Müzisyen Değer Deniz'in katil zanlısına 25 yıldan 46 yıla kadar hapis talebi

Müzisyen Değer Deniz'in katil zanlısına 25 yıldan 46 yıla kadar hapis talebi

Müzisyen Değer Deniz'in, Beyoğlu'ndaki evinde 5 Mayıs'ta cinsel saldırıya maruz kalmasının ardından öldürülmesi davasında, savcı esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. Savcı, mütalaasında suçun işlendiği tarihte 18 yaşından küçük olan C.M'nin "Canavarca hisle kasten öldürmek", "Cinsel saldırı" ve "Yağma" suçlarından 25 yıldan 46 yıla kadar hapsini talep etti. Savcı, C.M. hakkında "iyi hal indirimi uygulanmamasını" da istedi.

İstanbul Beyoğlu'ndaki evinde 5 Mayıs 2015 günü ölü olarak bulunan müzisyen Değer Deniz'in cinsel saldırıya maruz kalarak öldürülmesiyle açılan davanın dördüncü duruşması İstanbul 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmeye devam edildi. Duruşmaya, tutuklu sanık C.M. ile şikayetçiler Değer Deniz'in kardeşleri Orhan Deniz ve Amaç Deniz ile anneleri Ayşe Sevinç Sözer katıldı. 

Mersin'deki Kadın Bağımsız Derneği adına avukat Gamze Gazioğlu, öldürülen Değer Deniz'in ve annesinin derneklerinin üyesi olduğunu belirterek davaya katılma talebinde bulundu. Ancak mahkeme heyeti, bu talebi suçtan doğrudan zarar görmedikleri gerekçesiyle reddetti. 

Mahkeme Başkanı, C.M'nin mahkemeye yazdığı dilekçeyi de okudu. C.M. dilekçesinde, kekeme olduğunu, Deniz'e tecavüz etmediğini, amacının korkutmak olduğunu ancak uyuşturucunun etkisiyle öldürdüğünü belirterek "Pişmanım. Tahliyemi istiyorum" dedi.

Bunun üzerine şikayetçilerin avukatı Hülya Gülbahar söz alarak "C.M. savcılığa gelene kadar 10'a yakın ifade vermiştir. Hiç kekeme olduğuna dair bir not düşülmedi. Hiçbir savcı kekeme olduğuna dair bir not düşmedi" diyerek bu hususun zapta geçirilmesini istedi.

'KAÇINCI DEFADIR BU ŞAHISLA YÜZ YÜZE GETİRİLİYORUZ'

Değer Deniz'in kardeşi Orhan Deniz ise "Hep yalan ifadelerini dinledik. Kaçıncı defadır ölüye saygısızlık yapılıyor. Kaçıncı defadır bu şahısla yüz yüze getiriliyoruz. Kız kardeşime işkence yapıldığını düşünüyorum. Hala karşımızda Türk filmi senaryosu çiziyor. Evin anahtarını ne yaptı? Banka kartlarını ne yaptı? Telefonun şifresini nasıl öğrendi?" diye sordu. 

C.M. ise anahtarın kapının üstünde olduğunu, banka kartlarını almadığını, cep telefonu şifresini ise bildiğini söyledi.

Şikayetçilerin avukatı Hülya Gülbahar, "C.M suçu kasten tasarlayarak işlemiştir. Canavarca hisle ve 40 dakika boyunca işkence çektirerek işlemiştir. Maktülün sırtı, kafası, iki bacağı ve kolları dahil darp edilmemiş yeri kalmamıştır. Cinsel organında sıyrıklar vardır. Tüm vücut ekimozlarla doludur. Adli Tıp raporuna göre boğma sonucu ölüm gerçekleşmiştir. Bunlar sanığın en ufak bir acıma göstermeden cinayeti işlediğini kanıtlamaktadır. Ruh ve beden sağlığı bakımından kendini savunamayacak kişiye karşı işlenmiştir. Kasten öldürme suçunun nitelikli hallerinden cezalandırılmasını talep ediyoruz" dedi.

KARDEŞİ: BU VAHŞİ KİŞİLİĞİN EN AĞIR ŞEKİLDE CEZALANDIRILMASINI TALEP EDİYORUM

Değer Deniz'in kardeşi Orhan Deniz, "Sanık yalan söylemektedir. Bizi bundan sonra yarım bir hayat yaşamaya mahkum etmiştir. Halen dinden, imandan, ahlaktan bahsetmektedir. Daha önce de aynı mahiyette bir suç işlemiştir. Cezasını çektikten sonra dahi bu suçları işlemeye yatkın bir kişi karşımızda bulunmaktadır. Ayrıca uyuşturucu madde kullanmak ve ticaretini yapmaktan da cezalandırılsın" şeklinde konuştu. Diğer kardeş Amaç Deniz de "Ablamı bizden alan bu vahşi kişiliğin en ağır şekilde indirim almadan cezalandırılmasını talep ediyorum" dedi. 

Değer Deniz'in annesi Ayşe Sevinç Sözer ise "Kızımı vahşice, insanlık dışı canını alarak bu hayattan almıştır. Bütün hayallerini alarak öldürdüğü için en ağır şekilde cezalandırılmasını istiyorum. İndirimlerden yararlanmamasını talep ediyorum" diye konuştu.

SAVCI: İYİ HAL İNDİRİMİ UYGULANMASIN!

Savcı Mustafa Balaban da esas hakkındaki mütalaasında, 5 Mayıs günü gerçekleşen cinayeti özetledi. Savcı, olay günü C.M'nin eve pencereden tırmanarak girdiğini, o sırada uyuyan Değer Deniz'in uyanıp çığlık atması üzerine ağzını kapadığını, boynunu sıktığını, ellerini telefonun şarj kablosuyla bağladığını, boynunu da çantanın askısıyla bağlayarak etkisiz hale getirdikten sonra eziyet çektirerek, cinsel istismarda bulunduğunu ve öldürdüğünü belirtti. 

C.M'nin daha sonra maktüle ait banka kartları, klarnet, cüzdan, laptop bilgisayarını alarak evden çıktığını anlatan savcı, tüm dosya kapsamından C.M'nin "Canavarca hisle kasten öldürmek", "Cinsel saldırı" ve "Yağma" suçlarını işlediğini belirterek toplam 25 yıldan 46 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti. 

Ayrıca suçun tüm yönleriyle ortaya çıkmasında mahkemeye yardımcı olmaması, maktülün hatırasına ve ailesine iftirada bulunarak saygısızlık yapmasını dikkate alarak C.M. hakkında iyi hal indirimi uygulanmamasını da istedi. 

C.M'nin avukatı savunmasını yapmak üzere süre istedi. 

Mahkeme heyeti, savunma için süre vererek duruşmayı 27 Nisan tarihine erteledi.

'HİÇBİR CEZA O'NU GERİ GETİRMEYE YETMEYECEK'

Davanın ardından Orhan Deniz ve Avukat Selin Nakıpoğlu, adliyenin karşısındaki meydanda açıklama yaptı. Değer Deniz'in kardeşi Orhan Deniz, bir ay sonra kardeşinin ölüm yıldönümü olduğunu belirterek, "Ufacık da olsa serin bir hava esti içimize. Çünkü iyi hal indirimi mütalaada istenmediği yönünde bir gelişme oldu. Biz zaten bunu bekliyorduk" diye konuştu.

Sanığın yalan ifadelerine güldüklerini söyleyen Deniz, "Haline tavrına gülüyoruz. Hiçbir ceza Değer'i geri getirmek için yetmeyecek. Ama en azından caydırıcı olması ve bazı şeylerin önüne geçmek için bunun arkasında durabildiğimiz kadar duruyoruz şu anda" dedi.

Savcının duruşmada mütalaasını açıkladığını söyleyen Avukat Selin Nakıpoğlu ise, iyi hal indirimin de talep edilmediğini, mahkemenin kararının da bu doğrultuda olacağını düşündüklerini belirtti. (DİHA)

www.evrensel.net