Zengine fırsat, bize sömürü tercihi

Zengine fırsat, bize sömürü tercihi

ercih konusuna gelirsek sınav sonuçlarının ardından 4 yıldır hayalini kurduğum bölüme gitmek yerine daha önce hiç ilgimi çekmeyen bir bölüm yazmak zorunda kalacağım. Bir sene daha hazırlanmak gibi bir imkanım yok. Çünkü dershanelerin kapatılmasıyla beraber seneye tekrar hazırlanabileceğim bir ortam yok. Aylık ücreti 400-500 TL olan kurslara gitmek ise emekçi çocuğu olan benim için maddi yandan olanaksız. Bir yandan hayallerim ve geleceğim bir yandan maddi yetersizlik

Cengiz Anıl BÖLÜKBAŞ
Gaziantep

 
2 hafta önce Edebiyat-Coğrafya sınavının da bitmesiyle beraber bir YGS-LYS dönemini daha geride bıraktık. Bu yıl 1 milyon 987 bin 484 adaydan 180 puan barajını geçen 1 milyon 369 bin 147 aday vardı. Geçen yıllara baktığımızda bu sene YGS’de barajı geçenlerin sayısının oranı daha düşük.
LYS’nin ardından sonuçların açıklamasıyla beraber öğrenci kitlelerinin çoğunluğu sonuçlardan memnun değil. Memnun olalım ya da olmayalım tercih dönemi açılmış bulunuyor..
BEN DE ONLARDAN BİRİYİM
Ben de sınav sonuçlarının ardından tercih konusunda arada kalanlardan biriyim. Çünkü sınav sonucu beklediğim gibi gelmedi; 4 yıldır verdiğim emeğin karşılığını aldığımı düşünmüyorum.
Sınava girereken bir yandan gelecek bir yandan da ailemin geleceğim adına attığı adımlar ve verdiği emeklerin karşılık bulup bulamayacağı stresi altındaydım. Sınava benimle beraber giren arkadaşlarımın çoğunluğunda da bu hissin olduğunu gözlerinden anlamak mümkündü.
Sınav esnasında en çok dikkatimi çeken şey ise kalemlerin üzerinde yazan ‘’Emeğiniz Emanetimizdir.’’ sözüydü. İşçilerin, emekçilerin haklarını kısıtlayan, grevlerini yasaklayan, emekçileri açlık sınırının altındaki asgari ücretle yaşamaya mahkum bırakan sistemin eğitim sisteminde ‘’Emeğiniz Emanetimizdir.’’ sözü ne kadar gerçek ve samimi olabilirdi ki ?
HAYALLER VE HAYATLAR
Tercih konusuna gelirsek sınav sonuçlarının ardından 4 yıldır hayalini kurduğum bölüme gitmek yerine daha önce hiç ilgimi çekmeyen bir bölüm yazmak zorunda kalacağım. Bir sene daha hazırlanmak gibi bir imkanım yok. Çünkü dershanelerin kapatılmasıyla beraber seneye tekrar hazırlanabileceğim bir ortam yok. Aylık ücreti 400-500 TL olan kurslara gitmek ise emekçi çocuğu olan benim için maddi yandan olanaksız. Bir yandan hayallerim ve geleceğim bir yandan maddi yetersizlik. Bu ikisinin arasında kalan ben ve benim gibi diğer gençler hayallerinden vazgeçmek zorunda kalacak.
Tüm bu durumlara rağmen üniversiteye gidebilen gençleri de değişik bir manzara beklemiyor.
BÖYLE DEVAM ETMEYECEĞİZ!
Bu sınav sonucunda barajı geçemeyen gençlerin ise üniversiteye dair umutları bitmiş vaziyette. Sınavda istediği başarıyı elde edemeyen bu gençler artık eğitim yerine fabrikalarda, atölyelerde çalışmaya başladılar. Ucuz iş gücü olarak görülen bu gençler tabi patronlar tarafından kaçırılmaz bir fırsat.
Bu eğitim sistemi her şekilde bizleri geleceksizleştirip kendi kölesi yapmaya çalışıyor. Bu çürümüş, zengine her fırsatı sunup emekçinin, işçinin çocuğununun geleceğini elinden alıp onlara da işçi olmaktan başka çıkar yol göstermeyen bu eğitim sisteminde bizim gibi gençlerin pek fazla bir tercih şansı yok. Biz gençler ne olursa olsun bu durumu kabullenerek devam etmeyeceğiz yolumuza. Her ne durumda olursak olalım bu rekabetçi, dayatmacı eğitim sistemine ve onun dayattığı sınavlara karşı her zaman mücadele etmeliyiz ve etmeye devam edeceğiz..

 

www.evrensel.net