Paskalya Ayaklanması’nın 100. yılı dönümü: Bağımsız İrlanda mücadelesi sürüyor

Paskalya Ayaklanması’nın 100. yılı dönümü: Bağımsız İrlanda mücadelesi sürüyor

İrlanda’nın İngiltere işgaline karşı “bağımsızlık ayaklanması” olarak da bilinen 1916 Paskalya Ayaklanması’nın 100. yıl dönümü nedeniyle çok sayıda etkinlik ve toplantı düzenleniyor.

Arif BEKTAŞ
Londra

İrlanda’nın “bağımsızlık ayaklanması” olarak da bilinen 1916 Paskalya Ayaklanması’nın üzerinden tam 100 yıl geçti. Bugüne ilişkin çeşitli etkinlikler İrlanda’nın yanı sıra İngiltere’de de yapılıyor. Londra’da yapılan bir toplantıda, ayaklanmanın günümüze kazandırdıkları ve İrlanda’nın bağımsızlık mücadelesindeki etkileri konuşuldu. Toplantıya, Bernadette McAliskey, Ken Loach ve Geoffrey Belllin konuşmacı olarak katıldı.

İNGİLİZ İŞGALİNE KARŞI

1916 Nisan ayının ‘Paskalya Pazartesi’sinde İngiliz işgaline karşı İrlanda’nın Başkenti Dublin’de başlayan ayaklanma 1923 yılına kadar sürmüştü.

Yoğun ilginin olduğu toplantıda ilk söz alan, İrlanda devrimi ve İngiliz işçi hareketi üzerine kitapları bulunan Yazar Geoff Bell, Cumhuriyetçi Patrick Pearse’in İrlandalı Gönüllüler Ordusu ile Sosyalist James Conolly’nin daha küçük olan İrlanda Yurttaş Ordusu’nun birlikte ayaklanmayı başlattıklarını hatırlattı.

LENİN VE İRLANDA’NIN BAĞIMSIZLIĞI

Ayaklanmanın bastırılmasından sonra, hareketin bir çok önderinin kurşuna dizildiğini anlatan Bell, o günlerde İngiliz sosyalistlerinin zaaflarının da olduğunu söyledi. Bell, İngiliz sosyalistlerinin 1920 yılında Sovyetler Birliği’ni ziyaret ettiğini ve Lenin’le görüştüklerini belirterek, Lenin ve İngiliz sosyalistleri arasında şu diyaloğun geçtiğini aktardı: “Lenin, ‘İrlanda konusunda ne düşünüyorsunuz’ diye sordu. İngiliz sosyalistleri; ‘O çok zor bir mesele, çelişkili bir sorun’ demişler. Lenin ise ‘İrlanda halkının bağımsızlığı için ne yaptığınıza bakmamız gerekir. Ama gerçek şu ki İrlanda halkı için çok şey yapmadınız’ cevabını verdi”
Bell, Lenin ile İngiliz sosyalistleri arasında geçen bu diyaloğu aktardıktan sonra, “İrlanda’daki hareket komünist değildi, buna rağmen, Sovyet Bolşevikleri, İngiliz Bolşeviklerinden daha fazla İrlandalılara yardım ettiler” dedi. O dönemin temel sloganının, amasız, fakatsız dayanışma olduğunu söyleyen Bell, İrlanda’daki 32 eyaletin de destek gördüğünü, yetersiz de olsa İngiliz emekçilerinin dayanışma içinde olduklarını kaydederek, 1916 ayaklanmasının 1919-21 yıllarında İrlanda bağımsızlığı ile sonuçlanacak kurtuluş savaşına yol açtığının unutulmaması gerektiğini vurguladı.

‘İŞÇİLER ÖZGÜR OLMADIKÇA İRLANDA ÖZGÜR OLAMAZ’

İrlanda tarihinde önemli bir yeri olan ve 1969 yılında 21 yaşında en genç milletvekili olarak Kuzey İrlanda’yı İngiltere Parlamentosu’nda temsil eden Bernadette McAliskey da konuşmasında, herkesin safını açıkça seçmesi gerektiğini ve mücadele saflarındaki halktan yana olan insanlarla birlikte hiç duraksamadan mücadele etmenin önemine değindi. 

68 hareketinin de liderlerinden olan McAliskey, James Connolly’nin “İrlanda işçileri özgür olmadıkça İrlanda özgür olamaz” sözlerini hatırlatarak, mücadelenin devam ettiğini belirtti.

KEN LOACH: EN KANLI EYLEMLERİ İNGİLİZ ORDUSU YAPTI

Yaptığı işçi ve bağımsızlık filmleri ile bilinen ünlü yönetmen Ken Loach da toplantının konuşmacıları arasındaydı. Loach, “Bana göre 1916’nın özel bir yeri var. Bir adanmışlık vardı” dedi. İrlanda Kurtuluş mücadelesini anlatan ve 2006 Cannes film festivalinde Altın Palmiye ödülünü alan “Arpayı Silkeleyen Rüzgar” adlı filmin yönetmeni de olan Loach, Britanya’nın 100 yıl boyunca İrlanda’ya saldırdığını, fakat bunun karşısında İrlanda halkının ve örgütlerinin ‘terörist’ gösterildiğinin altını çizdi. 15 Ağustos 1998 yılında Omagh kentindeki bombalamanın ardından, İngiliz devletinin, bu saldırının İrlanda tarihinin en acımasız ve zalim saldırısı olduğunu sürekli anlatmaya çalıştığını belirten Loach, “Bu bombalamanın böyle gösterilmesinin tek sebebinin, bu olayı cumhuriyetçilerin yapmış olmasıdır” dedi. 

30 Ocak 1972’de Kanlı Pazar olarak bilinen ve İngiliz askerlerinin 26 sivili sokak ortasında katletmesi ve 17 Mayıs 1974’de Dublin’de 33 kişinin ölümü ve 300 kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan bombalamanın da büyük katliamlar olduğunu söyleyen Loach, “İngiliz ordusunun yaptığı bu katliamlar neden en kanlı trajediler olarak gösterilmiyor?” diye sordu. Loach, “Asıl terörist Britanya ve ordusu olmuştur” dedi.

EMPERYALİZMİN TUTUMU

İngiliz sömürgeciliği altında yaşadığı koşullar nedeniyle ayaklanmanın gerekli, haklı ve asil bir eylem olduğunu savunan Yönetmen Ken Loach, ayaklanmanın hem İngiliz emperyalizmine ve hem de dünya savaşına karşı olduğunu söyleyerek, “Özgür bir İrlanda hedefleniyordu” dedi. Loach, emperyalizmin karekterinde, bağımsızlığa giden bir halkı engellemek olduğunu, ama engelleyemiyorsa da, kendisi ile çalışacak anlayışların o bağımsız ülkenin başına gelmesi için uğraştığını belirterek, tam bağımsız bir İrlanda’nın mücadelesinin verilmesi gerektiğini söyledi.

Bağımsızlık ve işçi sınıfının söz sahibi olması için tüm güçlerin beraber hareket etmesinin önemine değinen Loach, İngiltere İşçi Partisi’nin yeni yönetiminin de, tüm İrlanda’nın bir cumhuriyet olması gerektiğini belirtmesiyle bu umudu güçlendirdiğini belirtti. Ünlü yönetmen, günümüzdeki sorunlara da değinerek, özelleştirmenin olmadığı, her şeyin kamuya ait olduğu, kesintilerin son bulduğu ve emeğin iktidarda olduğu bir dünya için mücadele etmek gerektiğine vurgu yaptı.

www.evrensel.net