Cudi Dağı'ndaki yangın Asurî köyünü de yaktı

Cudi Dağı'ndaki yangın Asurî köyünü de yaktı

Hasan AKBAŞ
Diyarbakır

Cudi’de, Silopi’ye bağlı köyleri de etkileyen yangına ilişkin henüz yetkililerden bir açıklama gelmezken, köylüler yangının askerler tarafından çıkarıldığını iddia ediyor. Aksu (Herbol) Köyü’nden Petrus Karatay, “Köylere dönüşlerin olması devleti harekete geçirdi. Aydınlatma mermilerinin askerler tarafından atıldığına şahidim” dedi. Petrus, bölgenin yeniden ağaçlandırılması konusunda seferber olma ve güçlü bir kampanya başlatma çağrısı yaptı. 

YANGIN AYDINLATMA MERMİLERİYLE ÇIKARILDI
Büyük bölümü 90’lı yıllarda boşaltılan ve yakılan köylerin bulunduğu yangın bölgesine dair Aksu Köyü Yeniden Yapılandırma Komitesi üyesi Petrus Karatay ile konuştuk. 15 Haziran’ı 16 Haziran’a bağlayan gece aydınlatma mermilerinin atıldığını gördüğünü ifade eden Karatay, “İlk olarak yangın 23.30’da Damlaca Köyü’ne atılan aydınlatma mermisiyle başladı. Aynı gece 23.50’de Aksu Köyü’nün kuzey doğusuna aynı mermi düştü ve bir an da alevler yükselmeye başladı. Mermilerin askerler tarafından atıldığına şahidim” dedi. Bu iddiasını bölgeye gelen jandarma ekiplerine de doğrulattığını ifade eden Karatay, “Termal kameralardan gerillaların görüntüsünü tespit ettiklerini iddia ediyorlar. Ancak bunun hiçbir geçerli dayanağı yok. Çünkü atılan aydınlatma mermileri zaten insanların yaşadığı, hayvanların bulunduğu alanlara atılıyor” dedi.

6 YILDIR KURMAYA ÇALIŞTIĞIMIZ KÖYÜ YOK ETTİLER
Yakılan ve boşaltılan köylerinde yeniden inşa süreci başlattıklarını, söyleyen Karatay, “6 yıl boyunca yaptığımız her şey yandı. Diktiğimiz 3 bin 500’ü aşkın ağacın hepsi yandı. İnşaat malzemelerimizin hepsi yandı. Konteynerlerden, sulama aletlerine kadar köyde kullanılan her şeyin büyük bölümü kullanılamaz hale geldi” dedi. Yangının köye dönüşleri engellemek amacıyla çıkarıldığını söyleyen Karatay, “Asker köye dönüşlere karşı hâlâ 90’lı yılların taktiklerini uygulamaya çalışıyor. Köye dönüş olmaması için ellerinden geleni yapıyorlar. Bölge insansızlaştırılmak isteniyor. Yaşam alanlarını yok ederek, yeniden kurmaya çalıştığımız köyleri yakarak eski haline getirmek istiyorlar. Bu sene köye dönüşlerde artış vardı. Bağ, bahçe ve yeni yaşam alanları hızla kurulmaya başlanmıştı. Bu yangının temel hedefi buydu” dedi. 

BİNBAŞINDAN ‘SEN O KANUNLARI BOŞVER’ YANITI
Geçmişte kendisine çeşitli tehditler yöneltildiğini aktaran Karatay, “Bakın kelimesi kelimesine size aktarayım. Bundan önceki merkez Silopi Jandarma Komutanı Bekir Binbaşı aynen şunları söyledi, ‘Bu şerefsizlerden tek bir kişi bu dağlarda bulunursa, tek bir kişinin dahi köye geri dönüşüne müsaade etmeyeceğiz’ demişti. Şerefsizler diye gerillaları kastediyor. Bu sözün üzerine 2004 yılında çıkarılan kanunu hatırlattım. O kanunda şöyle diyor, ‘Herkes köyüne dönebilir. Devlet gerekli imkanları sunar.’ Bu hatırlatma üzerine bana gülerek, ‘Sen o kanunları boş ver. Biz müsaade etmeyeceğiz’ yanıtını verdi” dedi. 

YENİDEN YAŞAMI KURMAK İÇİN SEFERBER OLALIM
Yaşananların ardından köylerini yeniden kurmak için çabalayacaklarını ifade eden Karatay, “Tüm kesimlere dayanışma ve destek çağrısında bulunuyorum. Bölgenin yeniden ağaçlandırılması ve yaşam alanlarının kurulması için kampanyalar ve seferberlik başlatılması çağrısında bulunuyorum” dedi. 

KARADENİZ, GEZİ, CUDİ İÇİN ORTAK MÜCADELE 
Amed Ekoloji Meclisi Eş Sözcüsü Gültekin Aydeniz de bir kampanya başlattıklarını belirterek, “Önümüzdeki günlerde Türkiye’deki ekolojistlere bir çağrıda bulunarak, doğanın tüm güzelliklerine yönelik saldırılara karşı mücadeleyi birleştirme çağrısı yapacağız” dedi. Bu kapsamda 500 bin ağaç dikilmesi için çabalayacakalrını söyleyen Aydeniz, “Kardeniz’de, Cudi’de, Gezi Parkı’nda yapılmak istenenlerin hepsinin karşısında ancak birlikte mücadele ederek durabiliriz”diye konuştu. 

(Foto: DİHA)

Son Düzenlenme Tarihi: 19 Temmuz 2015 14:31
www.evrensel.net