ozanlar kıraathanesi

  • Ankara’nın gecekondu mahallelerinden birindeydi Ozanlar Kıraathanesi. Genellikle Anadolu insanlarının bir arada yaşadığı, Sivas, Çorum, Yozgat, Erzurum, Kars ve Amasya gibi şehirlerimizden göç eden vatandaşlarımızın bir arada eğleştiği bir yerdi.


    Ankara’nın gecekondu mahallelerinden birindeydi Ozanlar Kıraathanesi. Genellikle Anadolu insanlarının bir arada yaşadığı, Sivas, Çorum, Yozgat, Erzurum, Kars ve Amasya gibi şehirlerimizden göç eden vatandaşlarımızın bir arada eğleştiği bir yerdi. Ne zaman ki imar dalgası gelip oraya da çarpmış, bir bir gecekondular daire karşılığında müteahhitlere verilmiş, işte o zaman yıkılmıştı Ozanlar Kıraathanesi ve de o güzelim anılar.
    Adından da anlaşılacağı gibi kıraathane, ozanlık geleneğinin temel taşlarından biri olan atışma yeteneğine sahip olanların uğrak yeriydi. Zaten bu yöre insanlarının hemen hemen hepsi bu konuda yetenekliydi. Kıraathaneye sabah ilk gelenler emekli ve yaşlılar olurdu ve bizatihi onlardan da önce ilk gelen 80’lik Erzurumlu Kasım Emmi olurdu. Çaycı Sivaslı Cemal Efendi bir dörtlükle onu karşılardı:
    Ocağı yaktım suyu koydum çayımız aldı demi
    Kargalardan önce kalkarsın uykun yoktur öyle mi
    Birazdan damlar seninkiler vereyim mi iskambili
    Hoş geldin sefa geldin başımın üstünde yerin var Kasım Emmi...
    Kasım Emmi gülümseme ile Cemal Efendiye bakar, her zaman olduğu gibi bu dörtlüğe başka bir dörtlük ile cevap verirdi:
    Dur iki laf edelim hemen verme bana iskambili
    Çorumlu Satılmış Ağayı duydun mu düşmüş de kırmış elini
    Yozgatlı Binali birazdan gelir hiç de çekilmez o sivri dili
    Şimdi bir bardak çay ver, hem kıtlama olsun hem de demli
    Erzurumlu Kasım Emmi çayını yudumlarken, Amasyalı Fevzi Çavuş kahvehaneye girerdi. Etrafını göz ucuyla süzdükten sonra o da dörtlüğünü okurdu:
    Gününüz bereketli gözünüz aydın olsun hey erenler
    Dört tane çay içip de akşama kadar kahveciyi esir edenler
    Sivas’ı Yozgat’ı Çorum’u terk edip de burada sürünenler
    Amasya’ya memlekete gidiyorum bire otuz vermiş bu sene ekinler
    Ozanlar Kıraathanesi yıkılmadan birkaç gün önce tüm mahalle halkı toplandı. Özellikle yaşlıların gözleri doldu. Acaba dediler, acaba bu beton yığınları bize, bizim kültürümüzü yaşatmamıza izin verecek mi? Dozerin kepçesi Ozanlar Kahvehanesinin çatısına ilk kez dokunduğunda Sivaslı Cemal Efendi son dörtlüğü söyledi, diğerleri gözyaşı içinde onu dinlediler:
    Dozerin kepçesi yıktı evimizi başımıza erenler
    Çok sürmez sıra gelecek ekmeğimize aşımıza erenler
    Dolu yağsa iyi, taş yağacak başımıza erenler
    Gayri kalın sağlıcakla bakmaz eloğlu gözüm yaşımıza erenler
    Veli Bayrak [[email protected]]
    www.evrensel.net