Cumartesi Anneleri: Anneler Günü’nü kutlayamayız

Cumartesi Anneleri: Anneler Günü’nü kutlayamayız

Cumartesi Anneleri: Çocuklarının kemiklerini bulan annelerin şanslı olduğu bir ülkede yaşayan anneler olarak Anneler Günü’nü kutlayamayız.

Gözaltında kaybedilenlerin akıbetini sormak ve faillerin yargılanmasını talep etmek amacıyla her hafta Galatasaray Meydanı’nda bir araya gelen Cumartesi Anneleri, “Biz yıllardır olduğu gibi yine Anneler Günü’nü kutlamayacağız. Çocuklarının kemiklerini bulan annelerin şanslı olduğu bir ülkede yaşayan anneler olarak ne yazık ki biz Anneler Günü’nü kutlayamayız” dedi.

Cumartesi insanları yakınlarının akıbetini sormak için 580. haftada yine Galatasaray Meydanı’nda bir araya geldi. “Failler belli kayıplar nerede” pankartı açılan eylemde Cumartesi Anneleri, kayıpların fotoğraflarını ve adalet arayışlarının simgeleyen karanfilleri taşıdı. HDP İstanbul Milletvekilleri Pervin Buldan ve Filiz Kerestecioğlu, CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu katıldı. Cumartesi anneleri bu hafta 1992’de gözaltında kaybedilen Soner Gül ve Hüsamettin Yaman’ın akıbetini sordu. Eylemin, “Anneler Günü’ünden bir gün önceye denk gelmesinden dolayı Cumartesi Anneleri, kutlanacak bir anneler günü olmadığını dile getirdi.

‘BİZE ANNELER GÜNÜ YOK’

Gözaltında kaybedilenlerden Hüseyin Taşkaya’nın eşi Sultan Taşkaya “Bize maalesef Anneler Günü yok. Bizim annelerimizin gözü hep yaşlı, bu dünyadan göçüp giderken de gözü açık gittiler. Biz canlarımızın kemiklerini istiyoruz. Bunu isterken devlet daha çok katliam yapıyor. Kayıplarımız daha fazla oluyor. Biz ne bu dünyada ne öbür dünya da yakanızı bırakmayacağız” şeklinde konuştu.

‘ÇOCUKLARI KATLEDİLEN ANNELERİN ANNELER GÜNÜ NASIL KUTLANIR?’

Gözaltında kaybedilen Fehmi Tosun’un eşi Hanım Tosun da, “Binlerce Kürt halkının evlatları vahşet bodrumlarında, asit kuyularında, işkencelerle kaybedildiler, katledildiler. Bu katliamlara imza atanlar meydanlara çıkıp bizim Anneler Günümüzü kutluyor.Çocukları öldürülmüş, katledilmiş annelerin anneler günü nasıl kutlanır? Ben o annelere sabır diliyorum. Bu ülkede çocukların kemiklerine ulaşınca şanslı olan anneler var. Bu anneler varken biz nasıl anneler günü kutlayalım?” dedi.

‘BU MEYDAN AFFETMEZSE VİCDAN YÜKÜNÜZ AĞIR’

CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu da, “Bu çatışmada, bu savaşta eşlerini, çocuklarını yitirmiş tüm annelerin ellerinden öpüyorum. Helallik isteyenler bu meydanlardan helallik almadan, helal olmazlar. Bu meydan sizleri affetmedikçe vicdan yükünüzü hep taşıyacaksınız” şeklinde konuştu.

‘GELENE DE GİDENE DE HAKKIMIZ HELAL DEĞİL’

Ülkedeki hukuksuzluklara rağmen, adaletsizliğe rağmen bir araya geldiklerini söyleyen HDP İstanbul Milletvekili Pervin Buldan da sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz yıllardır olduğu gibi yarın da Anneler Günü’nü kutlamayacağız. Bölgede bu kadar kan akarken, çocuklarımız katledilirken bizim Anneler Günü’nü kutlamamız ne kadar doğru olabilir? Hacı Birlik’in yerlerde sürüklenen cenazesine şahitlik eden bir annenin gözünde yaş olduğu sürece biz Anneler Günü’nü kutlayamayız. Buzdolabında çocuğunun cenazesini bekleten annenin yüreği burukken biz Anneler Günü’nü kutlayamayız. Çocuklarının kemiklerini bulan annelerin şanslı olduğu bir ülkede yaşayan anneler olarak ne yazık ki biz Anneler Günü’nü kutlayamayız. Bizim mücadelemiz sürecek. Ancak şu bilinsin ki gelene de gidene de hakkımızı helal etmiyoruz.”

‘DEVLET ŞİDDETİNİ MEŞRULAŞTIRANLAR YENİDEN İŞ BAŞINDA’

Buldan'ın ardından, 4 Mayıs 1992'de İstanbul'da kaybettilen üniversite öğrencilerinden Hüsamettin Yaman'ın ağabeyi Feyyaz Yaman söz aldı. 24 yıl önce 21 yaşında iki üniversite öğrencisinin Fındıkzade'de otobüs durağında gözaltına alındığını ve kaybedildiğini hatırlatan Yaman, “Devlet şiddetini meşrulaştıran yöneticiler yeniden iş başına getirildi. Katliamcı zihniyeti sürdüren, Mehmet Eymür, Reşat Altay gibi yetkililerin yerlerine yeni isimler getirildi. Dersim Soykırımında katledilenlerin bir kısmının kemikleri 23 Nisan 2016'da ortaya çıktı. Çocuklara 23 Nisan milli bayram olarak hediye edilen bir ülkede çocukların kemiklerinin toprak altından çıktı. Bugün de hala doğu da kendi mahallerine, kendi sokaklarına saldıran,tanklarla bombalayan bir devletle karşı karşıyayız. Cumartesi annelerini anıtlaştıran tek bir şey vardır Cumhuriyetin sahip çıkamadığı özgürlük, demokrasi ve hak ve özgürlükleri savunmaları” dedi.

‘CEZA ADALETİNİN SAĞLANMASI İÇİN HAREKETE GEÇİN’

Basın açıklamasını Cumartesi Anneleri adına Meryem Göktepe okudu. Göktepe"Evlatlarını devlet eliyle kaybedilenlerin katledilenlerin ülkesinde anneler günü kutlama değil, acıların derinleştiği gün demektir”dedi. 1992'de İstanbul'da kaybettirilen üniversite öğrencileri Hüsamettin Yaman ve Soner Gül'ün akıbetini soran Göktepe, “İstanbul Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu öğrencisi Hüsamettin Yaman ve Cerrahpaşa Tıp Fakültesi öğrencisi Soner Gül 4 Mayıs 1992 tarihinde Fındıkzade'deki bir otobüs durağından birlikte gözaltına alındı. Özel harekat polisi Ayhan Çarkın infazları ve kayıplarla ilgili itirafları yayınlandı. Çarkın, itiraflarında Hüsamettin Yaman ve Soner Gül’ü gözaltına aldıktan sonra ormanlık alanda sorguladıkları ve infaz edildikleri açıklandı. Hüsamettin ve Soner’in akıbetlerini gizleyen ve faillerini koruyan tüm iktidarlar suç ortağıdır” şeklinde konuştu. Göktepe son olarak, “Savcılara göreve çağırıyoruz; mesleğinizle ilgili uluslararası kural ve ilkeleri çiğnemekten vazgeçin; adil yargılamanın gerçekleştirilmesi ve ceza adaletinin sağlanması için harekete geçin” dedi. (İstanbul/EVRENSEL)

Son Düzenlenme Tarihi: 07 Mayıs 2016 18:13
www.evrensel.net