karayazı’nın hazırdığı “Falan Feşmekan”da sanatçı-mekan ilişkisi ele alınıyor. Sanatçının yaşadığı/doğduğu ve sanatını icra ettiği mekan ile bağlantısını değerlendiren bir program. Çok ilginç bilgilere ve anılara hazır olun. Cumartesi saat 20:45’te.

* Gelelim “İşçi Durağı”na. Hiçbir televizyonun kesinlikle yer vermeyeceği bir program. Duraklara gidiyor, işçilere soruyoruz. Her Cumartesi 11:30’da memleketi, gündemi, hayatı ve taleplerini konuşuyoruz. Haftanın “Emek Turu” ise; adı üstünde... Pazar 09:30’da...

EMEK PROGRAMLARI

“İşçiler Soruyor’da İlke Işık’ın moderatörlüğünde Sendika Uzmanı Onur Bakır işçilerden gelen sorulara yanıt veriyor. Hatırlatalım Emek Forum, Adaletin İş Yüzü, İşçiler Soruyor, İşçi Durağı ve Haftanın Emek Turu gibi programlarla, haftanın beş günü emek haberciliği ve televizyonculuğunun hakkını vereceğiz.”

İNADINA SANAT!

“Sinema Yazarları Şenay Aydemir, Evrim Kaya ve Hasan Cömert’in hazırladığı, giderek bir klasik haline gelen sinema programı On Seansı, Ayşen Güven’in Arka Bahçe’si ve Fiskos Masası, Songül Altuntaş’ın Bir Sergi’si, Ezel Akay’ın Çatal Sofrası ve Falan Feşmekan ile kültür sanat dolu bir yayın dönemi bizi bekliyor...”

GÜN BOYU HABER

“Güne daha erken başlıyoruz. Sabah 8’de haber turu, 9’da Birinci Sayfa, 10’da Gündem Politika ve ardından ara haber bültenleri. Bu bültenlerde canlı bağlantılar ve stüdyo konuklarımız çok daha geniş bir yer bulacak. Elbette, artık kadın yayıncılığında tartışılmaz bir yer edinmiş Ekmek ve Gül, hafta içi her gün 16:15’te Sevda Karaca’nın sunumuyla kadınların dertlerini, taleplerini ve umutlarını konu edinecek.

Ana haber bültenimiz, gün boyu güçlenerek zenginleşip gelen ara bültenlerin üzerine oturacak. Ardından spor haberleri ve hava durumu. Gece haberlerimiz ise saat 23’te... Ana Haber ve Gece Vardiyası Emel Eylem Çelik’te, ara haberlerimiz ise ağırlıklı olarak Nermin Geyik, biraz da Gökhan Çetin’de olacak.” 
 

www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.