NE KAZANDIK? Kendimize olan inancımız tazelendi

NE KAZANDIK? Kendimize olan inancımız tazelendi

Haziranın yedisinde bir seçimi daha geride bıraktık. Gece demedik, gündüz demedik; sokak sokak, ev ev derdimizi anlattık. Eksikliklerimiz de olmadı değil!

Kübra YETER
Haziranın yedisinde bir seçimi daha geride bıraktık. Gece demedik, gündüz demedik; sokak sokak, ev ev derdimizi anlattık. Eksikliklerimiz de olmadı değil! Ama önemli olan eksik yanlarımızı öğrenip yola devam etmek değil miydi? Bir taşın altına elimizi sokacaksak hep birlikte yapmalıydık bunu… Artık konuşma sırası bizde değil de neydi?
12 yıldır ranta, talana, yağmaya açıldı yaşam kaynaklarımız. Keyiflerinin malzemesi olduk her birimiz. Önce bizi uyuşturdular, sonra da yavaş yavaş uyutmaya çalıştılar. Sonra yavaş yavaş ceplerimizi kendi ceplerine düğümlediler. Kilimlerimizi seriyorduk mahallelerimizde yollara… Bizleri mahallemizden, evlerimizden ettiler. Göğe bakıyorduk yeşilin arasından; nefesimizi kestiler. Kaç çocuk doğuracağımıza, hangi saatte içeceğimize, kocalarımıza nasıl hürmet edeceğimize, hangi okullarda okuyacağımıza, hangi eğitimi alacağımıza, hangi dini seçeceğimize; kısaca hayatlarımıza karar verdiler.
Biz Çekmeköylü kadınların ortak derdi hep aynıydı; tüm ülke genelindeki kadınlar gibi. Geçim derdi, çocukların geleceği ve inanç özgürlüğü… Yükler sırtımıza biniyor, bindikçe altında eziliyorduk.
Böyle bir süreçten geçerken Emek Partisi Çekmeköy Örgütünden kadınlara bir çağrı geldi, “Tüm Çekmeköylü kadınlar buluşuyoruz, kahvaltıya gidiyoruz.”. Kadınlar bu çağrıya kulak verdi ve bir günlerini kendilerine ayırdılar. İşçisinden emekçisine, öğretmeninden ev emekçisine hepimiz bir masa etrafında toplandık ve gündemi konuşmaya başladık. Herkes şikâyetini dile getiriyor, canımızı sıkan ne varsa atıyorduk masanın tam ortasına… Herkesin kafasında bir soru işareti!
Kahvaltımıza HDP 1. Bölge Milletvekili adayı Nilgün Ongan geldi. Onun bu hoş ziyareti kadın arkadaşlarımızı hem şaşırttı hem de mutlu etti. Seçim sürecini ve aslında bu seçimin ne kadar kritik olduğunu anlattı bizlere. Çözüm sürecinin devam gerekliliğini, kadınların gözyaşının dinmesini ve tüm işçilerin, emekçilerin haklarının gözetilmesini…  Böylece her şey yavaş yavaş yerine oturuyor, soru işaretleri de kalkmaya başlıyordu. Çünkü insan duymak ister, anlamak ister, önce bilip sonra kabul etmek ister… Bizimkisi de o misaldi işte… Duyduk, anladık, bildik. Birbirimizi kabul ettik. Gün sonunda tüm kadınlar mutluydu ve artık kendilerine daha çok inanıyorlardı. Ve artık biliyorlardı bizler birleşirsek o başkan olmayacak! Kahvaltı buluşmasının ardından Nilgün Ongan’ın katılımıyla ev ev ziyarete devam ettik. Güler yüzle karşılanıp, dost sıcaklığını veren kucaklamalarla ayrılıyorduk. Yapılan konuşmalar, karşılıklı istişareler, güvenmek isteyen kalpler… Biz bu seçim sürecinde böyle böyle ilerledik işte.
Seçim bitti, Çekmeköylü kadınların buluşmaları ve kendilerine olan inançlarını tazelemeleri, yeni buluşmalar yapma istekleri bitmedi. 8 Haziran günü tüm emekçiler ve kadınlar başkanlık hayallerinin suya düştüğü bir ülkeye uyandı. Bitti mi? Hayır bitmedi. Şimdi kendimiz için çalışma zamanı, şimdi kadınlar için birleşme zamanı, şimdi kadınların güçlenme zamanı ve şimdi hepimizin kazanma zamanı!

www.evrensel.net