AKP kapatma davası Ergenekon ve ötesi

İnsan, bu günlerde yaşadığımız parti kapatma ve tutuklama gibi gündem maddelerine neler oluyor diye sormadan edemiyor. Herkes birbirini din-laiklik kavramları ekseninde bolca suçluyor.


İnsan, bu günlerde yaşadığımız parti kapatma ve tutuklama gibi gündem maddelerine neler oluyor diye sormadan edemiyor. Herkes birbirini din-laiklik kavramları ekseninde bolca suçluyor. Ancak bizi bu akıl tutulması anından gerçekten çekip kurtarabilecek cevaplar var mı?
AKP iktidarında somutlaşan, ama burjuvaziden, askere tüm iktidar odaklarına kadar genellenebilecek çelişkiler yumağı dikkate alındığında, yaşadığımız bu anları anlamlı kılabilecek önemli değişkenin ideoloji olduğu açığa çıkmaktadır. Bu kadar farklılığın ve değişik görüşün, iktidar bulamacında gerçeğe dönüştüğü düzlem belki de ideoloji ile anlam kazanabilir.
Herkesin iktidar peşinde koşup, başörtüsü, laiklik, milliyetçilik simgeleri etrafında oynadığı oyunlar ve diğerlerini gettolara sıkıştırarak kazandığı sahte sağlık emareleri sonucunda elde edilen cici oy verenler nidaları yada halk böyle istiyor çağrışımlarının dayattığı iki yüzlü suratlar, gerçek konusunda bize ne söyleyebilir? Bu bağlamda iktidar odağındaki başbakan benzeri şahısların yaşadığı çelişkilere ne demeli. Avrupa’da yaşayan göçmenlere asimile olmamaları tembihlenirken, kendi topraklarında kendi dillerini kullanmaya çabalayan kitlelere yasakları hangi ideolojileri dayanak yaparak hayata geçirebilirler? Belki bu çelişkiler gerçek olan ile iktidarın görmemizi istediği arasındaki farkı gözümüze sokarak bizi bu ideolojilerin kucağından kurtarabilir.
Peki bu günlerde devlete bela olduğu ve evrensel hukukun Türkiye’de benimsenmesini engellediği söylenen iktidar odağı ile AKP’yi karşı karşıya getiren şey nedir? Egemen sınıflar, gün geçtikçe sosyal güvenlik yasası gibi reformlarla sermayenin tekerleğini çeviren AKP gibi odakların karşısına çıkmaktadırlar. Bu tartışmalar gerçekte özgürlüğün eksen alındığı bir din-laiklik tartışmasını barındırmamaktadır. Çünkü bu tartışmalar ülkesinde 18 yaşından küçük çocukların duvarlara yazı yazdıkları gerekçesiyle tutuklandığı, partisi kapatılırken DTP’yi kapatmayı hak gören veya din dersini bile seçmeli hale getirmek konusunda samimi bir çaba harcamayan iki yüzlü odakların çatışmasıdır.
Emekli işçi Muhittin Sabri Hanedar
(İZMİR)
www.evrensel.net