Ne Yapmalı?

Ne Yapmalı?

Her gün en az 5 kadının öldürüldüğü, binlerce kadının tacize uğradığı, şiddet gördüğü ülkemizde olağanlaşmış, haber değeri görmeyen kadın haberleri gündeme taşınmaya ve gündemde tutulmaya çalışılıyor

Ezgi SAYAR
Hacettepe Üniversitesi
Ankara

Son birkaç gündür kadınların dilinde bir soru. "Nasıl değiştirebiliriz ?" Nasıl değiştiririzi sormadan önce "Neyi değiştirmeliyiz?" sorusunu sormalıyız aslında. Kökleri öylesine sıkı ve dallı budaklı bir sistem, erkek egemen zihniyet akıyor her yerinden. Bu sistemin içine doğmuş genç kadınlarız biz. "Aman kızım kapat önünü, aman kızım eteğini indir, aman kızım eve erken gel, aman kızım kimsenin evine gitme, aman kızım dikkat et." Bizler ortaokulda, lisede daha vücudumuzdaki değişimlere alışamadan kapatmaya alıştık. Örtmeye alıştık. Kitaplarımızla, çantalarımızla gizlemeye çalıştık vücudumuzu. Regl günlerimize şarkılar yapıldı 'regl mi oldun güzelim çok sinirlisin'...  güldük,  çoğu zaman eşlik ettik. Doğamızdan utanmayı, onu alay konusu yapmayı kabullendik. Yalnızca Türkiye'de, Ortadoğu'da değil; tüm dünyada cümlenin öznesi olan 'Kadın' olmak zordu.
Bir insanın başka insana nasıl böyle davranabildiğidir asıl insanı çıldırtan. Birinin öbürüne böylesine kötülük yapabilmesi insanı mahvediyor. İşte bu noktada yapılacak şey oturup ağlamak olmamalı. 
 

BU BEDENİ YAKIYORUM

Kızılderililer ağlamanın sadece ağlayanı değil, tüm insanlığın bilinçaltını şifalandırdığını söylerler. Ortadoğu'da kadınlar neden kendini yakarak intihar etme yöntemini seçiyor? Julie Adnan: "Kadınlar en acılı yöntemi seçerek kendilerinin ne kadar acı çektiklerini, kendilerine bunu çektirenlere göstermek istiyorlar." diyor. Kadın İşleri Yüksek Konseyi PakshanZangana, bu konuda şu yorumu yapıyor: "Gündelik hayatlarında en fazla erişilebilir olan bir aracı kullanıyor olabilirler. Bazı psikologlar bunun kadınların topluma bir tepkisi olduğunu söylüyor. Kadınlar neden şiddet görüyor? Kadın bedenine sahip olduklarından dolayı. Bazı psikologlara göre kadınlar şu mesajı vermek istiyor; benim bedenim yüzünden bana acı çektirdiniz. Ben de bu bedeni yakıyorum, ortadan kaldırıyorum." Artık kadın bedeni çok acı çekmedi mi? 
Türkiye'de yaşanan sayısız kadın cinayeti ve kadına gösterilen psikolojik, fiziksel şiddet her geçen gün artıyor; Özgecan, Cansu adını sayamadığımız daha birçok kadın  ve en son Feride. Ölmediği için sevindiğimiz Feride. Üniversite öğrencisi bir genç kadın tıpkı Özgecan gibi, Cansu gibi.

TAHAMMÜLÜMÜZ YOK!

Özellikle Özgecan Aslan cinayeti sonrası artık kadınların tahammülünün kalmadığını en acı şekilde hissettik ve  daha da yükselen, güçlenen, refleksleri hızlanan kadın dayanışması özellikle sosyal medya aracılığı ile ciddi bir teşhir faaliyeti göstermeye başladı. Her gün  en az 5 kadının öldürüldüğü, binlerce kadının tacize uğradığı, şiddet gördüğü ülkemizde olağanlaşmış, haber değeri görmeyen kadın haberleri gündeme taşınmaya ve gündemde tutulmaya çalışılıyor. Üniversite öğrencisi Feride'nin kaçırılmasının hemen ardından #feridenerede hashtagi sosyal medyanın gündemine oturdu. Duruma duyarsız kalan emniyet çalışanlarını, devlet yetkililerini ve kadına yönelik yapılan her türden saldırıyı olağanlaştırmış insanları Türkiye'nin dört bir yanından aynı duyguları paylaşan ve dayanışan kadınlar, özellikle genç kadınlar baskıladı. Feride'nin bulunması için, daha fazla Özgecan, daha fazla Cansu olmaması için her an paylaşım yapıldı. Yoğun çabalar ve baskılar sonucu Feride 'başına bir şey gelmeden' bulundu. Ancak yaşadığı anlar, hissettiği korku hayatı boyunca onun zihninde olacak. Ve bu erkek egemen sistem değişmediği sürece her gün yaşadığı olayı ona hatırlatacak, onlarca şeyi belki yeniden yaşayacak ya da belki yaşayan bir kadın arkadaşından dinleyecek. Bunca şeyin karşısında nasıl durulacağını, neler yapmak gerektiğini binlerce kez düşünmüş, konuşmuşuzdur eminim. Kadınların korkutularak özel alana hapsedilmesine karşı birlik olup korkularımızın üzerine gitmeliyiz. Evlerimizin içinde, akademik yaşamda, iş yerlerinde yapılan her türden cinsiyetçiliğe karşı sesimizi yükseltmeliyiz; haklarımızı talep etmekten, kahkaha atmaktan, sırtımızı dönmekten geri durmamalıyız. Özellikle gençliğin dinamizmi ile genç kadınlar olarak bu mücadeleyi en önden göğüslemeliyiz. Ve tüm bunları yaparken yan yana olup dayanışmayı güçlendirmeliyiz. Bu amaçla bulunduğumuz her alanda, okullarımızda, mahallelerimizde olanağımız ne ise onu kullanarak bir araya gelmeliyiz. Feride bize bunun önemini bir kez dah hatırlatmış oldu.

www.evrensel.net