‘Beynelmilel’ bir senaryo kitabı

‘Beynelmilel’ bir senaryo kitabı

AGORA Kitaplığı yeni bir kitap serisi başlattı: Politik film senaryoları. Bu serinin ilki olarak Sırrı Süreyya Önder’in yazdığı “Beynelmilel” filminin senaryosu kitaplaştırıldı.


AGORA Kitaplığı yeni bir kitap serisi başlattı: Politik film senaryoları. Bu serinin ilki olarak Sırrı Süreyya Önder’in yazdığı “Beynelmilel” filminin senaryosu kitaplaştırıldı.
Dünya film tarihinin önemli filmlerinin senaryoları yazılı olarak yurtdışında rahatlıkla bulunabilir; ancak Türkiye’de bir filmin senaryosunu basılı olarak okuyabilme olanağı pek azdır; son birkaç yıldır bazı filmlerin senaryosu basılmışsa da hâlâ vizyona giren ya da Türkiye sinema tarihinde iz bırakan filmleri okuyabilmek olanaksızdır: Agora Kitaplığı bu ihtiyaca cevap olabilmek için serinin ilk adımını attı.
Muharrem Gülmez ile beraber çektiği ve aynı zamanda rol aldığı “Beynelmilel” adlı filmin Senaryo Yazarı Sırrı Süreyya Önder, kitap için kaleme aldığı giriş yazısını “Bir intikam hikayesi, ya da borçlandıklarım” olarak adlandırmış; bu nitelemeyi şüphesiz film için kullanıyor. Önder bu yazıda onu bu senaryoyu yazmaya götüren süreci, 12 Eylül günlerini şöyle anlatıyor: Afişlerde ilk gözükmem 1980 Eylül’ünden sonra oldu. ‘Arananlar’ başlığı altında bir vesikalık fotoğraf ve kimlik bilgileri…
Beynelmilel’in gerçek hikayesini oluşturan ‘bando’ olan gevendeler hikayesi de yine bu dönemde yaşanıyor: belediye deposunda bulunan ‘temsili düşman’ üniformalarına sahip bir bandosu olur Adıyaman’ın ve bu hiç unutulmayacak bir anı olur Önder için; öyle ki kamyon şoförlüğü yaptığı sürede de, işçi olarak çalıştığında da kafasında hep bu vardır; bunun filmi çekilmelidir.
GERÇEK VE MİZAH
Kitap için kaleme aldığı yazıda Dziga Vertov’dan “Hakikati göstermek basit değildir, çünkü hakikat basittir,” sözünü alıntılayarak, Adıyaman’daki ‘temsili düşman’ kostümlü gevendelerden oluşan bandoyu gördüğünde hayat ve hakikatin bu basitlikte önünde durduğunu yazar. Sonra cezaevi süreçleri başlar; kısa süreli girer çıkar; yıllar sonra Senaryo Stüdyosu’na başvurduğunda eğitim durumunu soran Barış Pirhasan’a “Mamak 5 yıl, Ulucanlar 1yıl, Haymana 1 yıl” diyecektir. Önder’in yazma tutkusu da cezaevinde başlar; tüm bu yaşanılanların anlatılması gerekiyordur; peki yaşayanlar anlatmazsa, kim anlatacaktır bunları? Bu sorudan hareketle senaryo yazmayı öğrenmenin yollarını arar ve böylece Barış Pirhasan’la Senaryo Stüdyosu’nda usta-çırak ilişkisine başlarlar.
Kitabın önsözünü kaleme alan Yönetmen-Senarist Barış Pirhasan, senaryonun piştiği “Senaryo Stüdyosu”ndan, Sırrı Süreyya Önder’in bu senaryoyu yazarken şahit oldukları merhalelerden söz ediyor.
ÇEKİLEMEYEN FİNAL SAHNESİ
Kitapta yer alan önemli bir bölüm filmin sert bulunduğu için çekilemeyen final sahnesi: Bu finale göre Gülendam ölüyor ve buna babasının çözülmesi ya da farkında olmadan kızının suçunu kabul etmesi yol açıyor; babası cezaevinden çıktıktan sonra Gülendam’ın mezarı başında ona kemanıyla ‘Beynelmilel’i çalıyor. Filmin son bölümünü ise Osman Akınhay ve Bekir Tarık’ın Sırrı Süreyya Önder’le yaptıkları geniş bir söyleşi oluşturuyor; bu söyleşide sadece senaryo değil, son dönem politik Türk sineması, sistem eleştiri metotları, 12 Eylül’ün Türkiye’nin düşünce yaşamı üzerindeki etkileri, politik gelişmeler, Yılmaz Güney sineması, yönetmenin sanatı, sinemayı, gerçeği nasıl tanımladığı gibi pek çok konu konuşuluyor. Söyleşinin sonunda laf yönetmenin yeni projesi olacak ‘Maraş Katliamı’ filmine geliyor; Önder yazdığı bu senaryoyla seyirciye “ağır bir suçluluk duygusu” yüklemek istediğini söylüyor. Önder’in ayrıca Berlin Duvarı’nın dibine önce bostan sonra ev yapan Yozgatlı göçmenin hikayesini anlatacağı senaryosu da var.
Agora Kitaplığı önümüzdeki günlerde bu seriyi Özcan Alper’in “Sonbahar”, Kazım Öz’ün “Fırtına” gibi son dönem politik filmlerin senaryolarını yayınlayarak zenginleştirmeyi planlıyor.

Müjde Arslan
www.evrensel.net