'Taşerona kadro' müjde değil ‘pejmürde’!

'Taşerona kadro' müjde değil ‘pejmürde’!

Başbakan Davutoğlu, 'kadro' dedi, Maliye Bakanı Naci Ağbal, 'özel sözleşmeli personel ve pozisyon' dedi. Bir bakan, Başbakanı alenen yalanladı!

Onur BAKIR

AKP Hükümeti, seçimden önce kamuda asıl işlerde çalışan işçilere kadro vereceğini vadetmişti. Geçtiğimiz günlerde Başbakan Davutoğlu, yardımcı işlerde çalışan işçilerin de kadroya alınacağını belirterek, “İster asıl iş olsun, ister yardımcı iş olsun, dışarıda kalan tek bir taşeron işçisi kalmayacak” dedi. Başbakan Davutoğlu’nun açıklamasının ardından bir gün bile geçmeden Maliye Bakanı Naci Ağbal, bir dizi koşul sıraladı ve “720 bin kişi sayı olarak ifade edilse de bunlardan sadece bu koşulları yerine getirenleri alacağız” dedi. Başbakan Davutoğlu, “kadro” dedi, Maliye Bakanı Naci Ağbal, “özel sözleşmeli personel ve pozisyon” dedi. Bir bakan, Başbakanı alenen yalanladı! 
Olağan koşullarda, ya yalanlanan bvaşbakanın istifa etmesi ya da kendini yalanlayan bakanın istifasını istemesi gerekir. Ama bunların hiçbiri olmadı! AKP ve yandaş basını, “taşeron işçiye müjde”, “tüm taşeron işçilere kadro” martavalını okumaya devam etti. Oysa ortada bir müjde yok. Olsa olsa “pejmürde” bir durum söz konusu! Türk Dil Kurumuna göre pejmürde sözcüğü, “eski püskü, yırtık, dağınık, perişan” anlamına geliyor. AKP’nin yapmayı planladığı yasal düzenleme tam da böyle! 

EMEKLİLER KAPSAM DIŞI 
Maliye Bakanının yaptığı açıklamalara göre, kamuya alınacak taşeron işçinin emekli olmaması ya da emekliliği hak etmiş olmaması gerekiyor. Yani emekli olup, emekli aylığı almaya başlamış olan ve halihazırda kamuda taşeron işçi olarak çalışanlar kapsam dışı olacak. Ayrıca emeklilik için gereken koşulları sağlamış olup, henüz emekliye ayrılmamış olan işçiler de dışarıda kalacak. Bazı gazetelerde “65 yaş koşulu” şeklinde haber ve yazılar çıktı. Oysa işin aslı, emeklilik koşullarının sağlanmış olup olmaması. 65 yaşından küçük olup, emekli olmak için gereken koşulları sağlayan işçiler de kapsam dışı kalacak. 

1 KASIM VE HALEN ÇALIŞMA KOŞULU
Kamuya alınacak işçilerin 1 Kasım 2015’ten önce işe girmiş ve halen çalışmaya devam ediyor olması gerekecek. Bu koşul gereği 1 Kasım 2015 sonrasında kamudaki taşeronlarda ilk kez işe başlamış olan taşeron işçiler kapsama alınmayacak. Bunun yanı sıra Maliye Bakanı Ağbal, “Halen kamu kurumlarında çalışan bir kişi olacak” dedi. Yani yasanın çıktığı tarihte kamu kurumlarında taşeron işçi olarak çalışmayan işçiler dışarıda bırakılacak. Bu koşuldan en çok yıllarca taşeron işçi olarak çalışıp yakın zamanda işten çıkarılmış olan işçiler etkilenecek. 

12 AY VE TAM ZAMANLI ÇALIŞMA ŞARTI
Bir diğer koşul “12 ay çalışma” koşulu. 12 aydan az süreyle çalıştırılan taşeron işçiler doğrudan kapsam dışı olacak. Böylece özellikle mevsimlik ve dönemsel çalıştırılan taşeron işçiler dışarıda kalacak. Örneğin Milli Eğitim Bakanlığında okulların açık olduğu dönemlerde yılda 9-10 ay çalıştırılan taşeron işçiler yararlanamayacak. Bir başka koşul ise “tam zamanlı çalışma”. Yani kısmi zamanlı (part-time) olarak çalışan taşeron işçiler de kamuya geçirilmeyecek. 

MEMURİYETE ATANMA KOŞULLARI ARANACAK
Maliye Bakanı Ağbal, memuriyete atanmak için gereken tüm şartların da (yaş hariç) aranacağını söyledi. Bu koşulları sağlayamayanlar kamuya alınmayacak. Devlet Memurları Kanunu’nda aranan şartlardan biri “eğitim”. Kanuna göre “Genel olarak ortaokulu bitirenler memur olabilirler”. İlkokul mezunlarının memur olabilmeleri için ortaokul mezunlarından istekli bulunmaması koşulu aranıyor. Dolayısıyla ilkokul mezuniyeti olmayan taşeron işçiler doğrudan kapsam dışı kalacak. İlkokul mezunları da kendilerine sıranın gelmesini beklemek zorunda kalacak. Öte yandan kamu kurum ve kuruluşları, belli görevlere atanabilmek için lise ya da üniversite diploması, mesleki eğitim almış olma ve yabancı dil gibi koşullar da belirleyebiliyor. Kurumların ek koşullar belirlemesi halinde de kapsam dışı kalacakların sayısı artabilecek. Devlet Memurluğu Kanunu’nda belirtilen suçları işleyenler de dışarıda kalacak. Askerlik çağında olup tecili olmayanlar da kapsam dışında.

HER KURUM AYRI KOŞUL KOYABİLECEK
Devlet Memurları Kanunu, kamu kurum ve kuruluşlarına eğitim dışında da ek koşullar belirleme yetkisi veriyor. Dolayısıyla her bir kurum ya da kuruluşun kendi kanun ya da mevzuatında belirlenen şartları taşımayanlar da kamuya alınmayacak. Devlet Memurları Kanunu’nda belirtilen genel koşulları taşıyan işçiler, alınacakları kurumun belirlediği ya da belirleyeceği koşulları taşımadıkları takdirde kamuya alınma hakkından yararlanamayacak. 

GÜVENLİK SORUŞTURMASI YAPILACAK
Maliye Bakanı Ağbal, kamuya alınacak taşeron işçilerin artık kamu personeli olacağını belirterek “Tabii ki güvenlik soruşturması konusunda devlet gerekli düzenlemeleri, araştırmaları yapacak” dedi. Yani bir taşeron işçi, memuriyete atanma için gereken tüm koşulları sağlasa bile, güvenlik soruşturmasından geçemediği takdirde, kamuya alınmayacak. AKP Hükümetinin güvenlik soruşturması aracılığıyla bir kıyıma gitmesi tesadüf olmayacak. 

BAZI İHALELER VE BELEDİYELER KAPSAM DIŞI
Maliye Bakanı, personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı ihalelerinde çalışanların kapsama gireceğini söyledi. Yani Kamu İhale Kanunu’nun 62’nci maddesinin (e) fıkrası uyarınca yapılan ihalelerde çalıştırılan işçiler kapsamda olacak. Bu kapsama girmeyen ihalelerde çalışan taşeron işçiler, kamuya alınmayacak. Örneğin kamu kurumlarının yemekhaneleri, kara yolları ve madenler başta olmak üzere birçok kamu kurum ve kuruluşunda “anahtar teslim” hizmet alımı ihaleleri yapılıyor. Aynı durum kamu için inşaat, bakım, onarım işleri için de söz konusu. Belediyelerde taşeron şirketlerde çalışan işçiler de kapsam dışında olacak. 

KURUMLAR DAHA AZ POZİSYON İSTEYEBİLECEK
Maliye Bakanının açıklamalarına göre önce taşeron işçiler çalıştıkları kamu kurumlarına başvuru yapacaklar. Ardından kamu kurumları, ihtiyaç duydukları işçi sayısını belirleyip Maliye Bakanlığı ve Devlet Personel Başkanlığına başvuruda bulunacaklar. Yani kurumların başvuru yapan işçi sayısı kadar “pozisyon” için başvuruda bulunma zorunluluğu olmayacak. Böylece kurumları daha az pozisyon isterse, kaçınılmaz olarak işçilerin bir kısmı dışarıda kalacak. 

MALİYE DAHA DÜŞÜK SAYI BELİRLEYEBİLECEK
Kurumların yapacağı başvuruların ardından son sözü Maliye Bakanlığı söyleyecek. Maliye Bakanlığı, hangi kuruma kaç pozisyon sayısı verirse, o kadar işçi kamuya alınabilecek. Diyelim ki bir kurumda 100 taşeron işçi var. Kurum 100 kişi için başvuruda bulundu. Bu noktada Maliye Bakanlığı, 100 pozisyon vermek zorunda değil. Maliye Bakanlığı 50 pozisyon verebilecek. Bu durumda diğer 50 işçi doğrudan dışarıda bırakılacak. Sonuç olarak hem her bir kamu kurum ve kuruluşu hem de Maliye Bakanlığı, kamuya alınacak işçi sayısını tırpanlayabilecek. 

SINAVI GEÇENLER ALINACAK
Bütün şartlar sağlansa dahi, her kurum kendi sınavını yapacak. Sınavda başarılı olan taşeron işçiler kamuya alınacak. Başarısız olanlar yine dışarıda bırakılacak. Öte yandan kurumlar hem yazılı hem sözlü sınavlar yapabilecekler. Böylece AKP Hükümeti yazılı sınavda başarılı olan işçileri, sözlü sınavda dilediği gibi eleyebilecek. Torpil ve kayırmacılık yaşanması, AKP’nin yandaşı olmayan taşeron işçileri dışarıda bırakması sürpriz olmayacak. 

ÖZEL SÖZLEŞMELİ PERSONEL=GÜVENCESİZLİK
Devlet Memurları Kanunu’na göre kamuda 4 farklı istihdam biçimi var: 4-a) memur, 4-b) sözleşmeli personel, 4-c) geçici personel, 4-d) işçiler. Taşerondan kamuya alınacak taşeron işçiler, bu 4 farklı istihdam biçimine de tabii olmayacak. “Özel sözleşmeli personel” adı altında yeni bir statü getirilecek. Bu kapsamdakiler kamu personeli olacaklar ama ne işçi ne de memur sayılacaklar. Yani yepyeni bir istihdam biçimi ile karşıya karşıyayız. Özel sözleşmeli personelin, “kadrosu” olmayacak. Özel sözleşmeli personel, Maliye Bakanlığı tarafından verilecek “pozisyon”lara atanacak. Pozisyonun, kadrodan en önemli farklı, süreklilik taşımaması. Bu pozisyonlara atanacakların 3’er yıllık sözleşme dönemleri olacak. Her 3 yılda bir sözleşmeleri yenilenecek ya da yenilenmeyecek. Sözleşmelerinin yenilenmesi zorunlu olmayacak. Kurumlar istemezse sözleşmeleri yenilemeyip, özel sözleşmeli personeli kapı önüne koyabilecek. Performans, hizmetten beklenen fayda gibi koşullara bakılacak. Bizzat Maliye Bakanının söylediği üzere “Bu statüye atanan kişiler emekli oluncaya kadar sürekli istihdam edilecek gibi bir değerlendirmeden ziyade sözleşmeleri yenilenecek”. Yani emekliliğe kadar kadrolu/güvenceli çalışma yok. 3 yılda bir işten atılma tehlikesi ve güvencesizlik var! 

ÇALIŞMA KOŞULLARI VE HAKLAR BELİRSİZ
MALİYE Bakanının açıklamasına göre özel sözleşmeli personel, mevcut işyerlerinde mevcut işlerini yapmaya devam edecekler. Özel sözleşmeli personelin hangi koşullarda çalıştırılacağı, hangi haklara sahip olacağı, haftalık çalışma süresi, hafta tatili, yıllık izin gibi konular çıkarılacak kanunla belirlenecek. Personelin statüsünün çerçevesi, kapsamı, mali ve sosyal hakları, hangi koşullarda geçişin yapılacağı da kanunla düzenlenecek. Dolayısıyla ne işçi ne de memur olacak olan özel sözleşmeli personelin çalışma koşulları ve haklarında ciddi bir belirsizlik söz konusu. 

GEÇMİŞE YÖNELİK HAKLAR NE OLACAK? 
Maliye Bakanı, işçilerin muvazaa tespiti ve muvazaa tespitlerine dayanarak açtıkları alacak davalarına değinerek, “Eğer bir statüye atanıyorsanız geçmişten gelen bir davanız varsa normalde o davanın bitmesi lazım ki yeni bir sayfayı birlikte açabilelim” dedi. Yani muvazaa kararı ile kamu işçisi haline gelmiş olan ancak karar uygulanmadığı için alacak davası açmış olan işçilerden davalarını geri çekmeleri istenecek. Aksi takdirde bu işçiler, hak kazansalar bile kamuya alınmayacak. Öte yandan hükümete yakın kaynaklar, ya işçilerin mevcut kıdem tazminatları ödenerek ya da korunarak kamuya alınacağını yazıyor. Bu noktada, “Kıdem tazminatları yanacak” gibi bir iddiayı dile getirmeden önce yapılacak düzenlemeyi görmek gerekiyor.

SENDİKA ÜYELİKLERİ DÜŞECEK, TİS GİDECEK
TAŞERON işçiler özel sözleşmeli personel statüsüne geçirildiklerinde artık “kamu personeli” olacakları için işçi sendikalarına olan üyelikleri düşecek. Özel sözleşmeli personel, memur sendikalarına üye olabilecek. Özel sözleşmeli personel, işçi sendikasına üye olamayacağı için kendi kurumundaki kamu işçilerinin toplu iş sözleşmelerinin kapsamına da giremeyecek. Örneğin üniversitede çalışan taşeron işçi, özel sözleşmeli personel olduğunda, üniversitedeki kamu (kadrolu) işçilerinin toplu iş sözleşmesindeki ücret artışı, yılda 4 ikramiye, sosyal hak ve yardımlardan yararlanamayacak. Yani aynı kurumda aynı ya da benzer işi yapan kamu işçisi ile özel sözleşmeli personel arasında ciddi bir fark söz konusu olacak.

BELEDİYELERDE ÇALIŞAN İŞÇİLER NE OLACAK?
Belediyelerde iki tür taşeron işçi çalıştırılıyor. Birinci grupta doğrudan bağımsız taşeron şirketler tarafından çalıştırılan taşeron işçiler var. İkinci grupta ise belediyenin taşeronu olarak faaliyet gösteren belediye şirketlerindeki taşeron işçiler var. Maliye Bakanının açıklamasına göre her iki gruptaki işçilerin de belediyelere “özel sözleşmeli personel” olarak alınması söz konusu olmayacak. Yani belediyelerde çalışan taşeron işçiler kapsamda olmayacak. Ancak belediyelerdeki bağımsız taşeron şirketlerde çalışan işçiler, belediye şirketlerine geçirilecek. Sonuçta belediyelerdeki taşeron işçiler, kamu işçisi olmayacaklar. 

SONUÇ: TEK YOL MÜCADELE!
Diyelim ki, bir taşeron işçi, bütün koşulları yerine getirdi, bütün badireleri atlattı ve kamuya alınmaya hak kazandı. Bu durumda taşeron işçi, kamuya “özel sözleşmeli personel” olarak alınacak. Ne işçi ne de memur olacak. Güvencesi olmayacak. Sözleşmesi 3 yılda bir yenilenecek. Her 3 yılda bir işten atılma korkusu yaşayacak. Yani taşeron işçilerin önemli bölümü kapsam dışında kalacağı gibi kamuya atanmaya hak kazanacakları da güvencesizlik ve belirsizlik bekliyor. O halde, koşulsuz, sınavsız tüm taşeron işçilerin, kamuya güvenceli biçimde alınmasını talep etmekten başka çare yok. Bu pejmürde düzenlemenin karşısında, “Taşerona son, tüm taşeron işçilere kadro” demenin, mücadeleyi büyütmenin tam zamanı! 

Son Düzenlenme Tarihi: 19 Nisan 2016 15:51
www.evrensel.net