Olmaz olsun böyle adalet, böyle kalkınma!

Olmaz olsun böyle adalet, böyle kalkınma!

Bir gün evde televizyon izlerken evinin önünde vurulan bir kadının ölüsünün günlerce sokak ortasında kaldığı haberini izliyordum. Onu izlerken çok duygulandım ve ağlamaya başladım.

Bir gün evde televizyon izlerken evinin önünde vurulan bir kadının ölüsünün günlerce sokak ortasında kaldığı haberini izliyordum. Onu izlerken çok duygulandım ve ağlamaya başladım. Çocuklar gördü ve neden ağladığımı sordular. “İzlediğim habere canım sıkıldığı için” diye cevap verdim. O sırada üzüntümü fark eden kızım ve oğlum “Anne röportaj yapalım mı seninle, habercilik oynayalım” dediler. Oğlum telefonu kamera yaptı, kızım elinde mikrofon tutuyormuş gibi sorular soramaya başladı. 12 yaşındaki kızımın ilk sorusu ise şuydu: “Ülkemizin başka bir yerinde çocuklar öldürülüyor. Savaştan dolayı okula gidemiyorlar, öğretmenleri bırakıp gitmiş. Ne olacak o çocuklar?...”
Fark ettim ki çocuklarım da birçok şeyin farkında. Televizyon kanallarının birçoğu bu haberlere yer vermiyor. Bizler de Hayat televizyonundan izleyebiliyoruz ancak ve onların da gözünden kaçmamış. Onlar sordu, ben cevapladım.
Bu habercilik oyunu, kızım ve oğlumdaki bu hassasiyet, bu savaştan etkilenişleri, bildikleri şeyler beni hem şaşırttı hem de çok duygulandırdı. Yazarak bunları içimden çıkarmaya çalıştım.
“Bu nasıl adalet, bu nasıl kalkınma” diye isyan ettim. Milletin başına toplar, tüfekler, ateş barutları yağıyor, masum canlar ölüyor. Sözde terörü durduruyorlar. Nerede? Aslında terörü yaşatıyorlar. Analar ölüyor, yavrular ölüyor. İçimiz kan ağlıyor dayanamıyorum bu haberleri duydukça.
Orada bir yer var, çok yakında; vatanımın tam ortasında yasaklar var. İnsanlar kendi vatanında, kendi bahçesinde, ahırdaki hayvanına yem vermeye giderken öldürülüyor. Bir de üstüne cenazesi gömülemiyor. Analar yavrularını buzdolaplarında saklıyor çürümesin diye. Elektriği yok, suyu yok, ekmeği yok. Kadınlar cenazelerini gömmeye beyaz bayraklarla çıkıyor. Ama yine de ateş yağıyor başlarına. Böylesi vahşeti, terörü masum halk yaşıyor orada. Bizler burada ekrandan izlerken parça parça oluyor, ölüyoruz. Haberleri izlerken kendimi oradaki insanların yerine koyuyorum aklım almıyor, deliriyorum. Ve var gücümle bağırıyorum “Olmaz olsun böyle adalet, böyle kalkınma istemiyoruz.”
Hanım ÇELİK / ÇORLU

 

www.evrensel.net