Cemaat evleri ve öğrenciler

Ben İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde okuyan bir öğrenciyim. Büyük umutlarla geldiğim üniversitede birçok sorun yaşadım.


Ben İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde okuyan bir öğrenciyim. Büyük umutlarla geldiğim üniversitede birçok sorun yaşadım. Tabi en büyük sorunu ekonomik anlamda yaşadım. Okula geldiğimde aldığım burs ve ailemin göndereceği paranın yetmeyeceğini düşünerek bir arkadaşımın tavsiyesi ile bir cemaat evine yerleştim. Yaklaşık beş ay bu evde kaldım, bu süre zarfında garip olaylarla karşılaştım.
Örneğin eve Evrensel gazetesi ile girdiğimde büyük bir tepkiyle karşılaşıyordum. Kendi gazeteleri dışında eve kesinlikle başka gazete girmesini istemiyorlardı. Bunun yanında Zaman gazetesi ve sızıntı dergilerine abone bulmamızı istiyorlardı. Biz de mecbur yapıyorduk çünkü bunun karşılığında her türlü maddi destek sağlanıyordu. Bununla birlikte en çok kızdığım ama tepki gösteremediğim bir başka olay da, kaldığım evde Doğu’dan gelen Kürt öğrenciler barınıyordu. Bu öğrencilerin maddi durumu kötü olduğu için okuyamamışlar ve bu evler onlara; biz sizin her türlü masrafınızı karşılarız ve üniversiteyi kazanırsınız diyerek memleketlerinden buraya getirilmişler. Tabi amaçları sonradan ortaya çıktı. Sınavlarına birkaç ay kala ya siz askeri sınavlara girersiniz ya da memleketlerinize geri dönersiniz dendi. Bu gençler iki arada bir derede kaldılar. Daha sonra bu teklifi kabul etmek zorunda kaldılar.
İşte bu evlerin derdi de bu . İnsanlara her türlü maddi destek sağlayıp onlara kimliklerini unutturup kendi içlerinde eritmek. Çoğumuz Kürt bölgelerinden geldiği için o bölgenin kabataslak sorunlarını biliyoruz ve bu sorunlar üzerinde düşüncelerimiz var. Tabi bunun farkındaydılar bizi bu düşüncelerden alıkoymak için çeşitli belgeseller izletiyorlardı. İzletilen bu belgesellerde Türkiye’yi bölmek isteyen birilerinin olduğu Türk ve Kürt halklarının kardeşliğini bozan çeşitli örgütlerin bulunduğu ve aynı zamanda ülkede kaos oluşturan sol anlayışlı eylemlerin ve düşüncelerin ülkeye zarar verdiğini, asıl çözümün din çatısı altında birleşmek olduğu söylenerek, öğrencilerin ülke gündemi hakkında düşünmesini olayları sorgulamasını engellemek aynı zamanda Kürt gençlerine Kürt sorununda barış ve eşitlik temelinde demokratik çözüm yerine kendi çözümlerini aşılamak.
Bu evlerde maddi açıdan hiçbir sorun yok ama elimde Evrensel gazetesi ile geldiğim için, kendi sistemlerine uymadığım için; zorunlu namaz kılmadığım, evdeki tek tip kitapları okumadığım için sınavlarıma bir gün kala başka bir eve gönderdiler. Ben de bunu kabul etmedim ve evden ayrıldım. İşte bu öğrenci evlerinin asıl derdi yoksul öğrencileri pençesine alarak gerici bir hayata, sorgulamayan, düşünmeyen ve itaat eden gençler yetiştirmek.
İstanbul Üniversitesi
Edebiyat Fakültesi’nden bir öğrenci
www.evrensel.net