Gazetecilikte yeni imkanlar, yeni arayışlar

Gazetecilikte yeni imkanlar, yeni arayışlar

Bir kişi akıllı telefonundan, ipad’inden, bilgisayarından bir anda birçok haberi görebilir, bazılarını sonuna kadar okuyabilir ya da bazılarına şöyle bir bakabilir. Oradan bir bilgi edinir. Ama tüm haber, yorum, fotoğraf, karikatür ve diğer içerikleriyle basılı bir gazete bir yayın politikası etrafında hareket ederek okura bir dünya sunar (Görsel Kaynağı: https://www.oxy.edu/ )

Fatih POLAT

Oxford Üniversitesi Reuters Gazetecilik Çalışma Enstitüsü, bu yıl dördüncüsünü hazırladığı Dijital Haber Raporu’nu (2015) yayımladı. Rapor, dijital mecraların habere erişim bakımından eski kalıpları kıran imkanlar açtığını ortaya koyuyor. Bu sürece son yirmi yıl içinde aşama aşama gelindi. Okur için habere ulaşımı anlık hale getiren ve maliyetini de, ucuz bir akıllı telefon ile Wi-Fi bağlantısı olan bir alanda ücretsiz hale getiren bu yeni ortam, kağıda basılı olarak çıkan gazete açısından da görmezden gelemeyeceği ve kendisini doğrudan etkileyen bir yeni durum anlamına geliyor.

REUTERS’İN DİJİTAL HABER RAPORU

Bu yeni durumu çeşitli açılardan değerlendirmeye geçmeden önce Reuters Gazetecilik Çalışma Enstitüsünün sözünü ettiğimiz raporundan Şükrü Oktay Kılıç'ın derlediği kısmı olduğu gibi aktaralım...

Akademiden ve medya sektöründen birçok deneyimli ismin katkılarıyla hazırlanan rapor 112 sayfadan oluşuyor. Rapor için 12 ülkeden yaklaşık 24 bin internet kullanıcısıyla konuşulmuş. Bu ülkeler arasında Türkiye yok; ABD, İngiltere, Almanya, Japonya ve Brezilya öne çıkanlar. Enstitü, elindeki dört yıllık veriden faydalanarak hazırladığı raporda, internet kullanıcılarının haber okuma alışkanlıklarındaki değişimlerden hikaye anlatma tekniklerindeki gelişmelere, dijital habercilik ve reklam ilişkilerinden yeni medya gazeteciliğinin karşı karşıya olduğu sorunlara kadar pek çok konuya ışık tutuyor.
1997’den 2001’e kadar BBC’nin internet stratejilerini şekillendiren Gazeteci Nic Newman, raporun bulgularını altı maddede özetliyor:

“1/ Özellikle ABD, İngiltere ve Japonya’da son 12 ayda akıllı telefonlarından haber okuyan kullanıcıların sayısı dikkate değer bir oranda arttı. Araştırmanın kapsadığı 12 ülkede, akıllı telefonlarını habere ulaşmak için kullanan okuyucuların oranı bir yılda yüzde 37’den yüzde 46’ya yükseldi. Bu oran, akıllı telefon kullanıcılarının yüzde 66’sının haftada en az bir kere mobil araçlarını habere ulaşmak için kullandığını gösteriyor. Kimi haber organizasyonları bu değişime ayak uydururken, kimileriyse mobil uygulamalar ve tarayıcı üzerinden daha geniş kitlelere ulaşmakta zorlanıyor.

2/ Televizyon, birçok ülkede hâlâ kullanıcıların habere ulaşmak için kullandığı en önemli mecra. Fakat ABD’de tahtı online mecraların elinden geri alması olası değil. Basılı medyadaki düşüş devam ederken, haberleri sosyal medyadan takip eden kullanıcıların oranı yine ABD’de dört yılda yüzde 25’ten yüzde 40’a çıktı. Kullanıcıyı televizyondan koparmak isteyen dijital haber merkezleri; yeni görsel formatlara, online videolara, sosyal medyaya daha çok ağırlık veriyor.

3/ Buzzfeed, Huffington Post gibi yeni oyuncular, Guardian, New York Times gibi gazeteler ve BBC, CNN gibi köklü medya kuruluşları arasındaki daha fazla global kullanıcıya ulaşma savaşı şiddetleniyor.
4/ Okurların hatırı sayılır çoğunluğu online reklamlardan duyduğu memnuniyetsizliği dile getiriyor. Ana sayfaların önemi giderek azalıyor. Bulgular, internet kullanıcılarının haber sitelerinin ana sayfalarında daha az vakit geçirdiklerini gösteriyor. Bu alanda yazılan makaleler, yayımlanan/sızan raporların hemen tamamında bu gerçeğe zaten vurgu yapılıyor.

5/ Veriler, çok daha az sayıda kullanıcının haber sitelerinin ana sayfalarına girdiklerini gösteriyor. Daha fazla okuyucu, aramalar ve sosyal medya gibi yan yollardan direkt olarak makale sayfalarına ulaşıyor. 
ABD’de okurların sadece yüzde 36’sı haberleri bir sitenin ana sayfasından takip ediyor. Sosyal medya platformlarını haber alma kaynağı olarak kullananların oranı yüzde 35’e çıkmış durumda. 
6/ Raporda, Facebook’un ve yine Facebook’a ait olan Instagram ve WhatsApp’in haberlerin bulunması, tartışılması ve paylaşılmasında oynadığı rolün güçlendiğine dikkat çekiliyor.

Dünya basınında, haber merkezleri ile birlikte çalışan ‘sosyal haber editörü’, ‘sosyal video editörü’, ‘sosyal haberler takımı’ gibi pozisyonlara, masalara artık yabancı değiliz. Siteye trafik çekmek yine en önemli amaç olmayı sürdürse de okuyucu haber alabilmek için bulunduğu platformdan ayrılmaya zorlanmıyor. Sosyal videolar, infografikler, haritalar, çizelgelerle okuyucuya tek başına bir anlam ifade eden içerikler sunuluyor, daha fazla bilgi almak isteyen kullanıcılardan siteyi ziyaret etmesi isteniyor.”
Nic Newman’ın yaptığı özeti burada aktardıktan sonra, Türkiye’de internet kullanımındaki oranı hatırlamakta yarar var. 

TÜRKİYE’DE İNTERNET KULLANICISI ARTIYOR

Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) 2014 yılına ait Hanehalkı Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması sonuçlarına göre, bilgisayar ve internet kullanım oranları 16-74 yaş grubundaki bireylerde sırasıyla yüzde 53.5 ve yüzde 53.8 oldu. Bilgisayar ve internet kullanım oranları, 2013 yılında yüzde 49.9 ve yüzde 48.9’du. Bilgisayar ve internet kullanım oranlarının en yüksek olduğu yaş grubu 16-24. 

İnterneti 2014 yılının ilk üç ayında hemen her gün veya haftada en az bir defa kullanan 16-74 yaş grubu düzenli internet kullanıcılarının oranı yüzde 44.9 oldu. Bu oran, 2013 yılının aynı döneminde yüzde 39.5’ti.
İnternet kullanım amaçları dikkate alındığında, 2014 yılının ilk üç ayında internet kullanan bireylerin yüzde 78.8’i sosyal paylaşım sitelerine katılım sağlarken, bunu yüzde 74.2 ile online haber, gazete ya da dergi okuma, yüzde 67.2 ile mal ve hizmetler hakkında bilgi arama, yüzde 58.7 ile oyun, müzik, film, görüntü indirme veya oynatma, yüzde 53.9 ile e-posta gönderme-alma takip etti.

Bu veriler habere ulaşım bakımından Türkiye’de internetin kullanım düzeyinin dünyada gelişen eğriyle uyumlu olduğunu gösteriyor.

Bu verilerden sonra, bu yeni sürecin belli unsurlarını bu yazı kapsamında tartışmaya geçebiliriz.
Gazetecilikte daktilonun son demlerine de tanıklık etmiş ve 20 yılı aşkın süredir de yeni teknolojilerin sunduğu devasa imkanlarla çalışan bizim kuşak gazeteciler için, bu yeni teknolojiler müthiş bir imkan sunuyor. Gazete merkezine uzak bir çatışma noktasında çektiği fotoğrafla birlikte haberini anında iletmek, yayımlanmasını sağlamak ve bunu en darda olduğu bir zamanda bile akıllı cep telefonu ile yapabileceğini bilmenin ayrıcalığını eski zamanlardaki halimizle kıyaslamak insana tebessüm ettiriyor.

HABERİN HIZINDA 24 SAATLİK FARK

Diğer taraftan okurlar açısından ise basılı gazeteyi eline alıp, aslında dün gerçekleşmiş olaylar için “Bugün neler olmuş acaba?” diyerek bakılan günler aşıldı, aşılıyor. Bir gazetenin web sitesine ya da bir haber portalına akıllı cep telefonumuzla bağlanmak anlık bir şey ve böylelikle 24 saat kazanılmış oluyor. Artık o günü, o gün okuyabiliyoruz. 

Oxford Üniversitesi Reuters Gazetecilik Çalışma Enstitüsünün 2015 yılına dair Dijital Haber Raporu, internet kullanıcılarının haber sitelerinin ana sayfalarında daha az vakit geçirdiklerini 
ve daha fazla okuyucunun, aramalar ve sosyal medya gibi yan yollardan makale sayfalarına ulaştığını belirtiyor. Elbette bunun oranı ülkeden ülkeye değişiyor ve örneğin ABD’de yaygınlaşan bu eğilim, bir başka ülkede görülse de, belki görece daha yavaş ilerliyor. Ama internetin ve akıllı telefonların hayatımızdaki yaygınlaşma hızı, yükselen trendin bu yönde olduğunun da somut bir işareti. 
Gazetelerin web sayfaları ve haber portalları, okuru çekecek özgün içerik üretiminden, bunun okura ulaştırılmasına kadar geçen süreci kendileri açısından daha sonuç alıcı kılmanın yollarını aramak durumundalar. Kendi halinde, sınırlı bir çevrenin mecrası olarak kalmak istemeyen her haber sitesi için artık bu zorunlu. Gazetelerin web siteleri, haber portalları ya da internet gazeteleri özgün içerik üretmek, konu odaklı interaktif sayfalar hazırlamak, sıcak haberi sıcak uzman yorumlarıyla desteklemek, video yorumlar gibi yöntemlerle okuru tutmanın yollarını geliştirmek durumundalar. Bunların birçoğu yapılıyor zaten ve çok hızlı bir biçimde bu yöntemlere yenilerinin eklenebileceğini öngörebiliriz. 

YENİ SÜREÇ VE BASILI GAZETE 

Haberciliğin dijital alandaki bu hızlı gelişiminin kağıda basılı gazeteye zor dönemler yaşattığı da bir gerçek. Basılı gazetelerin hem tiraj kaybını durdurabilmek, hem de bu yeni dönemin özelliklerine kendisini uyarlayarak varlığını anlamlı kılabilmek gibi bir gündemi var artık.

Bu yazının sınırları içinde bir giriş olması bakımından, bu açıdan birkaç noktaya değinilebilir. 
Basılı gazeteler açısından artık bir gün önce internet sayfasında, dijital ortamda zaten okunmuş olan bir haberi, üzerine hiçbir şey koymadan o haliyle yayımlamak bu sürecin gerisinde kalmaya daha baştan teslim olmak demektir. O haberin okur açısından bir gün sonra basılı gazetede okunması için, çeşitli tamamlayıcı unsurlarla desteklenmesi, derinleştirilmesi, özel yorumlarla tamamlanması gerekir.  
Dijital gazeteciliğin bu hızlı gelişimi karşısında basılı gazeteyi hâlâ bir tercih sebebi yapabilecek ikinci ve çok önemli bir başka özellik ise, bir alanda gerçekten alternatif olabilmektir. Çevre haberleri konusunda özgün ve güvenilir içerik sunan bir gazete olmak, Kürt sorunu konusunda yerinden haberleri ve gündeme dair yorumlarıyla izlenmesi gereken gazete olmak, işçi ve emekçilerin sorunları, yaşamları ve mücadeleleri açısından özgün haber ve gündeme dair yorumlarıyla izlenmesi gereken bir gazete olmak... Bu alternatif olma hallerini başka alanlar bakımından da çeşitlendirmek mümkün.

Bir başka ve basılı gazeteyi hâlâ tercih edilebilir kılan şey ise, okura kendisinin bir parçası hissedebileceği bir ‘kimlik’, anlamlı bir dünya, ya da başka bir ifadeyle dünyada tüm olup bitenlere dair anlamlı bir bakış açısı sunabilmesi. 

Bir kişi akıllı telefonundan, ipad’inden, bilgisayarından bir anda birçok haberi görebilir, bazılarını sonuna kadar okuyabilir ya da bazılarına şöyle bir bakabilir. Oradan bir bilgi edinir. Ama tüm haber, yorum, fotoğraf, karikatür ve diğer içerikleriyle basılı bir gazete bir yayın politikası etrafında hareket ederek okura bir dünya sunar. Okurda, dünyaya onunla birlikte bakma duygusu yaratır, güven verir ve o okuru sürekli tutabilmesi de bu duyguyu daim kılabilmesine bağlıdır.

Son Düzenlenme Tarihi: 12 Temmuz 2015 19:22
www.evrensel.net