Hani’deki mezar savcılık izni olmadan açılmış

Hani’deki mezar savcılık izni olmadan açılmış

Diyarbakır’ın Hani ilçesi Akçayurt (Deyrnan) köyünde 1994 yılında öldürülen Muhtar Mehmet Günkan’ın askeri savcılık talimatı ile açıldığı öne sürülen mezarının, askeri veya sivil savcılık talimatı olmadan açıldığı ortaya çıktı.


Diyarbakır’ın Hani ilçesi Akçayurt (Deyrnan) köyünde 1994 yılında öldürülen Muhtar Mehmet Günkan’ın askeri savcılık talimatı ile açıldığı öne sürülen mezarının, askeri veya sivil savcılık talimatı olmadan açıldığı ortaya çıktı. 1 Ağustos Cumartesi günü sabah saat 04.00’de askerlerin denetiminde açılan mezardan alınan kemiklerin akıbeti ise bilinmiyor.
1994 yılında askerler tarafından gözaltına alınan ve bir cesedi bulununcaya kadar kendisinden haber alınamayan Akçayurt (Deyrnan) Köyü Muhtarı Mehmet Günkan’a ait mezarın, 1 Ağustos Cumartesi günü Diyarbakır 7. Kolordu Askeri Savcılığı’nın talimatı ile askerlerle birlikte açıldığı öne sürülmüştü. Mezarın sabah saat 04.00’de açılması ve açılan mezarda DNA testi için bazı kemik parçaları yeterli olurken, tüm kemiklerle beraber, kemiklerin temas ettiği toprağın da torbalara doldurularak götürülmesi ise kuşkuları arttırdı. Günkan’ın mezarının askeri savcılığın talimatı ile açıldığı yönündeki iddiaların ise doğru olmadığı bildirildi. İHD Diyarbakır Şubesi, askeri savcılığa yazdığı dilekçeye verilen sözlü yanıtta, mezarın kendilerinin talimatı ile açılmadığı belirtildi. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nın da mezarın açılması için herhangi bir talimat vermediği öğrenilirken, mezarın kimin talimatı ile kazıldığı ise öğrenilemedi. Ayrıca Diyarbakır Askeri Savcılığı’nın soruşturmanın gizli yürütülmesi için gizlilik kararı alınması için girişimlerde bulunacağı öğrenildi.
Günkan’ın oğlu Heybet Günkan Başbakanlık, Jandarma Genel Komutanlığı’na ve İHD Diyarbakır Şubesi’ne babasının akıbetini öğrenmek için yaptığı başvuruda, babası ile Damlatepe köyü kahvesinde babasının, soyadı öğrenilemeyen Hakan Astsubay tarafından Topçu Jandarma Karakolu’na çağrıldığını ve babası karakola giderken, kendisinin de evi karakola yakın olan bir akrabasına gittiğini babasının karakoldan çıkarken, birkaç asker tarafından zorla helikoptere bindirildiğini gözü ile gördüğünü belirtiyor. 18 Ağustos 1994 yılında gerçekleşen olaydan sonra Günkan’ın cesedi, Çay mezrasındaki Menasi Çayı’nda Ali Akdemir tarafından bulundu. Günkan’ın oğulları Heybet ve Hikmet Günkan’ın çeşitli dönemlerde İçişleri Bakanlığı’na ve Jandarma Genel Komutanlığı’na yazdığı dilekçelerde Günkan’ın gözaltına alınmadığı ama karakola çağrıldığı ve yarım saat sonra da bırakıldığı belirtilirken, Günkan’ın öldürülmesi olayında karakolun sorumlu olmadığı vurgulanıyor.
ASTSUBAYDAN İTİRAF
Bulunan cesedin bir ayağı ile kafasının kopuk olduğu belirtildi. Köylülerin anlatımlarına göre, Günkan’ın helikopterden kafa üstü atıldığı ve kafasının bu atılma sırasında koptuğu belirtildi. Ali Akdemir adlı köylü Kasım 1994’te tayini çıkan Hakan Astsubay’ın kendisini karakola çağırarak, Diyarbakır 7. Kolordu Komutanlığı’ndan Günkan’ın karakola çağrılması için kendisine baskı yapıldığını, onları oyaladığını ama artık oyalayacak gücünün kalmadığını itiraf ettiğini söyledi. Hakan Astsubay’ın Diyarbakır 7. Kolordu Komutanlığı’ndan kendisine Günkan’ın karakola çağrılması için baskı yapan kişi hakkında bilgi vermediğini söyleyen Akdemir, Hakan Astsubay’ın, Günkan’ı helikoptere bindirmeye çalışan askerler ile Günkan arasında 45 dakikalık bir boğuşmanın yaşandığını ancak 45 dakikalık boğuşma sonrası helikoptere bindirilebildiğini kendisine aktardığını söyledi. İsmini vermek istemeyen bir köylü ise, karakola et taşıdığını ve Hakan Astsubay’ın Günkan’ı karakola çağırdığını, Halit denilen astsubayın Günkan’ın öldürüleceğini bildiği için Günkan’a haber gönderip karakola gelmemesi için ikna ettiğini söyledi. Günkan karakola gelirken kendisinin de karakolda olduğunu belirten köylü, daha sonra kendisinin karakoldan çıktığını ve Günkan’ın da daha sonra karakoldan çıktığını gördüğünü ifade etti. İsmini vermek istemeyen köylü, karakol çıkışında zorla helikoptere bindirildiğini gördüğünü ifade etti.


NE OLMUŞTU?
Günkan, Diyarbakır’ın Hani ilçesi Akçayurt (Deyrnan) köyü muhtarlığı görevini yürütürken, 6 Temmuz 1994 yılında Diyarbakır ve Bingöl arasında operasyona çıkan Bolu Dağ Komando Tugayı’na bağlı askerler tarafından gözaltına alındı. PKK’liler ile askerler arasında çıkan çatışmanın ardından, Günkan askerleri pusuya düşürdüğü gerekçesi ile “Malkoç” Albay lakaplı ve ismi bilinmeyen tugay komutanının emri ile köyün tüm erkekleri ile beraber gözaltına alındı, köy ateşe verildi.
Öldürülmeden önce İHD Diyarbakır Şubesi’ne Ağustos 1994 yılında başvurarak hukuki yardım talebinde bulunan Günkan gözaltında olduğu 7 günü başvurusunda şöyle anlatmıştı: “13.07.1994 günü akşam üzeri karakol önünde bir helikopter indi. O sırada ellerimizi ayaklarımız çözdüler. Bizi karakolun duvarına dayadılar. Bolu Tabur Komutanı ifademizi aldı. O sırada atv televizyonunda çalışan biri de bizi çekiyordu. Ben de bırakılmam karşılığında mecburen bana daha önce söylenen şekilde konuştum. Daha sonra bizi serbest bıraktılar.” Günkan ve ailesi köylerinin yakılmasının ardından Adana Yüreğir’deki akrabalarının yanına yerleşir, ama olayında peşini bırakmaz. Daha sonra olayın peşini bırakmayan Günkan Diyarbakır’a dönerek, Diyarbakır Valiliği ve Hani Kaymakamlığı’na köylerinin yakıldığı ve gerekli yardımların yapılması için başvurular yaptı. Olaya sebep olanların yargılanması için girişimi birilerini rahatsız eder.
Zorla helikoptere bindirildi ve bir daha da kendisinden haber alınamadı.
(Diyarbakır/DİHA)
Salih Yeşil
www.evrensel.net