Esenyalı Kadın Dayanışma Derneği 8 Mart'a Hazırlanıyor

Esenyalı Kadın Dayanışma Derneği 8 Mart'a Hazırlanıyor

8 Mart’a insanca yaşayabilmek için taleplerimiz etrafında örgütlenerek ve mücadele ederek gireceğiz. Panellerimizle, söyleşilerimizle, bildirilerimizle önce mahallede bir araya geleceğiz, sonra el ele verip birlikte alanda olacağız.

Artık eskisi gibi olmayacağız

Yüksel YILDIZ
Biz kadınlar için mücadeleyi daha da büyütmenin günü olan 8  Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü yaklaşıyor. Bu yıl Esenyalı Kadın Dayanışma Derneği’nden kadınlar olarak 8 Mart’ı taleplerimiz ile daha heyecanlı ve daha mücadeleci karşılamaya hazırlanıyoruz. Sosyal medyada kadınların sadece eğlendiği, pasta börek yediği bir “kadınlar günü” olarak içi boşaltılmaya çalışılsa da bizler böyle bir 8 Mart kutlamayacağız. Biz kadınlar artık eskisi gibi olmayacağız...

BARIŞ EN ÖNEMLİ TALEBİMİZ
Biliyoruz ki, doğuda büyük bir savaş var. Ve bu savaşın en büyük tanığı kadınlarımız ve çocuklarımız. Kadınların ölü bedenlerinin sokak ortasında günlerce bekletildiği, insanların günlerce sokağa çıkamadığı bir ülkede “Barış” biz kadınların en önemli talebi. Batıda belki sesimiz cılız çıkıyor. Ama doğudaki analarımız, kız kardeşlerimiz bilsinler ki biz de burada o acıları yaşıyoruz. Öfkenizi, barışa olan sonsuz inancınızı biz de burada yüreğimizin en derininde hissediyoruz. 
Savaşın, sömürünün, tacizin, tecavüzün ve katliamların son bulması için bizler, Esenyalı’da ne yapabiliriz; Mahallemizde barış talebini nasıl daha çok kadının ortak talebi haline getirebiliriz diye düşündük. Ve dernek olarak bir dayanışma kampanyası başlattık. Bu kampanya ile kapı kapı dolaşıp bölgedeki kadınların, çocukların, gençlerin yaşadıklarını dilimiz döndüğünce anlatmaya ve bu dayanışmada onlara ses olmaya çalıştık. Panel ve etkinlikler düzenleyerek savaşın kadınlar üzerindeki olumsuz etkilerini daha çok kadınla bir araya gelerek konuştuk.

DAHA ÇOK KADINLA BİR ARAYA GELECEĞİZ
8 Mart yaklaşırken barış talebimizin yanı sıra çalışan kadınlar olarak iş yerlerinde, fabrikalarda yaşadığımız sorunlar –uzun ve yorucu çalışma süreleri, servis problemi, gece vardiyası, ustabaşları veya maruz kaldığımız tacizler– karşısında öne çıkan birçok talebimiz var. 
Biz çalışan kadınlar olarak; eşit işe eşit ücret istiyoruz. Vardiya sisteminin kaldırılmasını ve çalışma saatleri düzenlenmesini, kadınların yoğun olduğu fabrikalarda kreş açılmasını talep ediyoruz. Devletin hediye olarak lanse ettiği “Kadın İstihdam Paketi” ile söylenenin aksine, kadınlarımızın daha çok eve hapsedileceğini, esnek çalışma uygulaması ile taşeron sistemini, kayıt dışı ve sigortasız çalışmayı arttıracağını biliyoruz. Üç çocuk doğurarak evde oturmaya inat, üç çocuk değil, her işyerine kreş, her mahalleye ücretsiz kreş isteyeceğiz. 8 Mart’a hazırlanırken, düzenleyeceğimiz paneller ile taleplerimizi daha çok kadınla konuşacağız. İşçi kadınlara seslenen bildiriler dağıtacağız. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nün mücadele günü olduğunu bir kez daha hatırlayacağız.
8 Mart evde, sokakta işyerlerinde tacize, tecavüze, şiddete, ayrımcılığa, baskıya, yok sayılmaya karşı birlikte mücadele etmenin günüdür. Biz kadınlar olarak bir 8 Mart’a daha, insanca yaşayabilmek için taleplerimiz etrafında örgütlenerek ve mücadeleyi yükselterek gireceğiz. Panellerimizle, söyleşilerimizle, bildirilerimizle önce mahallede bir araya geleceğiz, sonra da el ele verip birlikte alanda olacağız

www.evrensel.net