Çadırda düğün var

Çadırda düğün var

Tuzla Kapıköy'ün 'çadırlarında' düğün var. Çadırların kurulu olduğu bölgenin tam ortasında genişçe bir boşluğa kurulmuş düğün yağmurlu havadan etkilenmesin diye, ses düzeni naylonlarla sarıp sarmalanmış.


Tuzla Kapıköy'ün 'çadırlarında' düğün var. Çadırların kurulu olduğu bölgenin tam ortasında genişçe bir boşluğa kurulmuş düğün yağmurlu havadan etkilenmesin diye, ses düzeni naylonlarla sarıp sarmalanmış. Bir de branda yapılmış sanatçılara.
Burada yaşayan kişilerce kurulmuş bir müzik grubu var, düğünlerde onlar sahne alıyor. Müzik, yağmurun yoğunlaştığı anlarda kısa kesintilere uğrasa da düğün devam ediyor. Burada düğünler üç gün sürüyor. İlk bakışta gelini göremiyoruz. Alışılmış düğün törenlerinin dışında, gelin ancak son gün çıkıyor meydana. Gelini görmek istiyoruz. Çadırların arasından yol alıp gelinin çadırına ulaşmaya çalışırken yeni yapıldığı her halinden belli bir çadır dikkat çekiyor. Bu gelin için yapılan çadırmış, ancak eşyaları yerleştirilmemiş daha. Hemen onun yanındaki diğer çadırda gelinle görüşüyoruz.
Gelinin çadırı hazır
Gelin Nazlı Tekme 19 yaşında. Duvarları çuvaldan bir çadırın içinde bir sandalyeye oturmuş. Diğer tüm ahali yerde, minderlerde oturuyor. Gelin biraz ürkek, biraz çekingen selamlıyor gelenleri. Hikayesini öğrenmek istiyoruz. Anlatıyor usulca; 8 kardeşler, Şırnaklılar, Adana Şakirpaşa'da oturuyorlar. Şırnak'tan 8 sene önce gelmişler. İlk önce onlar da çadırlarda kalmışlar. En küçük çocuğuymuş evin. Abisi ÇUKOBİRLİK'te bekçilik yapıyor. Babası arada bir tarım işine gidiyor. Ablası Fehime Tekme, bir basın açıklamasına katıldığı için cezaevinde tutuklu. Evlilik gündeme gelmeden önce Yeni Sanayi'de, kuruyemiş paketleme fabrikasında haftada 90 YTL'ye üretimde çalışıyormuş. Evlilik hazırlıkları sırasında işten çıkmış. Burada ev hanımı olacak. Evleneceği Celal Ötün tarım işçisi.
Yüzlerce kişilik halay
‘Adana'da, bir mahallede normal bir evde yaşarken çadıra gelin gelmek nasıl bir şey?’ diye soruyoruz. "Mahalleden buraya daha önce gelin gelen olmadı. O yüzden arkadaşlarım garip karşıladı. İlk başta saçma buluyordum. İçinde bulunduğum insanlar ayıplıyordu. Ama buraya geldim. Ne olacak bilmiyorum. İnşallah sonu güzel olur" diyor. Çadırlarda yaşam oldukça zor. Özellikle de kadınların işleri çok ağır. Bir yandan tarlalarda çalışıyorlar, bir yandan da kuyudan çektikleri sularla evlerini, çocuklarını, üstlerini başlarını temizliyorlar, yemek yapıp bulaşık yıkıyorlar. 15 lira yevmiyeyle çalışıyorlar. Ama hayatın tüm acımasızlığına karşı dirençliler de. Zor yaşam koşulları içerisinde pişen tarım işçileri, mutluluklarını da acıları gibi paylaşmasını biliyorlar.
Tüm zorluklara rağmen yan yana dizilip yüzlerce kişilik halay zinciri oluşturuyorlar. (Adana/EVRENSEL)
Sevil Aracı
www.evrensel.net