Emekli dul ve yetimlerden 90 milyar lira çaldılar

Emekli dul ve yetimlerden 90 milyar lira çaldılar

Sosyal Güvenlik Reformu yapılmamış olsaydı en düşük SSK aylığı 1350 lira olacaktı. Aylık hesaplama yöntemini değiştirilerek 700 liraya düşürdüler.

Ali TEZEL
Sosyal Güvenlik Müşaviri

 
1 Ekim 2008 günü bize reform denilen Sosyal Güvenlik Reformu yapılmamış olsaydı en düşük SSK aylığı 1350 lira olacaktı. Reform ile aylık hesaplama yöntemini değiştirdiler ve 700 liraya düşürdüler.

2008 yasal düzenlemesi, yani reform yapılmasaydı şu an SGK’nın açığı GSMH’nin (Milli Gelirin) yüzde 6’sı kadar olacaktı ama şimdi sadece yüzde 1’i kadar. Yani, 5 yıl içinde emekli dul ve yetimlere her yıl verilmesi gereken 90 milyar lirayı vermediler. Daha az aylık hesapladılar. Yani ‘reform!’ ile emekli dul ve yetim, yıllık alması gereken emekli aylığının yarısını alıyor, diğer yarısı da teşviklerle sermayeye aktarılıyor. 1992 yılında GSMH’nin yüzde 42’sini alan emek kesimi 2015 yılında sadece yüzde 17’sini alabildi.

Şimdi de emekli-dul ve yetimden çaldıkları 90 milyar liranın 26 milyarını sadaka niyetine sosyal yardım adına dağıttık diye övünüyorlar.

 ARALIK 1999 EN DÜŞÜK SSK AYLIĞI 79,59 LİRADIR

Halen de kullanılan mülga 506 sayılı Kanun’un 96’ıncı maddesine göre; “…aylığın alt sınırı, gösterge tablosundaki en düşük göstergenin katsayı ile çarpımının yüzde 70’inden az olamaz.”

Buna göre de 9475 X 12000 X 0,70=79,59 TL’dir. Bu rakamın 1 Ocak 2008 gününe güncelleme katsayısı, 8,45199 olup, 1 Ocak 2008 hali, 672,69’dur. 2015 Ocak hali de ek ödemesiz 1350 liradır.

2008 yılı reformu yapılmasaydı bu aylık her yıl bir önceki yılın TÜFE ve Gelişme Hızının (GH) çarpımı kadar artacaktı. Ancak, 2008 reformu ile TÜFE’nin tamamı, GH’nin ise sadece yüzde 30’u dikkate alınmaya başlandı. Yine eskiden olduğu gibi TÜFE ve GH’nin yüzde 100’ü dikkate alınsaydı, 1999 yılı aralık ayında 79,59 lira olan en düşük SSK aylığı aşağıdaki tablodan da görüleceği üzere 1350 liraya çıkmış olacaktı. (Bu rakama yüzde 4 oranlı eski adıyla vergi iadesi yeni adıyla ek ödeme eklendiğinde 1300 liraya ulaşacaktı.) Ayrıca, 2008 yılı reformu olmasaydı bu alt sınır tüm SSK emeklilerine her yıl uygulanmaya devam edecekti. Yani, şu an 1350 liradan az emekli aylığı alan SSK emeklilerinin eksik ödenen kısmı 2008 reformunun etkisindendir. Her çalışılan ve prim ödenen ay emekli aylıklarından 3 lira çalınmaktadır.

REFORM SEBEBİYLE EMEKLİDEN 90 MİLYAR LİRA ÇALINDI

1 Ekim 2008 günü yürürlüğe giren yeni sistem sebebiyle SGK’nin 2011 yılı sonuna kadar 48 milyar lira tasarruf sağladığı iddia edilmektedir. Şimdi bu rakam 90 milyara ulaştı. Bu anlamda 90 milyar lira doğru ise bu devlet açısından iyi millet açısından kötüdür. Zira, yapılan reform ile devlet emeklinin 90 milyar lira parasını yasal olarak vermemiş, emeklileri zarara uğratmış, kendisi de 90 milyar lira tasarruf etmiş olmaktadır. Bu olaya bakış açınız bulunduğunuz konuma göre değişir, şayet emekçi ve emekli iseniz bugüne kadar 90 milyarınızı çalmışlar, devlet yöneticisi iseniz bu kere 90 milyar lira tasarruf sağlamış, emekliye vermediğiniz 90  milyarı başka gruplara (sermayeye) vermişsiniz demektir.

SAĞLIKTA SOYGUNUN TARİHSEL HİKAYESİ-1

Sağlıkta nasıl kanuni yolla soyulduk ve AKP’lileri zengin ettik

AKP’nin bugün bile hâlâ övündüğü vatandaşlarımızın hepsine özel hastanelerin kapısını açtık söylemi hem devlete hem de millete pahalıya patladı. Özel hastanelerin bir çoğu AKP’lilere ait ve hatta AKP döneminde özel hastane sahibi Sağlık Bakanı de gördük. 

REFORM İLE SİSTEMİ İKİYE AYIRDILAR

1 Ekim 2008 günü 5510 sayılı Kanun ile Sosyal Güvenlik Sistemini ikiye ayırdılar biri emeklilik diğeri sağlık olmak üzere. Aynı kanun ile vatandaşın direk cebine girecek para olan emekli aylıklarının hesaplama sistemini değiştirdiler ve daha az aylık verecek şekilde dizayn ettiler. Mesela bu reform olmasaydı en düşük SSK aylığı 1301 lira olması gerekirken şuan da 700 liradır. Yani her ay emekliye 600 lirasını keserek para ödüyorlar.
 
Ancak, vatandaşın hastanelere daha çok gitmesini ve vatandaş hastaneye gittikçe özel hastane sahiplerinin daha çok para kazanmasını sağlayan sistemi de kurdular. Biz ne kadar çok hastaneye gidersek onlar o kadar çok zengin oldular. Hatta bir önceki Sağlık Bakanı, bizden önce vatandaşlarımız yılda 3 kere hastaneye gidiyordu şimdi 7 kere diyerek dövüneceği olayla övünmüştü.

ÖNCE ALIŞTIRDILAR

2008 yılında tüm SGK’lilere özel hastaneler açılınca ilave ücret oranı yüzde 30 ile başladı. Mesela özel hastaneye gidip dahiliye polikliniğine muayene olduğumuz zaman SGK bizim için o hastaneye 30 lira para öder biz de bu 30 liranın yüzde 30’u kadar yani 9 lira ilave ücret öderdik.

Sonra yüzde 70’e çıkardılar yani, yine SGK bizim için 30 lira o hastaneye para verirdi ama bizim cebimizden çıkan ilave ücret 21 liraya çıktı.

Sonra yüzde 90 oldu cebimizden çıkan ilave ücret sadece muayenede 27 liraya çıktı.

Şimdi de yüzde 200 oldu. Artık dahiliye polikliniği için SGK yine 30 lira hastaneye ödüyor bizden de özel hastane 60 lira ilave ücret ödüyoruz.

2013 yılında özel hastanelerde 91 milyon 386 bin 98  lira muayene yapılmış ve SGK’da gerek muayene gerekse tedavi işlemleri için özel hastanelere 7 milyar 294 milyon 698 bin 192 lira ödenmiş. Bu şu demek vatandaş da bu paranın iki katını (yüzde 200) yani, yaklaşık 15 milyar lira parayı özel hastanelere ödedi.

2014 yılında ise 8,5 milyar kadar parayı SGK özel hastanelere ödedi, bu rakama ilaveten vatandaşlar da özel hastanelere 17 milyar lira para ödediler.

BİR DE YASADIŞILAR VAR

Normalde özel hastanelerin vatandaşlardan isteyebileceği rakam her işlem bedeli için SGK kaç para ödüyorsa bunun iki katıdır. Ancak, bir çok özel hastane bu kuralın da üzerinde para talep ediyor ve tahsil ediyor. Mesela doğum için özel hastaneye devlet 450 lira para öder, özel hastanede vatandaştan en fazla 900 lira isteyebilir. Görüyoruz ki talep edilen rakam 2000 liraların üzerinde oluyor.

ECZACILARI DA DEVLET ÜZDÜ

Eskiden eczacıların kâr marjı yüzde 35’ler düzeyinde iken şu anda yüzde 9 veya 10 civarında kâr marjları oldu yani düşürüldü. Bu sebeple de devlet ilaç üreticilerini değil ama eczacıları da üzdüler.

2014 yılında ilaca SGK tarafından ödenen rakam 16 milyar lira yüzde 20 katılım payı ile vatandaşın cebinden çıkan rakam ise 3,2 milyar lira...

SAĞLIKTA SOYGUNUN TARİHSEL HİKAYESİ-2

Mevcut hükümetin en büyük söylemlerinden birisi sağlık sisteminde reform yaptık artık özel hastanelere gidiyorsunuz, eczane ve muayene kuyruğu artık hastanelerde yok. Eskiden sadece zamanımız giderdi, şimdi hem para, hem de zamanımız gidiyor…

MUAYENE PARASI

Eski Yasa Olsaydı 1,5 liraydı: 5510 sayılı SS ve GSS Kanunu çıkıncaya kadar muayene ücretimiz, 20 gösterge rakamının, memur maaş katsayısı ile çarpımı kadar idi. Bugün için bu rakam 20 X 0,079308=1,5 lira.  (506 sayılı Kanun’un, ek 3. maddesine göre; 06/08/1992 tarih ve 92/3337 sayılı BKK. ile 01/10/1992 tarihinden itibaren (20) gösterge rakamının memur maaş katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak miktar olarak belirlenmiştir.)

Şimdi en az 8 en fazla 70 lira:GSS gereğince kamu hastanelerine giderseniz 8 lira, özel hastanelere giderseniz 15 lira muayene ücreti ödüyorsunuz. Eskiden özel hastanelerde ilave ücret yoktu şimdi yüzde 200 oranında olup en az 60 liradır. Yani, özel hastaneye giden hiç tetkik-tahlil yaptırmazsa 60 lira ilave ücret, 15 lira muayene ücreti ile en az 75 liradır. Yani, hayaldi gerçek oldu.

ESKİDEN HASTANELERDE KUYRUK VARDI ŞİMDİ EVLERDE

Eskiden sabahın köründe hastaneye gidip sıra veya randevu alırdık şimdi telefonla alıyoruz. Telefonla randevu almadan hastaneye gidemiyoruz. Mesela daha geçen gün basına yansıdı, bir vatandaşın şikayeti üzerine Sağlık Bakanı da denedi ama telefon ile randevu alamadı. Bu sebeple artık hastanede kuyruk yok ama evlerde telefon başında randevu almayı bekleyen kuyruklar var.

ESKİDEN HASTANEDE REHİN KALINIRDI ŞİMDİ KALINMIYOR

Evet, gerçekten doğru eskiden hastaneye parasız gider, tedavi olurdunuz ve tedavi sonrası para ödeyemezseniz, sizi hastanede rehin tutarlardı. Artık rehin kalmıyoruz çünkü, artık provizyon sistemi var. Yani, daha hastaneye girmeden kimliğinizi istiyorlar ve TC kimlik numaranızla, SGK’dan sorgulama yapıyorlar. Sorgulamadan yani provizyondan olumlu sonuç çıkmazsa da sizi hastaneye almıyorlar. Yani, hastanenin içine giremediğiniz için tedavi olamıyorsunuz ve artık rehin kalma şansınız da yok.

ESKİDEN REÇETE PARASI YOKTU ŞİMDİ VAR

Eskiden eczaneden ilaç alırken, çalışanlar yüzde 20, emekliler yüzde 10 katkı payı öderdi, şimdi de aynısı. Ancak, eskiden reçete başına 3 lira, reçetede 3’den fazla ilaç yazılı ise her ilave ilaç için 1 lira reçete parası yoktu. Şimdi var.

ESKİDEN SSK İLAÇLARDAN KÂR EDERDİ ŞİMDİ ZARAR

SSK, baktığı 35 milyonluk nüfusa ilacı kendi eczanelerinde dağıtırdı. Toplu ilaç alımı yaptığından ilaçları çok düşük fiyata alırdı. Mesela, etiket fiyatı 10 lira olan öksürük şurubunu toplu olum avantajı ile 1 liraya alırdı. Bir liraya aldığı ilacı çalışana yüzde 20 katkı payı ile 2 liraya satar kâr ederdi. Şimdi aynı ilaca 10 lira veriyor. Bu sebeple de 2002’de 4,3 milyar lira olan ilaç giderimiz 2014 yılında 16 milyara çıktı.

DEVLETİN TEK İLAÇ FABRİKASINI KAPATTILAR

Ayrıca, SSK’nın elinde 24 ilaç ruhsatı olan Bomonti İlaç Fabrikası vardı. Kendi ilacını kendisi üretir ve çok ucuza ilaç temin ederdi. Buna ilaveten de diğer firmaların fiyat isteklerine karşı da (İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğü’nde) çok güzel fiyat indirme işlevi görürdü. Bu ilaç fabrikasını satmak veya üretime devam ettirmek yerine kapatmayı tercih ettiler. Şimdi yeniden çok güzel AVM yapıyorlar.

SAĞLIĞI PİYASALAŞTIRDIK

Yaptığımız sosyal güvenlik reformu ile sosyal güvenliği ikiye ayırdık. Biri emeklilik diğeri sağlık diye. Direk vatandaşın cebine para veren emeklilik sistemiyle oynadık ve emekli aylıklarını düşürdük. Tam tersi olarak da vatandaş hastalandıkça para verdiğimiz Sağlık Yatırımcılarını ise sevindirdik. Yıllık kamu sağlık harcamamız 2002’de GSMH’nin yüzde ikisi kadar iken şimdi yüzde 5’in üzerine çıkardık. 2014 yılında Devletin ve vatandaşın SGK dahil toplam sağlık harcamamız 300 milyar lirayı aştı.

Bu arada hekimleri ve sağlık personeliniz de tıpkı işçiler gibi üretim bandının işçileri yaptık, ne kadar çok muayene ederlerse, ne kadar çok keser, biçerlerse o kadar para kazanıyoruz zannettirip, sağlık yatırımcılarına para kazandırıyoruz.

Genel Sağlık Sigortası (GSS) benim tabirimle işsiz evlat vergisi veya işsizlik vergisi
ALİ Bey; oğlum 26 yaşından gün aldıktan sonra üniversite öğrenciliği devam etmekte olup yapılan gelir testi sonucu haneye giren sadece benim gelirim olup hanede oturan 2 diğer çocuğumla birlikte 5 kişi olmamıza rağmen işlemlerde gelir 3 kişiye (anne, baba ve GSS’li oğlum) bölünerek ödeme basamağı tespiti yapılmıştır. Her ay 200 TL ödemekteyim. Oysa hanede 5 kişi yaşamaktadır. Böyle bir gelir testinin mantığı ne olabilir? Acaba yasa mı yanlış yorumlanıyor. Çözemedim. Zafer Kartal

Son yapılan düzenleme ile 25 yaşın ikmaline kadar olan borçlar silindi. Oğlunuz ise 25 yaşından büyük ama hâlâ öğrenci olsa da 5510 sayılı Kanuna göre her ay GSS borcu adına çıkarılacaktır. Gelir testi konusuna gelince, zaten bu sistemi sizin de üzerinde durduğunuz konu sebebiyle ahlaksız buluyorum. Devlet önce diyor ki oğlun artık 18 yaşını (lisede okuyorsa 20, üniversitede okuyorsa 25) geçti artık ana-baba üzerinden bakılamaz. Tamam burayı kabul ettik. Sonra gelir testi yapacağım diyor, ona da tamam oğlan orda işte işi yok gücü yok bu sebeple geliri de yok. Yoooo diyor devlet, oğlunun değil ailenin gelirine bakıp oğlana gelir çıkaracağım. İşte burada ahlaksız, eeee devlet sen demin oğlun belli bir yaşı aştı artık ana-babası ile ilgisi kalmadı demedin mi, şimdi neden ana-baba veya ailenin gelirine bakacaksın. Bakacaksan oğlanın gelirine bak. İşte bu sebeple sistem ahlaksız ve sistem düzeltilmeli bu ahlaksız sistemde oluşan tüm borçlar silinmeli ve sıfırdan yeniden ahlaklı hale getirip başlatılmalıdır. Bu sebeple oğlunuzun kronik bir rahatsızlığı yoksa ödemeyin ilerde mutlaka silecekler. 

www.evrensel.net