Batı Papua: Endonezya’nın ‘Güneydoğusu’

Batı Papua: Endonezya’nın ‘Güneydoğusu’

Endonezya’yla ilgili ilk izlenim, “Bu kadar farklı dilden, dinden, ekinden insan nasıl bir arada yaşayabiliyor?” oluyor. İnsanların genellikle neşeli olması, bu şaşkınlığı pekiştiriyor. Ancak, Endonezya’nın bir ‘Batı Papua’sı var ki, bu şaşkınlığı hüzne bırakıyor. Batı Papua, 1828’den 1963’e dek bir Hollanda sömürgesiydi. Papua’nın yarısı, Endonezya’nın; diğer yarısı, Papua-Yeni Gine’nin elinde. 2.6 milyon nüfusa 270 dilin düştüğü Batı Papua’nın çoğunluğu İsacı.

Endonezya’yla ilgili ilk izlenim, “Bu kadar farklı dilden, dinden, ekinden insan nasıl bir arada yaşayabiliyor?” oluyor. İnsanların genellikle neşeli olması, bu şaşkınlığı pekiştiriyor. Ancak, Endonezya’nın bir ‘Batı Papua’sı var ki, bu şaşkınlığı hüzne bırakıyor. Batı Papua, 1828’den 1963’e dek bir Hollanda sömürgesiydi. Papua’nın yarısı, Endonezya’nın; diğer yarısı, Papua-Yeni Gine’nin elinde. 2.6 milyon nüfusa 270 dilin düştüğü Batı Papua’nın çoğunluğu İsacı.Batı Papua, 1963’ten beri Endonezya’nın işgali altında. Bölge, Soğuk Savaş’ın bir diğer kurbanı. ABD, Batı Papua konusunda, Hollanda’ya karşı Endonezya’yı desteklemişti; çünkü Endonezya ile Hollanda arasındaki yeni bir savaş nedeniyle, Endonez ortaklaşmacılarının (komünist) güç kazanmasından korkuyordu. 1963’te Endonezya, BM kararıyla, adanın sahibi oldu. Anlaşmaya göre, 1969’da Batı Papua’da yapılan hileli oylamayla, bölge, kamusal olarak Endonezya’nın bir parçası yapıldı. O zamandan beri, Endonezya, yabancı şirketlerle birlikte, Batı Papua’nın altın, bakır, yeryağı (petrol) ve nikel yataklarını sömürüyor. Durum, her yanıyla bir sömürgecilik örneği. ‘Endonezya’nın güneydoğusu’ olarak adlandırabileceğimiz Batı Papua, 3. Dünyacılık’ın yanlışını bir kez daha gösteriyor: Hollanda’nın eski sömürgesi olan Endonezya’nın kendisi de bir sömürgeciye dönüşüyor.Batı Papua’nın altın ve bakır madenlerini 1967’den beri işleten Freeport Şirketi, bir Amerikan şirketi. Şirketin Batı Papua’da işlettiği altın kaynağı, dünyadaki en büyük altın kaynağı. Kurulduğundan beri, şirkete karşı birçok gösteri ve şiddet eylemi gerçekleştirildi. Temmuz 2009’da ise, şirketten ve madenlerden gelen gelirleri paylaşma konusunda, polis ve asker arasında anlaşmazlık olduğu için silahlar konuştu; ölenler oldu. Polis ve asker, şirketi korumak için para koparıyor. Şirketin kendi açıklamasına göre, şirketi korumak üzere polise ve askere 2008’de 1 milyon dolardan fazla para verildi. Askeri yönetim, polis yönetimine dönüşürken, eskiden askere giden para, polise gidiyor; ordu, bundan hoşnut değil. Şirketin geliri milyar dolarları bulurken, Batı Papua halkı yoksul ve en temel hizmetten bile yoksun.Endonezya, 1966’dan beri, Batı Papua dağlarını ve koyaklarını bombalıyor; köylüleri önce kendi mezarlarını kazmaya zorlayıp sonra da öldürüyor; yabanıllar, cesetlerle dolup taşıyor; köylüler elleri bağlanıp ya da boyunlarına taş bağlanıp denize atılıyor. Faili meçhuller yaygın. Sağlık hizmetinde ayrımcılık olduğu için, binlerce Batı Papualı, basit hastalıklardan öldü ve ölmeye devam ediyorlar. Batı Papua nüfusunun altıda birinin 40 yıllık Endonez işgali sırasında öl(dürül)düğü düşünülüyor. Kıyımlar, ibret olsun diye, köylülerin gözü önünde yapılıyor. Ölülerden toplanan kulak ve dudak koleksiyonları yaygın. 1975’ten bu yana uygulanan göçmen siyasalarının bir ürünü olarak, bugün bölge nüfusunun en az yarısı, göçmen. Batı Papualıların topraklarına el konuluyor ve Endonezya’nın diğer bölgelerinden gelen ‘muhacir’ler buralara yerleştiriliyor. Endonez sömürgeciliği, Hollanda sömürgeciliğinden geri kalmıyor. Üstelik, Batı Papua’nın komşusu olan ‘bağımsız’ ülke Papua Yeni Gine, soydaşlık ilişkisine karşın, Batı Papualı sığınmacıları geri yolluyor; onların ölümüne yol açıyor.1971’de Batı Papualı yurtseverler, bağımsızlık ilan ettiler; ancak hareket, bastırıldı. Özgür Papua Hareketi, Batı Papua’nın bağımsızlığı için savaşım veriyor. Özgür Papua Hareketi’ne karşı, kimi yerliler, koruculuk düzeninde olduğu gibi silahlandırılıyor; Papualıyı Papualıya öldürtme tasarısı uygulanıyor. İşadamları ve yabancılar, korucular tarafından öldürülüp suç, Özgür Papua Hareketi’nin üstüne atılıyor. Ancak, cinayetleri kimin işlediğini bulup çıkarmak aslında o kadar zor değil; çünkü Özgür Papua Hareketi, Endonez ordusunun elindekiler kadar gelişmiş silahlara sahip değil. Bir cinayet, gelişmiş silahlarla işlenmişse, bu, ordu ya da korucular tarafından işlendiğinin kanıtı sayılıyor. Öte yandan, hareketin, az sayıda da olsa, asker ve polis silahlarını ele geçirdiği biliniyor. Yani, durum, sanılandan daha karışık. Korucular eliyle olay çıkartılarak, “Askere hâlâ gerek olduğu” havası verilmeye çalışılıyor; böylece, bölgede ordunun varlığı gerekçelendirilmiş oluyor.Batı Papualılar, bütün bunlara karşı, barışçıl bir tepki olarak, bağımsızlık bayrağını dalgalandırıyorlar. Bayrağı dalgalandıranlara, sorgusuz sualsiz ateş açılıyor. Endonez Ordusu’nun sivillere ateş açması, sıradan bir olay. Bağımsızlığı simgeleyen Sabah Yıldızı bayrağını dalgalandırmanın cezası, 7-20 yıl hapis. Batı Papualılar, yine de, bu gösterileri yıllardır sürdürüyor.Batı Papua, Doğu Timor gibi bağımsızlığını kazanabilecek mi? Bunu öngörmesi zor. Zor çünkü Doğu Timor’un bağımsızlığı da beklenmedik bir olaydı. Ancak, Doğu Timor’un bağımsızlığı, daha düşük olasılıklıydı. Endonezya, sömürgecilikten vazgeçip Batı Papualıların olanı kendilerine verirse ve askeri düzeni bırakıp sivilleşirse; bağımsızlık isteği için en büyük nedenlerden ikisi ortadan kalkmış olacak. Ancak, Endonez egemenlerinin böyle büyük bir rant kapısını öylece bırakacaklarını sanmak, saflık olur...
Dr. Ulaş Başar Gezgin
www.evrensel.net