Parşömenin son ustası

Parşömenin son ustası

Emine UYAR
Eda AKTAŞ
İzmir

Üzerine yazı yazmak veya resim yapmak için kullanılan özel hazırlanmış hayvan derisi olan parşömenin adı Bergama’dan yani Pergamon’dan geliyor. Bunun nedeni de ilk olarak Bergama’da üretilmiş olması.

MÖ. II. yüzyıla dayanan parşömen yapımını bugün Bergama’da Demet Sağlam Tokbay sürdürüyor. Tokbay bu işi şimdi 85 yaşında olan Bergama’nın son Tabak Ustası İsmail Araç’tan öğrenmiş. Asıl mesleği restorasyon olan ve 9 yıldır parşömenle ilgilenen Tokbay, önce parşömenlere resim çizerek başlamış.    

“Bunun unutulmuş bir meslek ve kültürel bir değer olduğunun farkına vardıkça bu işin son kalan ustasından öğrenmem de farz oldu” diyerek tabakçılığa geçmiş. Doğma büyüme Bergamalı İsmail Araç, Anadolu’nun hem son “karatabak”ı hem de son parşömen ustası. O da kendi ustalarından öğrenmiş. 4-5 yılı onunla birlikte çalışarak geçiren Tokbay, son bir yıldır kendi tabakhanesini kurmuş. Ustasının deyimiyle artık usta olmuş.   

‘BU ERKEK İŞİ SEN YAPAMAZSIN’

Ama İsmail Araç’ı kendisine bu işi öğretmeye ikna etmesi yıllarını almış, bu zor işi kadınların yapabileceğine inanmamış İsmail Usta. Kokusuna ve görüntüsüne bir kadının tahammül edemeyeceğini düşünmüş. Aynı zamanda da güç gerektiren bir iş olduğu için, “Bu erkek işi sen yapamazsın” demiş. İlk gün çok zorlandığını anlatan Tokbay, “Eldivenlerle deriye dokunmamıza izin vermedi, çıkarmamızı istedi. O zamana kadar balık bile elleyemezdim.  Ama kendimi ona ispatlamak için elledim. Sonrasında izin verdi eldivenle çalışmamıza. O gün bugündür devam ediyoruz” diyor.         

PARŞÖMEN YAPTIĞININ FARKINDA DEĞİLDİ

İsmail Araç çok uzun zamandır yapmasına rağmen parşömen yaptığının farkında değilmiş. Ürettiklerini İstanbul’dan bir turizm rehberi alıp hediyelik eşya yapımı için isteyenlere satıyormuş. Araç’ın davul derisi mantalitesi ile bu işi yaptığını ifade eden Tokbay, Bergama’nın zaten dericilik ve tabakçılıkta eskiden beri çok ünlü olduğunu dile getiriyor. Bergama Çayı’nın kenarında 50-60 yıl öncesine kadar kurulu bulunan çok sayıda tabakhane Osmanlıdan da önceye dayanıyormuş. Şimdi hepsi yıkılmış.

PARŞÖMEN NASIL YAPILIR

Hiç kimyasal kullanmadan eski yöntemle yapılan tabaklama yöntemine “Karatabak” deniliyor. Bir derinin parşömene dönüşmesi toplam 25-30 günü buluyor. Önce tuzlanmış deriler alınıyor, bir gün saf suyun içinde bekletiliyor. Yumuşayan deriler etlerinden ve yağlarından temizleniyor. Ardından yoğun kıvamlı bir kireç havuzuna konuluyor. Daha geleneksel yöntemde kireç yerine köpek pisliği kullanıldığı için o meşhur deyim de buradan çıkmış. Kireç havuzunda 10-12 gün bekleyen deri üzerindeki tüyler alınabilecek kıvama geldiğinde havuzdan çıkarılıp elle yolunuyor. Yay şeklindeki kavaleta bıçağı ile hem ön yüzü hem arka yüzü iyice temizleniyor. Bu aşamadan sonra deri daha az kireç bulunan ikinci havuza konuluyor ve orada da 10-12 gün bekletiliyor. Son aşamada tahta bir çerçevenin içine geriliyor. Çok eski dönemlerde de kullanılan özel bir bıçakla deri üzerinde kalan son pürüz ve kırıntılar temizleniyor, inceltiliyor. (Tokbay bu aleti eski el yazma kitaplardaki resimlerine bakarak yaptırmış). Askıda kuruyan deri parşömene dönüşmüş oluyor. Her iki yüzeyi de yazı yazmak ya da resim yapmak için kullanılabiliyor.              

KÜTÜPHANE MÜDÜRÜNÜN İCADI

Söylenceye göre MÖ II. Yüzyılda Mısır Kralı, Bergama kütüphanesinin İskenderiye Kütüphanesini geçmemesi için Anadolu’ya papirüs ihracını yasaklamış. Kağıtsız kalan Bergama’nın Kralı II. Eumenes yeni bir kağıt icat edecek olana büyük ödüller vadetmiş. O zamanki Kütüphane Müdürü Krates oğlak derilerini işleyerek yazılabilecek hale getirmiş ve krala sunmuş. Böylece parşömen MÖ II. yüzyıldan başlayarak Bergama’dan bütün dünyaya yayılmış.     

www.evrensel.net