Muhaliflerin Halep’te başarı kazanması zor

Muhaliflerin Halep’te başarı kazanması zor

Mona ALAMI

Muhalif güçler son aylarda Suriye’nin kuzeyinde önemli kazanımlar elde etti ancak İdlip eyaletindeki hızlı ilerleyişlerini, rejime sadık güçlerin yoğunlaştığı Suriye’nin ekonomik kalbi Halep’te tekrarlamaları zor olacak.
İdlip’te ilerleyen Fetih Ordusu’nun ülke genelinde –Kalamun dahil- birkaç kolu daha var. Bu grup, Halep’te de ‘Halep’in Fethi’ adı verilen bir operasyon merkezi oluşturdu. 21 Temmuz’da, Lübnan sınırına yakın bir bölgede bulunan ve Hizbullah ile Ulusal Savunma Güçleri’nin saldırısı altındaki Zabedani’ye misilleme olarak İdlip’te halen rejimin elinde bulunan Alevi köyleri Fua ve Kafr’a yönelik saldırı başlattılar.
Mart ayında el Nusra Cephesi, Cundul Aksa, Ahraru’ş Şam, Liva el Hak, Ceyş’ül Sünne, Cunduş Şam, Feyluk’uş Şam gibi muhalif grupların Fetih Ordusu bayrağı altında toplanması ve İdlip’te gerçekleştirdikleri hızlı ilerleme, uzmanlar tarafından Katar, Suudi Arabistan ve Türkiye arasındaki çıkar ilişkilerinin yumuşaması ve uyumlulaşmasına bağlanmıştı.
Reyhanlı’da bulunan Nureddin Zengi Hareketine mensup bir muhalife göre İdlip’teki gruplaşmada başka faktörler de rol oynadı.Kimliğinin gizli kalması koşuluyla Al-Monitor’e konuşan kaynak, “El Nusra Cephesi burada Hazım Hareketi ve Suriye Devrimciler Cephesi’nden kurtularak en büyük oyuncu haline geldi ve İslamcı grupların tek bir bayrak altında toplanmasında rol oynadı” diyor.
İdlip eyaletinde devasa sayıda savaşçı yer alıyor. Reyhanlı’da Al Monitor’e konuşan kaynağa göre bu rakam 40 bine - Bu rakam bağımsız kaynaklarca teyit edilemedi- yaklaşıyor. Farklı muhalif güçlerden alınan rakamlara göre Halep’te 28 bine yakın muhalif savaşçı bulunuyor.
İdlip’te muhalifler için başarıyı getiren yukarıda saydığımız faktörler 35 mil uzaklıktaki Halep’te mevcut değil. Al Monitor’a konuşan Özgür Suriye Ordusu’ndan Albay Abdülcabbar el Okaidi, “Halep, İdlip’ten çok daha büyük bir bölge. Selahaddin gibi bir mahallesi, İdlip şehrinin kendisi kadar büyük” ifadesini kullanıyor.
Savaşçıların vurguladığı üzere İdlip’te 500 bin kişi yaşarken, Halep ise birkaç milyonluk nüfusa sahip. Okaidi, “Şehrin ülkenin ekonomik başkenti olması onun rejim için de önemini artırıyor. Ordu, buradaki savaş için büyük bir insan gücünü seferber etti” diyor.
Buna ek olarak İdlip’in aksine Halep’te, Moşat Külliyesi gibi hem askeri akademi hem de 46 ve 111. Taburlar için üs olarak kullanılan çok daha fazla sayıda askeri mevzi var.  Halep aynı zamanda çoğu Özgür Suriye Ordusu’na mensup sayısız muhalif gruba ve az sayıda İslamcı tabura ev sahipliği yapıyor.

‘HALEP’İN FETHİ’ ÜSSÜ

Halep’in Fethi üssünün kurulması bir noktaya kadar birleşmeyi sağladı. Şam Cephesi, Nureddin Zengi Hareketi, Saffa Tugayı, Feyluk’uş Şam, Fastakim Kama Ummirat Tugayları, Halifeliğin Şafağı Tugayları ve 16. Tabur’un da arasında olduğu 15’ten fazla grup bir araya geldi. Bu gruplardan bazıları Türk ordusu operasyon merkeziyle ilişkili. Bu merkezle hareket eden bir savaşçının söylediğine göre, ABD’den anti-tank TOW füzeleri alan grup, Suudi Arabistan ve Katar’da eğitildi.
El Nusra Cephesi, Cundul Aksa ve Ebu Amara Tugayları, Ensar el Şeria adını verdikleri bir operasyon merkezi kurdu. Okaidi’ye göre tek bir merkezi üs oluşturma yönündeki ilk plan, IŞİD’in 2 aydan fazla bir süre önce başlattığı saldırıyla engellendi.
Halep’in Fethi merkezinin şu anki yapısı daha iyi bir koordinasyon sağlasa da, halen birkaç üsten oluşan gayrimerkezi bir oluşum konumunda. Sukur el Cebel grubundan Teğmen Hasan Halil’in söylediğine göre “Tüm askeri operasyonlardan bir operasyon merkezi ve tek önderliğin sorumlu olduğu İdlip’te durum böyle değil.”
Halep’teki muhalifler, aynı zamanda kişisel ve siyasi rekabetten de olumsuz etkileniyor. Bunlardan biri Müslüman Kardeşler’e bağlı birkaç grubun -Liva Tevhid, Şam Devrimcileri ve Ceyş’ül Mücahidin- ortaklığında görülüyor.
Nureddin Zengi Hareketi mensubu kaynak, “Müslüman Kardeşler ilk olarak belli gruplara önemli paralar bağışlarken bazılarını da dışarıda bıraktı. Bu da farklı gruplar arasındaki gerilimi artırdı” diyor. Aynı zamanda Halep’teki muhalif gruplar, yozlaşmadan da nasibini alıyor. Bazı gruplar, para karşılığı silahlarını satarken stoklarını tüketiyor. Kaynak, “En çok para IŞİD’de var bu da bu tip anlaşmalarda kazananın onlar olmasını sağlıyor” diyor.

İDLİP’TE OLMAYAN: IŞİD FAKTÖRÜ

Halep’te IŞİD’in varlığı da, IŞİD’in olmadığı İdlip’in aksine kentteki muhalif grupların dağılmasında rol oynayan bir başka faktör. Türkiye sınırından Halep’e, IŞİD’le var olan 37 millik ön cephe, muhaliflerin bölüklerini birkaç ayrı cepheye yaymasına ve rejimin yanı sıra IŞİD’le de savaşmalarına neden oluyor.
Muhalifler, IŞİD’le savaşı sosyal ve dini açılardan karmaşık bir sorun olarak görüyor. Halil’in açıkladığına göre Halep’in özellikle kuzeyinde ya da kırsal bölgelerinde çok sayıda aile bölünmüş durumda. Bazı aile üyeleri muhaliflerle birlikte bazıları ise IŞİD’le birlikte savaşıyor.
Halil, “Muhalifler IŞİD’le savaşırken bir akrabalarını öldürebilecekleri endişesini taşıyor” diyor. IŞİD’in de muhaliflerin de Müslüman olması endişeleri artırıyor.
Askeri strateji, muhalif gruplar arasındaki sürtüşmenin bir diğer yanı. Kaynak, “İdlip’te Fetih Ordusu birleşik bir pozisyonu benimsedi. Halep’te ise muhalifler hangi bölgeleri hedef alacakları ve ilk olarak IŞİD’le mi yoksa rejimle mi savaşacakları konusunda anlaşmazlık içinde” ifadesini kullanıyor.
Al Monitor’e konuşan savaşçılara göre şehir şu anda tamamen bölünmüş durumda. Muhalif gruplar kentin yüzde 60’tan fazlasını kontrol ederken Esad güçlerince iki taraftan kuşatılmış durumdalar.
Nureddin Zengi Hareketi’nden kaynağım da dahil olmak üzere bazı muhalifler, önceliğin IŞİD’le savaşa verilmesi gerektiğinden ve ordunun küçük cephelerde meşgul edilmesinden ya da ikmal yollarının engellenmesinden yana. Okaidi gibi diğerleri ise sivil bölgelerden ziyade batı Halep’te rejimin havaalanı, askeri akademi gibi mevzilerinin hedef alınması gerektiğini söylüyor.
Muhaliflerin arasındaki farklı görüşler sebebiyle Halep savaşı, muzaffer olan taraf tamamını alana kadar, daha uzun süre devam edecek bir savaş olarak gözüküyor. Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyinde IŞİD’e karşı savaşa katılma kararı muhaliflerin kırsal bölgelerde IŞİD’in elinde bulunan yerleri ele geçirmesine yardımcı olabilir.

Al-Monitor’den çeviren Mithat Fabian Sözmen. Ara başlıklar Evrensel’in tercihidir.

www.evrensel.net