‘Kiminle baş edeceğimizi şaşırdık artık’

‘Kiminle baş edeceğimizi şaşırdık artık’

“Aman bana ne” diyeninden tutun da “Biz mal mıyız ki bir başkasına kiralanalım?” diyenine birçok kadınla bir araya geldik.

Fatma GÜRHAN

Çekmeköy’de tekstil işçisi kadınlarla kiralık işçilik üzerine konuştuk. “Aman bana ne” diyeninden tutun da “Biz mal mıyız ki bir başkasına kiralanalım?” diyenine birçok kadınla bir araya geldik.

Sohbetin içinde atölye sahibi kadınlar da vardı. Nazlı onlardan biri; yanında çoğu kadın, 10 kişi çalışıyor. “6-10 lira arası markaların işini dikiyoruz. Yapabildiğim sadece maaşları ve sigortaları ödemek. Düzenli ödeme yapmanın dışında bir şey yapamıyorum. Tekstil sektöründe eskisi gibi kalifiye eleman yok. Peki, ihtiyacım olduğunda bana eleman nasıl gönderilecek? İşi bilen mi yoksa büroda kayıtlı herhangi bir iş kolundan işçi mi? Maaş ve sigorta ödemekten öteye gidemezken bir de sırtıma kiralık işçi bürolarını mı yük yapacaklar? Bunun yerine tekstildeki kotayı kaldırıp fason ücretlerinin düzenlenmesi daha mantıklı değil mi?” diyor.

Yanında çalışan bir kadın işçi söze giriyor; “Devlet kendine yeni zenginler yaratacak iş alanı açıyor. Kimsenin umurunda değiliz. Aynı işi yapıyoruz, ama erkek ev geçindiriyor kadınlar ise keyfi çalışıyormuş gibi gösteriliyor. Kiralık işçi bürolarının kadınlar üzerinden para kazanmasına, yeni zenginler yaratılmasına izin vermemeliyiz. Bunun için de örgütlü hareket etmesini bilmeliyiz. Fakat bir işçinin aynı yerde bir yıl çalışmadığı, sürekli giriş çıkış yaptığı bu sektörde bunu yapmak zor.”

Hararetli sohbetimize “Biz mal mıyız ki bir başkasına kiralanalım! Bugün bizi kiraladılar yarın başka bir şeyle karşımıza çıkmayacaklarının bir garantisi mi var!” diyen genç bir kadın dâhil oluyor. Beni belki de en çok etkileyen sözler bu kadının ağzından dökülüveriyor: “Bekârken ailemize aitiz, evlenince kocaya, çalışmaya başlayınca patrona, şimdi de kiralık işçi bürolarına… Kiminle baş edeceğimizi şaşırdık artık. Baba mı, koca mı, patron mu, yoksa bütün bunları yaratan sistemle mi! Her zaman her halükarda gözden çıkarılan kadınlar oluyor. Merakla bekliyorum, acaba biz kadınlara ne zaman evden çıkamazsınız diyecekler!”

Diğer bir kadın merakla soruyor: “Nedir bu kiralık işçilik?” Devletin çalışma hayatına getirdiği yeni hak gasplarıyla emeklilik hakkımızın elimizden çalındığını, esnek çalışmanın dayatıldığını, sendikalaşmanın önünün kesildiğini anlatıyoruz. Kadın-erkek demeden emeğimizi sömürmenin en kolay, en kısa yolu diye tarif ediyoruz Meclis’ten geçen yasanın özünü…

Bir kadının, “Bu nedir, el değiştirip duracağız, böyle bir şeye kocam kesinlikle izin vermez, bizim ahlak anlayışımıza uymaz!” demesiyle kahkahalarımız atölyeyi inletiyor.

Son olarak AKP’ye oy verdiğini söyleyen bir kadın alıyor sözü; “Bunların hepsini biz başımıza bela ettik. Adil düzen, eşitlik, barış olacak, analar ağlamayacak dediler, inandık, oy verdik. 13-14 senenin sonunda diğerlerinden farklı olmadığını hep birlikte gördük. Bu işleri başımıza kendimiz açtık, en azından kendi adıma özür dilerim.”

www.evrensel.net
ETİKETLER ekmek ve gül