21 Ağustos 2016 12:10

İmzasız tabloda direnen Habeşistan

Ercüment Akdeniz İtalyan faşizminin Habeşistan'ı işgalini ve direnişi yazdı

Paylaş

Ercüment AKDENİZ

Bir baltaya sarılı sopa demetiydi faşizm! Sopalar “birlik”; balta ise faşizmin keskin yüzüydü. Kara Gömlekliler’in elinde İtalya’nın bütün şehirlerini dolaşan bayrak, bu kez Duçe’nin ellerinde Habeşistan’ın (Etiyopya) işgalini müjdeliyordu.  

İtalya’da faşizm 
Emilialı büyük toprak kontlarının asâlarından 
ve Romalı bankerlerin demir kasalarından 
                                                               geçip 
İL DUÇE’nin dazlak kafasında dank demiş 
                                           bir nuuurdur 
                                          Taranta - Babu.. 
Bu nur 
yarın 
inecektir üstüne 
Habeş ovalarında mezarların. 

ETİYOPYA’NIN İŞGALİ

1935 yılına gelindiğinde Kızıl Deniz’in kıyısında bulunan Habeşistan, İtalyan işgaliyle karşı karşıyaydı. 1896 Adwa Muharebesi’nden ağır yenilgi alarak Habeşistan defterini kapatan İtalyanlar, nihayet yine işgal topraklarındaydı. İtalyan işgalinin gerekçesi ise hayli ilginçti: Birinci Emperyalist Savaşın kazananlar cephesinde yer alan İtalya, toprak büyütememişti. Büyüyen nüfus ve derinleşen ekonomik krizle birlikte faşist harekete yaslanan İtalya, blok antlaşmalarını hiçe sayarak askeri güçlerini Afrika’ya kaydırmıştı. Etiopya harekatı için Mussolini’nin emrinde tam 400 bin asker vardı.

Geliyorlar Taranta - Babu, 
seni öldürmeğe geliyorlar. 
Karnını deşip 
                barsaklarının 
kumun üstünde aç yılanlar gibi kıvrandıklarını 
                                            görmeğe geliyorlar. 

Habeşistan, hem İtalyan sömürgeciliği hem de Afrika halkları için bir düğüm noktasıydı. Çünkü işgalin başarısı (ya da başarısızlığı), doğu Afrika halklarının da kaderini belirleyecekti. Dolayısıyla Afrikanın gözü Habeşistan direnişinin üstündeydi. 

Sömürgeciliğe karşı bağımsızlık savaşı beklenenden güçlü geçiyordu. Etiopya’nın dağlık bölgelerinde toparlanan direnişçiler, birçok defa İtalyan birliklerini bozguna uğratmıştı. Fakat teknolojik silah üstünlüğü dengeleri değiştirmiş ve işgal ordusunun kitle imha silahı olarak kullandığı zehirli gazlar “zaferi” İtalyanlara vermişti. Bu arada Mussoli’nin ilk işi köleliği kaldırmak olmuştu. Amaç çok basitti; faşist işgali dünya nezdinde meşrulaşmak. 

Mayıs 1936’a gelindiğinde Duçe yönetimi, Habeşistan’ı bütünüyle topraklarına kattığını ilan edecekti. İşin 
tuhaf yanı; solcu bir aileden gelen ve başlarda kendisi de solcu olan Mussolini, Birinci Paylaşım Savaşı yıllarında Libya’nın İtalya tarafından işgal edilmesini protesto etmiş ve savaş karşıtı manifestoya imza atmıştı!

Sonuçta Habeşistan işgali tam 6 yıl sürmüş ve 760 bin kişinin canına mal olmuştu. Ve 1941 yılına gelindiğinde, İtalyanlar Habeşistan’dan çekilmek zorunda kalmıştı. 

BÜYÜK DİRENİŞ BRİTİSH MUSEUM’DA 

Sayfa’da görmüş olduğunuz tablo, H. L. Lettler tarafından 1974 yılında British Museum’a verildi ve halen orada segileniyor. Eseri kimin yaptığı ise bilinmiyor. Dikkatli bakınca; resmin kenarına, kırmızı boyayla ressamın eğri büğrü bir çerçeve oturttuğu farkediliyor.  

gelenler 
          geri dönseler bile eğer, 
kanlı kesik sağ kolunu Somali’de bırakan 
                                     Torinolu tornacı artık 
çelik çubukları ipek gibi öremeyecek... 
Ve kör gözleriyle bir daha 
                       Sicilyalı balıkçı 
denizlerin ışığını göremeyecek.

Eserin 1940 yılı civarında yapıldığı sanılıyor yani İtalya-Habeşistan savaşının en kanlı döneminde. Ressam, o günkü direnişe umut versin diye bir nevi “1896 Adwa Muharebesi”ni geri çağırıyor.   
Adwa muharebesini resmeden bu eser, 2. İmparator Menelik (sol üst köşede) ve Etiyopya kraliyet ordusunun, İtalyan sömürgeci güçleri mağlup etmesini anlatıyor.

Resmin sol alt tarafında yer alan Menelik’in karısı İmparatoriçe Taitü da elinde rovelver marka bir tabanca tutarken gösteriliyor. Eserin ortasında (yani çarpışmanın ön cephesinde) iki önemli şahış daha dikkat çekiyor. Onlardan biri, elinde top mermisi olan Adwa valisi Dajazmach Balca Abba Nasfso. Diğeri de at üzerinde savaşan Etiyopya güçlerinin komutanı Fitawrarı Gabayyahu.

İsimsiz ressam, İtalyan ve müttefik güçleri (muharebede kullandığı yerlileri) suratları profilden görünecek şekilde resmetmiş. Etiyopyalıların yüzleri ise tersine cepheden görünüyor. Bir tercih olarak fırçaya yansıyan bu stil, aynı zamanda Etiyopya’da iyi ve kötü güçleri göstermek için kullanılan bir gelenek. 

Adwa’daki zafer o süreçte Etiyopyalıları dünya gündemi haline getirdi. Nitekim resmin sağ üst köşesinde dörtnala kaçışan İtalyan komutanın temsili de sömürgecilerin yenilmezlik efsanesine son vermişti. Etiyopya böylece Afrika bağımsızlığının koruyucusu ünvanını da elde etmiş oldu.  

VE KEFARET

İkinci Paylaşım Savaşı’nın bitimine doğru (Nisan 1945) Mussolini İsviçre’ye kaçmaya çalışırken yakalandı. Komünistler Duçe’yi yakalayıp kurşuna dizdiğinde İtalya’da faşizm artık tamamen yenilmişti. 

İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra İtalya Habeşistan’a tazminat olarak tam 25 milyon dolar ödeyecekti. Fakat Afrika’da sömürgecilik -büyük şair Nâzım’ın dizelerinde öngördüğü gibi- hep el değiştirerek devam edecekti:
 
Bu ölmeğe ve öldürmeğe gönderilenler 
kanlı sargılarına birer birer 
                teneke haçlar takıp döndükleri gün, 
büyük ve âdil Roma’da 
            hisse senetleriyle aksiyonlar yükselecek, 
ve gidenlerin ardından 
yeni efendilerimiz 
                 ölülerimizi soymağa gelecek.. 

NOT: Şiirler Nâzım Hikmet’in “Taranta Babu’ya Mektuplar” adlı eserinden alınmıştır.. Nazım’ın bu kurgusal kitabı, Habeşistanlı bir genç ressam adayının İtalya’daki karısına yazdığı mektuplardan oluşmaktadır. 

ÖNCEKİ HABER

İstismar ‘torba’ya girmemeli

SONRAKİ HABER

Berlin’de düzenlenen konferansta Türkiye’deki demokrasi sorunu tartışıldı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa