Kadınlar bu savaşa rıza göstermiyor

Kadınlar bu savaşa rıza göstermiyor

Geçtiğimiz yıl temmuz ayında başlayan savaş gün geçtikçe şiddetini arttırarak devam ediyor. Aralık ayından itibaren yoğunlaşan operasyonlar, sokağa çıkma yasakları sonucunda pek çok insan hayatını kaybetti.

Burcu AKTAŞ

Geçtiğimiz yıl temmuz ayında başlayan savaş gün geçtikçe şiddetini arttırarak devam ediyor. Aralık ayından itibaren yoğunlaşan operasyonlar, sokağa çıkma yasakları sonucunda pek çok insan hayatını kaybetti. Çocuklar, kadınlar, yaşlılar öldürülüyor. Sağ kalanlar ise güvensiz ve dehşet içinde yaşamaya devam ediyor. “Bizim bu savaşa rızamız yok” diyen Barış İçin Kadın Girişimi, Hükümeti ve Meclisi “Barış içinde yaşama hakkımızın tesisi için göreve çağırmak” amacıyla Türkiye’nin her yerinde “Ölümden Değil Yaşamdan Yanayız, Barış ve Hakikat Hakkımızı İstiyoruz” kampanyası başlattı. Biz de Ankara’dan Tuzluçayır mahallesinden kadınlar olarak bu kampanyaya destek verdik ve sokak sokak, kapı kapı dolaşarak kadınlara kampanyayı duyurmaya ve bir imza ile katılmaya çağırdık. 
“Ölümden değil yaşamdan yanayız” diyerek çıktığımız bu yolda kadınlardan büyük destek aldık. Açılan kapılardan birinin ardında kampanya imzacılarından biri olan Yeter teyze imzasını atarken, “Bu savaş başımızdakilerin yaptıkları hırsızlıkları örtmek için başlatıldı. Başkalarını suçlayarak kendilerini sütten çıkmış ak kaşık gibi göstermeye çalışıyorlar. Başkan olmak için terörü bitireceğim diyor ama terörü kendisi yaratıyor” sözleriyle gösteriyor tepkisini. “Bizim iyi kötü yıllarımız geçti, az ömrümüz kaldı. Ben en çok gençler için üzülüyorum” diyen Yeter teyze, bütün çocuklar için savaşın bitmesini istiyor. 
 

‘BİZİ BARIŞ BİRLEŞTİRİR’
Başka bir kapıda genç bir kadın olan Nazmiye, yaşanan acıların ve üzücü olayların kendisini çok etkilediğini söylüyor. “Günden güne artan ölümler, şiddet beni de tedirgin ediyor” diyen Nazmiye, her yerde barış ve huzurun olmasını ve insanların artık ölmemesini istiyor. Nazmiye, “Bizi savaşlar değil, ancak barış birleştirir” diyerek, bunun yolunun herkesin el ele verip beraber örgütlenmesinden geçtiğini vurguluyor. 
İmzacılardan Hamiyet teyze de tepkisini “Saraydakinin iki dudağının arasından çıkanları yaşıyoruz” diyerek ifade ediyor. 
 

BASKI VE TEHDİTLERE RAĞMEN
Kapılarını çaldığımız, yaşanan sokağa çıkma yasakları ve ölümler hakkında konuştuğumuz kadınların hepsi durumdan oldukça rahatsız. Bölgede yaşanan savaşı “vahşet” olarak nitelendiriyorlar. Ne asker, ne polis, ne de sivil kimsenin ölmemesi, insanların yerlerinden, topraklarından edilmemesi gerektiğini savunarak kampanyaya katılıyor kadınlar. Kimi kadınlarsa barış için imza atan akademisyenlerin bile gözaltına alındıklarını hatırlatarak duydukları tedirginliği dile getiriyorlar. Bu sebepten imza atmaktan çekinseler de barış taleplerini sözlü olarak ifade ediyorlar. Hükümetin tüm baskısı, tehditleri kadınların barış isteğine engel olamıyor. 
Biz kadınlar ölümlerin, sokağa çıkma yasaklarının, ablukaların son bulmasını istiyoruz. Bu savaşın bir an evvel durdurulmasını, müzakerelerin yeniden başlatılmasını ve kalıcı bir barış için çözüm oluşturulmasını istiyoruz.

www.evrensel.net