Kürtler, seni de unutmayacak ‘Hoca!’

Kürtler, seni de unutmayacak ‘Hoca!’

Faruk Ayyıldız yazdı: Cizre’de 80 yaşındaki dedesi Ramazan İnce ile beraber öldürülen 3 aylık Miray bebek ile hatırlanacak Ahmet Davutoğlu...

Faruk AYYILDIZ

Türk devlet geleneğidir; her Başbakan ilerisi için belirli bir “birikim” yapar, görevinin sona ermesinin ardından bu birikim ile anılır. Genellikle bahsi geçen birikim de, “devlet geleneğine” muhalif olanların acılarından, travmalarından oluşur. Bu acılar, travmalar kimi zaman köy yakmaları, köy boşaltmalardır, kimi zaman ise JİTEM, kontrgerilla veya Roboskî’dir. Tüm bu “vahşet”ler, “sorumlusu” olduğu düşünülen devlet görevlisiyle hatırlanır (ki bu genellikle Başbakandır). O devlet görevlisinin adı ne zaman geçerse, konuşmanın bir yerine bu travmalar eklenir. Bu konuda elimizde, vermekle bitiremeyeceğimiz kadar çok örnek var.

Bu örneklere bir yenisi daha eklendi. Başbakan Ahmet Davutoğlu, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın “talebi” üzerine olağanüstü kongre kararı aldı ve Başbakanlık görevini bırakmak zorunda kalıyor. AKP bloğunda yaşanan bu “tansiyon yükselmesi” üzerine çokça siyasi analiz yapıldı, yapılmaya da devam ediliyor. “Hoca”cılar, “Kısa Adam”cılar, “Reis”çiler, “Uzun Adam”cılar… Tam bir kaos hali. Hoş, bu kaos sosyal medyada çoktan “goygoy”a dönmüş durumda. Davutoğlu’nun düştüğü durum, sosyal medya mizahıyla buluşunca, gülmek de kaçınılmaz oldu. Bu yazının niyeti ne siyasi analiz, ne de yapılan mizahlar. Son 9 aylık savaş sürecinde Kürtlere yaşatılan vahşetin birincil sorumlusu Cumhurbaşkanı Erdoğan ve onun “başkanlık” hırsı olarak gösterilse de Davutoğlu, Başbakan olarak bu vahşetin başat sorumlularından birisiydi. Geçmiş dönemlerin aksine şehirlere inen savaş ve devlet saldırısıyla beraber Kürtler, ‘genel vahşet’ tanımının fazlasını, somut örneklerle hafızalarına kazıdı, kazımak zorunda kaldı. Bunların en ağırı da Cizre oldu. 200’ün üzerinde insanın bodrumlarda yakılarak ağır bir şekilde katledildiği Cizre, Davutoğlu’nun Roboskîsi oldu. Geçtiğimiz hafta HDP’li İdris Baluken, İçişleri Bakanı Efkan Ala ile HDP heyeti arasında gece yarısı yapılan 2.5 saatlik toplantıda, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun bizzat yaralı ve sivillerin bodrumlardan canlı bir şekilde çıkarılacağının sözünü verdiğini açıklamıştı.(1) Ancak, öyle olmadı ve Cizre’de yüzlerce kişi öldürüldü. Bu yazı, Ahmet Davutoğlu’nun Başbakanlık döneminden Kürtlerin hafızasına kazıdıklarının listesi; ilk akla gelenler. Kürtler, Davutoğlu’yu da elbet hatırlayacak. Nasıl ve neler ile mi? Buyurun…

- 200’den fazla kişinin bodrumlarda ağır ağır, benzin dökülerek, tank atışlarıyla yakıldığı Cizre ile...

- Cizre bodrumlarında katledilen Orhan Tunç’un yeni doğan bebeğine “Bêkes” (kimsesiz) isminin verilmesi ile…

- Cizre’de 80 yaşındaki dedesi Ramazan İnce ile beraber öldürülen 3 aylık Miray bebek ile…

- “Temizledik, öldürdük” açıklamalarının ardından Silopi’de kıldığı “Fetih namazı” ile…

- Silopi’de polislerce öldürülen Taybet Ana’nın (İnan) cenazesinin bir hafta sokak ortasında bırakılışı ile…

- Tank, top atışlarıyla kimliği, benliği yok edilen Diyarbakır’ın Sur ilçesi ile…

- İnsanlar, Sur’da evlerine dönemezken, miting sırasında gülüp-eğlenerek dile getirilen “Sur’dan ev almak istiyorum” sözleri ile…

- Cenazesi zırhlı aracın arkasına bağlanarak sürüklenen Hacı Lokman Birlik ile...

- Ekin Wan başta olmak üzere öldürüldükten sonra bedenleri çıplak şekilde teşhir edilen Kürt kadınları ile…

- 12 yaşındaki Cizreli Nihat Kazanhan’ın polislerce öldürülmesinin hemen ardından bizzat yaptığı, “Burada net olarak ifade etmek
istiyorum; bunun, herhangi bir şekilde emniyet görevlilerimizin kurşunlarıyla öldürülmesi söz konusu değil. Orada ne fiili bir müdahale ne de gaz kullanımı söz konusu oldu” şeklindeki yalan açıklaması ile…


- Polislerce öldürülen 14 yaşındaki Cizreli Ümit Kurt ile...

- Cizre’de cenazesi derin dondurucuda saklanan 13 yaşındaki Cemile Çağırga ile...

-Sur’da paletli tank ile üzerinden geçilen Mahsun Gürkan’ın fotoğrafı ile...

- Sur’dan çıkarılarak boş araziye dökülen molozlar arasında çıkan cenazeler ile…

- Sur’da yaşamını yitiren çocuklarının cenazelerini alabilmek için aylardır bekleyen, nöbet tutan aileler ile…

- Yıkılan Kürt mezarlıkları ile…

- Kürt kentlerine, duvarlarına, evlerine yazılan ırkçı yazılamalar ile...

Hızlıca düşündüğümde sadece yarım saat içerisinde aklıma gelenler bunlar oldu. Şüphesiz eklenecek daha fazlası da var. O kısmı yazıyı okuyanlara bırakmış olayım. Davutoğlu, tüm bu gerçekliklerin, somut vahşet örneklerinin üzerine MYK toplantısı sonrası yaptığı açıklamalarda, Kürt il/ilçelerindeki yıkım operasyonlarını “büyük başarı” olarak anlatırken, kendisini de başarının mimarı olarak sundu. İnönü, Çiller gibi Başbakanların, Kürtlerin  hafızasındaki yerine benzer bir konumda olacağını ileri sürmek abartılı olmayacaktır. Davutoğlu tek sorumlu değil belki de, ama hafızamızda başat rolü ile hep kalacak. Sonuç olarak; hakkımızı helal etmiyoruz, bundan öncekilere etmediğimiz gibi...

(1) http://www.evrensel.net/haber/278496/baluken-davutoglu-cizrede-yaralilar-icin-soz-verdi-ama

Son Düzenlenme Tarihi: 08 Mayıs 2016 09:07
www.evrensel.net