HTKP'de ayrılık
.

HTKP'de ayrılık

Olağanüstü kongresini geçtiğimiz hafta yapan Halkın Türkiye Komünist Partisi (HTKP) üyesi 147 kişi partiden ayrıldı.

Aralarında partinin kurucu merkez komite üyeleri Kurtuluş Kılçer, Hanife Şahan, Yavuz Karamahmutoğlu,Ahmet Tarık Yenil, Aysel Tekerek, Bilgütay Hakkı Durna, Umut Kuruç ve Kamil Tekerek’in de bulunduğu 147 kişinin yayımladığı açıklamada ayrılık gerekçesi olarak partideki tartışmaların olağanüstü kongre ile giderilmeye çalışıldığı ancak bunda başarılı olunamadığı belirtildi.

Açıklamada "Bir sonuç raporunun şekillenemediği bu kongrede, temel olarak İkinci Cumhuriyet’e ve AKP iktidarına bakış, emperyalizmin durumu, Kürt sorunu, siyasal mücadelede partinin rolü, parti tarihi ve parti ile Birleşik Haziran Hareketi arasındaki ilişkiler temel tartışma başlıkları olmuştur. Bu tartışma başlıklarının hiçbirinde siyasal, ideolojik ve örgütsel bir ortaklaşmaya varılamamıştır" denildi.

HTKP'den yapılan açıklamada ise "Bugün, en üst karar alma organı olan Kongre'de ortaya çıkan sonuçların ardından, bir grup parti üyesinin, mücadelelerini HTKP saflarında sürdürmeme kararı aldıklarını öğrenmiş bulunuyoruz. Kongre/Konferans sürecimize, Kongre’de onaylanan siyasi ve örgütsel doğrultumuza ve Kongre süreci öncesinde yaşanan tartışmalara ilişkin bir dizi çarpıtma ve yalan da içeren bir metin yayınlayarak Parti ve Kongre iradesini tanımayan arkadaşlarımızın Halkın Türkiye Komünist Partisi’yle ilişkileri kesilmiştir" ifadeleri kullanıldı.

HTKP'DEN AYRILAN GRUBUN AÇIKLAMASI

Sol ve Sosyalist Kamuoyuna,
Türkiye Komünist Partisi için “yolumuza devam ediyoruz!”
Halkın Türkiye Komünist Partisi (HTKP) içerisinde siyasal, örgütsel ve hatta ideolojik kimi başlıkların tartışma konusu haline geldiği sosyalist kamuoyu tarafından bilinmektedir. Özellikle seçim döneminde, somut bir olgu olarak, seçimlere yönelik politika ve tutum konusunda daha belirgin hale gelen bu tartışma süreci, partinin olağanüstü kongre kararıyla sonlandırılmak istenmiş ve tartışma başlıklarında ortaklaşma yoluna gitmek üzere adım atılmıştır.
Ancak, Kongre sürecinde bu tartışma başlıklarının tüketilmesi ve ortak bir kongre raporu haline getirilmesi sağlanamamıştır. Bir sonuç raporunun şekillenemediği bu kongrede, temel olarak İkinci Cumhuriyet’e ve AKP iktidarına bakış, emperyalizmin durumu, Kürt sorunu, siyasal mücadelede partinin rolü, parti tarihi ve parti ile Birleşik Haziran Hareketi arasındaki ilişkiler temel tartışma başlıkları olmuştur. Bu tartışma başlıklarının hiçbirinde siyasal, ideolojik ve örgütsel bir ortaklaşmaya varılamamıştır.
Parti Kongre süreci, ortada önemli siyasal ayrımlar olduğunu bir kez daha göstermiştir. Bu siyasal ayrım noktaları aynı zamanda ciddi bir ideolojik farklılaşmayı da beraberinde taşımıştır. Dolayısıyla partinin nasıl yol alacağı konusundaki tıkanma aşılamamıştır.
Bu tartışma başlıkları ve ayrım noktaları bizler açısından aşağıdaki şekilde özetlenebilir:
Bir kriz içerisinde bulunan emperyalizmin zayıf noktalarını belirlemek gerektiği açıktır. Bu açıdan emperyalizmin müdahalesini ve bu müdahalelere dönük bütün dirençleri ile emperyalizmin kriz dinamiklerini, devrimci olanaklar açısından ele almak gerekir. Ancak, emperyalizmin sarsıcı krizlerle yenilmekte olduğu tezi doğru değildir. Bununla beraber emperyalizmin gerek dünyanın genelinde, gerekse bölgemizdeki yönelimlerini hafife alma eğilimi ile bölgedeki seküler güçleri desteklemek adına anti-emperyalist görevlerin ihmal edilebileceğine dair olan yaklaşım, gerçek bir zemine oturmamaktadır. Dolayısıyla komünistler gerçek anlamda anti-emperyalist mücadele veren tüm güçler ile dayanışma içerisinde olmalı ve ortak mücadele hattını çizmelidirler. Bu güçlerin tek tek tanımlanması ve anti-emperyalist-seküler karakterlerinin ortaya konması gerekmektedir.
13 yıllık AKP iktidarının bugün geldiği yer, geriye dönüşü mümkün olmayan yeni bir rejimdir. İkinci Cumhuriyet olarak nitelendirdiğimiz bu rejim, bugün yeni kriz dinamikleriyle karşı karşıya bulunmaktadır. Bu kriz dinamiklerinin değerlendirilmesi ve devrimci mücadele açısından olanakların ortaya konulması önemlidir. Ancak, AKP rejiminin çöküşe doğru gittiği ve Türkiye’de devrimci duruma evrilebilecek bir kriz nesnelliğinin oluştuğu tezleri kabul edilebilir değildir.
Kürt sorununa dair, Kürt siyasal hareketi ile ilişkiler konusunda komünist hareketin ilkeli, dostça ve eleştirel bir tutum içerisinde olması gerekmektedir. Ancak, Kürt siyasal hareketinin, politik duruşu nedeniyle, İkinci Cumhuriyet rejiminin karşısında yer alamayacağını düşündüğümüzden, başta seçimlerde HDP ile ittifak, sonrasında ise Barış Bloğu’na girme önerileriyle somutlanan güncel siyasal yaklaşım bugün bizler açısından doğru değildir.
Parti’nin İkinci Cumhuriyet rejimine karşı, siyasal mücadelede etkin bir misyon yüklenmesi ve sosyalizmin bağımsız siyasal hattının oluşturulması gerekmektedir. Parti formuna sahip örgütlü siyaset yerine, toplumsal dinamik ve hareketleri merkeze koyan anlayış ile ittifaklar politikası ekseninde gelişen mücadele tarzı, bizler açısından partinin siyasetten soyutlanması anlamına gelmektedir. Böyle bir tarzın güncel mücadelede tarihsel kazanımlar ortaya çıkarmayacağı açıktır.
Halkın Türkiye Komünist Partisi, programatik hattını sınıf uzlaşmazlığı üzerine kurmuştur. Bu anlamıyla düzen içi güçlerle ve düzen partileriyle yan yana gelecek işbirliği arayışları düzen içi siyaset zeminine ve sınıf uzlaşmacılığına kapı aralayabilir. Düzen içi siyasi güç ve partilerle görüşmeyi “politika yapma” sayan anlayış bizler açısından doğru değildir.
HTKP’nin, Türkiye Komünist Partisi’nin mirasçısı ve devamı olan bir parti olarak, TKP’nin yeniden siyaset sahnesine dönmesi hedefiyle çalışma yürütmesi gerekmektedir. Bu açıdan, parti tarihimize dönük reddiyeye varan eleştirel yaklaşımlar ve geleneğimizden kopuş anlamına işaret eden bir bakış açısı kabul edilemez.
Bileşeni ve kurucusu olduğumuz Birleşik Haziran Hareketi’nin sosyalizmin toplumsal anlamda eşik atlaması için önemli bir güçbirliği olduğu yadsınamaz. Ancak, bugün Birleşik Haziran Hareketi’nin daha etkin, daha kitlesel ve bağımsız bir siyasal odak haline gelmesi için yeni bir atılıma ihtiyacı bulunmaktadır. Birleşik Haziran Hareketi’nin sosyalizmin bağımsız siyasal odağı haline gelmesi, başka siyasi güçlerin gölgesi altında mümkün değildir.
Halkın Türkiye Komünist Partisi içinde yaşanan siyasal, ideolojik ve örgütsel farklılaşma, sosyalist siyasal mücadelede ortak bir örgütsel-siyasal zeminin varlığını ortadan kaldırmış, farklı iki siyasal hattın belirginleşmesine neden olmuştur.
Biz, farklı çalışma alanlarını temsil eden ve aşağıda imzası bulunan Türkiye Komünist Partililer, sosyalist siyasetin yeniden etkin bir mücadele yürütmesi ve sosyalizmin bağımsız hattının mutlaka kurulması gerektiğinden hareketle, başta işçi sınıfı olmak üzere, emekçi halkımızın sosyalist seçenekten mahrum bırakılamayacağını, bunun için Türkiye Komünist Partisi’nin örgütsel ve siyasal bir varlık olarak yeniden ayağa kalkması gerektiğini biliyoruz.
Bu amaç doğrultusunda, bugün, HTKP içinde ortaya çıkan farklılaşmanın sonucu olarak, ayrı bir siyasal mücadele hattıyla yolumuza devam edeceğimizi ve yukarıda belli başlı yaklaşımlarını ifade ettiğimiz anlayışla yolumuzu ayırdığımızı ilan ederiz.
Türkiye işçi sınıfının aklı ve örgütlü gücü olarak, toplumsal zeminde büyük ve kitlesel bir siyasal parti haline gelecek Türkiye Komünist Partisi için “yolumuza devam ediyoruz.”

HTKP'NİN AÇIKLAMASI

"Halkın Türkiye Komünist Partisi, 1-2 Ağustos 2015 tarihlerinde gerçekleştirdiği Olağanüstü Kongre/Konferans toplantısıyla siyasi doğrultusunu netleştirmiş, merkezi organlarını yenilemiştir. Böylelikle, Olağanüstü Kongre/Konferans, TKP 12. Kongre siyasi-örgütsel raporu başta olmak üzere, temel metinlerimizde ortaya konan devrimci yaklaşımın partimizin esas çizgisi olduğunu bir kez daha teyit etmiştir.

Olağanüstü Kongre/Konferansın usulü ve her aşaması, Parti tüzüğümüze uygun şekilde bir önceki Merkez Komitesi tarafından belirlenmiş ve uygulamaya konmuştur. Kongre/Konferansın temel işlevi, siyasi netliğin oluşturulması ve sorumlu organların tayin edilmesi olarak tespit edilmiştir. Kongre/Konferans sürecimiz yaklaşık bir aylık bir zaman dilimine yayılmış, bu süre zarfında tüm örgütlerimizde, kongre raporunu hazırlamakla görevli komisyonun yanı sıra tüm Merkez Komitesi üyelerinin ve tüm yoldaşlarımızın söz hakkına sahip olduğu toplantılar düzenlenmiştir. Kongre/Konferansımızın nihai toplantısı, tamamı söz hakkına sahip 1100’den fazla delege yoldaşımızın katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Yapılan oylamalar ve seçimler herhangi bir tartışmaya veya itiraza konu olmayacak şekilde tamamlanmıştır.

İki gün süren tartışma ve oylamaların ardından yeni Merkez Komitesi çalışmaya başlamış, partimizin hedeflerinin hayata geçirilmesine yönelik örgütsel düzenlemeler için planlamalar yapmıştır. Partinin yeni dönemdeki ilk Merkez Komitesi toplantısı 9 Ağustos Pazar günü yapılacaktır.

Bugün, en üst karar alma organı olan Kongre'de ortaya çıkan sonuçların ardından, bir grup parti üyesinin, mücadelelerini HTKP saflarında sürdürmeme kararı aldıklarını öğrenmiş bulunuyoruz. Kongre/Konferans sürecimize, Kongre’de onaylanan siyasi ve örgütsel doğrultumuza ve Kongre süreci öncesinde yaşanan tartışmalara ilişkin bir dizi çarpıtma ve yalan da içeren bir metin yayınlayarak Parti ve Kongre iradesini tanımayan arkadaşlarımızın Halkın Türkiye Komünist Partisi’yle ilişkileri kesilmiştir.

HTKP ile yolları ayrılan arkadaşlarımıza yeni siyasi hayatlarında başarılar dileriz.
Partimiz sosyalist iktidar mücadelesini, kurulduğu günkü azim ve kararlılıkla sürdürmektedir.

Yaşasın Halkın Türkiye Komünist Partisi!

Yaşasın Türkiye Komünist Partisi!

Yaşasın Devrim ve Sosyalizm!

Halkın Türkiye Komünist Partisi" (HABER MERKEZİ)

www.evrensel.net
ETİKETLER HTKP