EMEP'ten 3 Kürt kadın siyasetçinin ölümüne tepki: Korku duvarını yıkıp birleşme zamanı

EMEP'ten 3 Kürt kadın siyasetçinin ölümüne tepki: Korku duvarını yıkıp birleşme zamanı

Silopide 3 Kürt kadın siyasetçinin polislerce katledilmesine tepki gösteren Emek Partisi (EMEP) Kadın Bürosu, “Kadınların birbirine uzanan elleri, barışın inşasına umut olacak” dedi. EMEP Kadın Bürosu tarafından yapılan açıklamada, “Temmuz ayından bu yana Kürt illerinde uygulanan sokağa çıkma yasakları ve işgalci ordular edasıyla halka yönelik ağır saldırılarda, şu ana kadar onlarca kadın ve çocuk hayatını kaybetti. Kendi yurdunda topla, tüfekle esir alınmaya çalışılan bir halk; kadınıyla, çocuğuyla, hatta doğmamış bebeğiyle ölüm sırasını beklerken, biliyoruz ki kuşatılan ve teslim alınmaya çalışılan, aynı zamanda bizim geleceği kurma mücadelemiz” denildi. 

Açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi; “Kadınları vuruyorlar önce! Taybet İnan’ın 7 gün yerde bekleyen cansız bedeni de, kahvaltı sofrasında çocuklarıyla yemek yerken top mermisiyle oracıkta can veren Melek Alpaydın’ın ölümü de aslında topyekûn teslim almaya çalıştıkları topluma birer mesajdı. 35 günlük Tahir bebek de, 3 aylık Miray da aynı zihniyetin, silahla, kuşatmayla vazgeçiremediği ‘eşit ve özgür bir yaşam kurma’ mücadelesi verenlere gözdağıydı. Tıpkı önceki gün Silopi’de katlettikleri üç Kürt kadın gibi. Çünkü en çok ve ilk önce kadınların sesi kısılmalı, örgütlenmeleri, mücadele etmeleri engellenmeliydi!  En başta da politik kadınlar. Ekin Wan’ın ölü bedeni ibret olsun diye sokaklarda sergilendi. Dilek Doğan, Yeliz Erbay, Şirin Öter ‘şafak operasyonlarında’ üzerlerine kurşun yağdırılarak hunharca infaz edildi. Kız kardeşlerimizin sesine ses vermek zorundayız! Bu savaşa ve topyekun imha operasyonuna ses çıkarmazsak, bu sessizlik boğazımıza yeni düğümler atar. Şimdi yaratılan korku duvarlarını yıkıp, bu barbarlığa karşı birleşme zamanı. Kadınların bedenleri üzerinden pekiştirdikleri iktidarlarına karşı eşitlik, özgürlük taleplerini haykırma zamanı. Kürt halkına, statü taleplerinden vazgeçirmek için savaş açan bu zihniyetin, bizler için de verebileceği ancak daha fazla baskı, şiddet ve ölüm olabilir. Devlet şiddeti derhal durdurulmalıdır! Silahlar susmalı, acil olarak diyalog ve müzakere zemini yaratılmalıdır.” (İstanbul/EVRENSEL)

www.evrensel.net