Tek Gıda-İş’e açık mektup

Tek Gıda-İş’e açık mektup

TEK Gıda-İş Sendikası, ‘Evrensel’e Açık Mektup’ yazarak, gazetemizde önceki gün yayımlanan ‘ETİ işçileri: Patron koltuğunda sendikacılık yapılmaz’ başlıklı haberimizin “kasıtlı ve yalan” olduğunu iddia etti. “Bisküvi denince akla, ETİ geliyorsa sendikal mücadele ve önderlikte de mütavazı olmayacağız, Tek Gıda-İş Sendikası gelir” iddiasında bulunan Tek Gıda-İş Sendikasına yanıt, yine ETİ işçilerinden geldi. İşçilerin, “Evrensel gazetesinde ETİ’de çalışan biz işçilerin hazırladığı haberin yayımlanmasından sonra sendikamızın açık mektubuna cevap” başlıklı mektubunu aynen yayımlıyoruz:

“Öncelikle haberi biz işçiler hazırladığımız için isim yazamadık. Bu mektup da bir grup ETİ işçisi olarak çıkacak. Hiç bir işçi bu nedenle atılmamıştır, diyerek cevap veren sendikamızın bu cevabı bile düşündürücüdür. İşçiyi sendika değil işveren çıkartır zaten. 

Bu zorunlu cevaba geri dönersek; Bizlerin söylediklerine asılsız diyerek aynı zamanda Evrensel gazetesine suçlama getiren sendikamıza bir kaç soruyla yanıt vermek istiyoruz.
Öncelikle ETİ bünyesinde ne kadar çalışanın olduğunu biz işçilerin tam bilmesi beklenemez. Ayrıca sendikalı sayısı ve konu geçen fabrikaların sayıları tahmini olarak aramızda konuşarak belirlendi. Sayımız eğer bizim bildiğimizin bu kadar üstündeyse hem sevindik hem de sendikamızın gücünün ve sorumluluğunun arttığını düşündük.

Sayının miktarının yaptığımız eleştirilerin içeriğini etkilemediğini sanırım söylemeye gerek yok. 
Sendika deyince akla ilk başta gelen sendikamıza açık şekilde soruyoruz: Asgari ücrete alınan zamlar ve enflasyon oranı dışında yılda 4 ikramiye hakkımız mı bizleri tatmin etmeli? Ki bu ikramiyeler 7 kademeye bölünen gruplara göre verilmekte, 7. kademede olanlar tam ikramiye almakta. Yedinci kademede kimler var? Son sözleşmede büyük başarı olarak gösterilen 10 yılı aşkın ETİ’de çalışanların tümü 7. kademeye geçildi. Bu, fabrikanın yüzde kaçıdır lütfen açıklayın! Bizim tahminimiz, çok azı bu durumda. ETİ’deki işçi sirkülasyonunu sizler çok daha iyi bilirsiniz, çoğunluk genç ve yeni işçilerden oluşuyor. 4. ve 5. kademede olan bir işçi aynı işi yaptığı işyerinde yarım ikramiye alıyor, bu sendikamıza zül değil midir? Bir işçi tam ikramiye için 10 sene mi beklemek zorundadır?

Ayrıca net saat ücretine alınan zam sendikanın gücüdür, bunu da sizler çok daha iyi bilirsiniz. Sosyal haklar çercevesinde aldığımız kömür parası ve bayram paraları var, bunlar için minnettarız.
Öncelikli en önemli sorunumuzun ücretler olduğunu belirterek diğer konulara geçelim.

Çalışma saatlerimiz 07.00-15.00;15.00-23.00; 23.00-07.00’den 09.00-17.00; 17.00-01.00; 01.00-09.00’a alınırken söylenen bazı gerekçeler vardı. Önce anlaşılır gibiydi, şu anki durumda işçiler olarak bu durumdan rahatsısız. Öğlen 15’te çıkınca gün ölmüyordu ya da 23’te çıkınca evde zaman geçirilebiliniyordu. Şimdi belki geç giriyoruz, ama gün ölüyor. Ayrıca tam bir açıklama olmadan yılların çalışma saatleri neden, kim yararına değiştirildi merak ediyoruz. Mesai saatlerine yapılan bir ayarlama mı diye düşünmüyor değiliz. Ayrıca çalışma saatleri değişiyor, servisler kaos oldu, bunun bile ön hazırlık yapmadan uygulamaya konmasında hiçbir hazırlığı olmayan sendikamızı bütün ETİ çalışanlarının eleştirdiğini sosyal medya hesaplarından bile biliyorsunuz. 

Bir başka soru: Sendikanın olduğu yerde çay molaları olur. Evet, bizde de var. Peki, çaylar parayla mı olur? Bizlerin yemeklerden sonra içtiğimiz çaylar bile paralı, ETİ’de çay 25 kuruştur sizlerden almıyorlarsa biz söyleyelim. Ve bu aralar zam olacağı söyleniyor. 

30 kişilik çay ocağında 70 kişi sıkış tepiş olduğumuzu, soyunma bölümlerinde asgari düzen 20 kişilik yerde 50 kişi soyunduğumuzu biliyorsunuz. İnsani şartlarda çay sigara içmek ve eşyalarımızı değiştirmek istiyoruz. Sendika en makul olan servis, soyunma kabini, çay yeri gibi meseleleri çözmez mi? Temsilcilerimiz ve sendikacıların çay ocağını işleten dışarıdan insanlara ‘Buraya tabure alıverin insanlar ayakta’ demesi mi sadece ilk akla gelen sendikacılıktır? 

Genel olarak ETİ’de, kimse kusura bakmasın, ne bir konuyla ilgili bir bilgilendirme yapılır ne de soru soracak, tatmin edecek bir cevap alacak sendikacı bulursunuz. Ne yazık ki bunu sizler iyi biliyorsunuz. 
Yemekle ilgili şikayetler zaten aşikar, geçen yaz balıktan zehirlenince, o kimsenin severek yemediği balıktan kurtulduk. Bunda bir etkiniz olduysa teşekkür ediyoruz. Gece mesailerinde kahvaltıda süt içtiğimiz günleri biliyoruz ve bunlar artık yok. Fabrikada operatörlerin aldığı bir prim var, aylık brüt 250 TL. Sanırız ve A-B-C kademelerine göre veriliyor. A kademe 250 TL brüt alıyor. A kademe çok yoktur, ayrıca net ele gecen çok az oluyor. Son sözleşmede sendika yöneticileri ve temsilciler operatör olmasa da prim alıyormuş. Fabrikada yüzde 20 civarı operatöre verilen bu primden sizler gibi bizler de faydalanmak istiyoruz. 

Burada belirttiğimiz sayılar ve verilerde hatalarımız olabilir, çalıştığımız makinelerden bütünü göremiyor olabiliriz, sizlerin bizlere vermediğiniz bilgi ve eğitimlerden kaynaklı... Geneli siz görüp eksiklerimizi yanlışlarımızı düzeltirsiniz, bizler de öğreniriz. Hakkıyla sendikacılık yapıyoruz ve gece yastığa rahat yatıyoruz diyorsanız biz bütün taleplerimizi yutkunuyoruz. Yok değilse eleştirilere kızmadan gelin daha iyi çalışma koşulları ve ücret için hep birlikte çabalayalım. 

Son olarak toplu konut olarak ETİ işçilerini, anladığımız kadarıyla TOKİ vari borçlanma sistemiyle ev sahibi yapma projeniz var. Bizce önce coğunluğu genç olan ETİ işçilerine bir düğün salonu ve tatil imkanı yaratacak tesisler kazandırın. İyi sözleşmelerle alacağımız maaşlarla, ikramiyelerle bize en büyük katkıyı sunmuş olursunuz. 

Bir de ilk kez bu yılbaşında çikolata dağıtıldığı için teşekkür ediyoruz.

Bir grup ETİ işçisi”

www.evrensel.net