Sessiz Düğüm:  Şiir mi, Hayat mı?

Sessiz Düğüm: Şiir mi, Hayat mı?

Kıymet CEVİZ

Bir kadın, iki adam ve bir çözülüş.. Bu bir şiir mi yoksa alalede bir yaşam öyküsünün arka bahçesi mi? Bu minvaldeki sorular bu çözülüşe ışık tutmaktadır. Mustafa Köz, Sessiz Düğüm ile okurunu  sırrı çözmeye çoktan ikna ediyor. 

Çan Uykusu, Yengeç Sepeti, Sincabın Gölgesi gibi kitapları bulunan Köz’ün seçme şiirleri pek çok dile çevrildi. Türkiye Yazarlar Sendikasının Genel Başkanlığı görevini ise hâlâ sürdürüyor. 

Şiirsel bir trajedinin ortasında iki adam ve bir kadın. “Hangisi benim?” diye sormaktadır şair. Şair, sevgili mi yoksa ölü mü ? Şiirsel bir düzlükte bu düğümün düş bozumu sahnelenmektedir: 

“Yalnızlık” demiştin, 
“Yalnızlık, işte bu boş ceket koluna dolan sabah rüzgârı.” 
“Hepimiz ürperiyoruz o rüzgârla.” 

Monolog ve diyaloglarla içiçe karmaşık olsa da bu sessiz düğüm zorluyor bir şiir yolu boyu, şiirsel bir diyalog sahnesi, bir kadın ve iki adam: 

1.ADAM 
Mutluluk , büyümeyen bir şey öyleyse. 

2. ADAM 

Büyüdükçe çürüyen bir şey. 

KADIN 
Onun için mi götürdün onu yanında ? 

2. ADAM 
Mutlu muydum seninle? Böyle demeyelim de büyüdükçe bulaşıyordu sana da, 
bunun için bırakmak istemedim bu sayrılığı kimseye. 
Biraz da senin o yalancı olgunluğun çürütüyordu beni. 

Sessiz Düğüm’de yer alan bu pasajda olduğu gibi üç kişi arasında fasit bir döngüye dönüşür her şey. 30 yaşlarında bir kadın ve iki erkek. Kadın, çakırkeyif. Şairin betimleyişine göre ise; “Sözcükler, çakıl taşları gibi hışırdıyor ağzında” 1.Adam ise tedirgin. 2.Adam ise Ölü. 

Şiirleriyle bir yere yetişmeye çalışmıyor da hayatın, boynuna doladığı ilmekleri üzerinden atar gibi çekiştiriyor sözcükleri. Bu düğüm çözülmeli, şiir mi hayat mı?

www.evrensel.net