Madımak hala yanıyor!

Madımak hala yanıyor!

2 Temmuz'da otelin önünde tekbir sesleriyle, sevinç çığlıklarıyla aydınları yakanların bugün Ortadoğu'da kadınlara tecavüz ettiğini, başka inançtaki insanları köle olarak sattığını, kafa kestiğini belirtiyor.

Berfin KARAKUŞ
Mersin

Bir ülke düşünün aydını, sanatçısı, edebiyat birikimi katillerin eline verilen benzinle tutuşturulsun. 22 yıl önce Sivas'ta  Madımak Oteli'nde bu  ülkenin 35 insanı diri diri yakılarak katledildi. Kindar ve dindar nesil yetiştirmek isteyen devlet o zamanlardan bugüne niyetlerini açıkça dile getirmişti… Sivas denilince akla ilk ne gelir, Mustafa Kemal Mahallesi'ndeki gençlerle konuşalım dedik. Mahalle Mersin'de Alevilerin, Kürtlerin, Türklerin uzun yıllardır bir arada yaşadığı sayısı az mahallelerden biri. Çoğu genç sohbet etmek istemedi bizimle, çoğu da Sivas denildiğinde aklına pek bir şey gelmediğini söyledi. Buna rağmen sokakta rastladığımız birkaç arkadaş canı gönülden sorularımızı yanıtladı.
BİZİM İNANCIMIZDA AYRIM YOK
20 yaşındaki Başak Albay'la sohbetimize başladık. Sivas neyi çağrıştırıyor  diye sorduğumuzda;  ilk söylediği Madımak Oteli'ndeki katliamdı. Katletmenin ve sindirmenin bu ülkede sadece Alevilere yönelik olmadığını aydınlara, ilerici insanlara da yönelik olduğunu söyleyerek başladı sözlerine. Anlatacağı pek çok şey vardı ki soru sormamıza fırsat  vermeden içini döktü bize. 2 Temmuz'da otelin önünde tekbir sesleriyle, sevinç çığlıklarıyla aydınları yakanların bugün Ortadoğu'da kadınlara tecavüz ettiğini, başka inançtaki insanları köle olarak sattığını, kafa kestiğini belirtiyor. Bugün o yapılanları düşününce tüylerinin ürperdiğini söyleyen Başak "Bizim inancımızda ayrım yoktur. Dini, dili, ırkı ne olursa olsun biz özgürce yaşamak istiyoruz." diyerek yanımızdan ayrılıyor.
GERİCİ POLİTİKALARA KARŞI MÜCADELE ŞART
Harçlığını çıkarmak için yazın bir kafede çalışan Kürşat Ergüzeloğlu ise 2 Temmuz'da ilk defa Sivas'a gitmiş. İnsanların din uğruna yakılmasının müslümanlıkla alakası olmadığını söylüyor. Sivas, Türkiye'nin en güzel şehri olabilecekken böylesi bir olayla anılmasının utanç verici olduğunu ve bu zihniyetin 1993'te kalmayıp hala devam ettiğini belirtiyor. "Sivas dışında da benzer katliamlar var, bu konu hakkında ne düşünüyorsun?" diye sorduğumuzda "Kendisinden olmayanı katletmek bu ülkenin geleneğinde var. Kendilerine bir dünya kurmak istiyorlar ve kendileri dışında kimseye yaşam hakkı vermiyorlar. Işid'de bugün aynısını yapıyor. Tüm bu katliamların ortak özelliği ise dini olgulardır." diyor. Aydın, kendini geliştirmiş insanları ortadan kaldırmanın önlerini açacağını düşünüyorlar diyen Kürşat:  "Ben de Türk ve Sünni bir gencim. Eğitim sistemindeki gerici, dinci politikalara karşı mücadele etmeliyiz. Herkesi bilgilendirmek lazım." diyerek ekliyor.


KATLİAMCILARI YARGILAMAZSAN DEVAMI GELİR

Genç işçi arkadaşımız Sait Çelik'le devam ediyoruz sohbetimize. Kürt bir genç Sait. Uzun zamandır araba tamircisinde çalışıyor. "Bu ülkede şehirler katliamlarla anılır oldu." diyerek başlıyor. "Roboski, Dersim, Sivas Çorum... Bahanelerle mahkemeler erteleniyor sonra zaman aşımına uğrayıp kapanıyor." diyerek öfkesini belirtiyor. "Sivas dışında benzer katliamlar da var bunlar hakkında ne düşünüyorsun?" diye sorduğumuzda; "Sen katliamı yapanları yargılamazsan bunun devamı gelir." diyor. Din üzerinden katliamların yapıldığını ve  bugün Işid'in de aynısını yaptığını ama müslümanlığın bu olmadığını ifade ediyor.

www.evrensel.net