Kentsel dönüşümün yeni hedefinde neden Kartal ve Hürriyet Mahallesi var?

Kentsel dönüşümün yeni hedefinde neden Kartal ve Hürriyet Mahallesi var?

Belli başlı büyük kentler olmak üzere ülke genelinde yeni imar tadilat planlarına uygun olarak, kentler yeniden dizayn edilmek isteniyor.


Belli başlı büyük kentler olmak üzere ülke genelinde yeni imar tadilat planlarına uygun olarak, kentler yeniden dizayn edilmek isteniyor. Burada hemen sorulacak soru şu: Daha yaşanabilir bir kent için mi bütün bunlar planlanıyor, yoksa herkesin konut edinme hakkına kavuşması mı isteniyor da, imar yasalarında değişiklikler yapılıyor? Kapitalizm ve onun yasaları, bu kadar insanı merkezine alan bir hümanizm barındırıyor mu kendi içinde? Kent yoksullarının barındığı gecekondu bölgelerine olan bu ilgi nereden geliyor acaba? Bütün bu soruları kendi kendimize sorduğumuzda verilecek cevap olumlu olmayacaktır. Çünkü kapitalist sistem, ekonomik ve ticari işleyişiyle çevre ve doğayı tahrip etmeyi amaçlamaktadır. Doğa ve çevre zenginliklerini, imkanlarını sömürücü ve yağmacı sınıflar için değerlendirir. Özel güvenlik sistemli villalarını buralarda inşa eder. Kuş cıvıltılarını, evlerine kondurdukları barbekülerde yaptıkları et ızgaralı yemeklerde, içtikleri viskilerle dinlemek isterler. Bol oksijenli havanın teneffüs edilmesi, hava sirkülasyonu ile ünlü koşu parkurlarında eşleri ile sabah sporları yapan zengin züppeleri için kapitalist konut edinme planında insana dair bir şey yok. onlar için önemli olan kâr amaçlı bir işletme mantığı ile çarklarını döndürmektir. Yalnız kendi sağlıklarını düşünürler. Emekçilerin sağlığını düşünmek onlar için zuldür. Dolayısıyla yapacakları yasal değişikliklerle, yeni belediye yasaları ile, büyükşehir ve ilçe belediyeleri arasında bile uçurum yaratacak şekilde yasal mevzuatlar koymaları boşa olmasa gerek. Varoş ya da gecekondu olarak tabir ettikleri bölgelere göz koymanın amacı nedir? Niçin kentsel dönüşümün hedefi yapmak istiyorlar buraları. Sürgün ve zorla göç ettirmek anlamına gelen bu uygulamalarda niçin ısrar ediyorlar? Yağmanın önü neden bu kadar açılmak isteniyor?..
Milyonlarca insanın yaşadığı kentlerde konut ve kira sorunu çok önemli bir sorundur. Kentler yeni şekillenirken elbette planlı ve altyapı sorunları çözülmüş olarak inşa edilmiyor. Yeşil alanların, özellikle ormanlık alanların tahrip edildiği, su havzalarının yok edildiği birçok uygulamalı plan mevcuttur. Bu insanlık dışı planda birinci sınıf tarım arazileri üzerinde karbonmonoksit gazı ve kükürt yayan fabrikalar inşa ediliyor. Ormanlık alanlar, asırlık çınar ve ıhlamur ağaçları köklerinden sökülüp yok ediliyor. Viyadük ve çevreyolu yapımı ile meyve bahçeleri, sebze tarlaları delik deşik edilerek köstebek yuvasına çevriliyor. Kent girişlerinde üç şeritli iç savaş koşullarında bombardıman uçaklarının inip kalkmasına yarayacak otoyolları için tarımsal araziler, halka ait arsalar heba ediliyor. İşte kapitalizmin acımazsızca işleyişi ve plansızlığı! Bu plansızlık bugün, gecekondu bölgelerinde kentsel dönüşün politikaları adı altında zorla emekçilere dayatılmak isteniyor.
Kartal’da sadece yasada tarif edilen atık sanayi bölgelerinde yaşayan insan sayısı 12 bin 500’dür. E-5 kuzey bölgesini kapsayan bölge itibariyle 10 bin konut bu uygulama kapsamındadır. Hürriyet Mahallesi’nde 1246 konut kentsel dönüşüm kapsamında yıkılmak isteniyor. 30-40 yıldır vergisini verdikleri; dişleriyle, tırnaklarıyla yılarca çalışıp emekli oldukları işyerlerinden aldıkları tazminatları buralara yatırarak yaptıkları konutlar, başlarına yıkılmak isteniyor. On yılardır ne olacaklarını bilmedikleri bir hayatın dayatılması karşısında evlerin çürüyüp gitmesine bile sessiz kalıyorlar. Tek bir çivi bile çakamıyorlar. Neden? Çünkü nasıl olsa elimizden alacaklar, başımıza yıkacaklar, endişesi var. 30 yıldır aynı biçimde yerel belediye başkanları tapu sözü karşılığında onların oylarını çaldılar. Verdikleri sözler uçup giderken, arkalarına bile bakmadan dün tiksindikleri ve ‘burada köpek bile yaşamaz’ dedikleri gecekonduların seveni oldular.
Onların bu sevgisi, kentin en yüksek ve manzaralı bu yerlerine 10-15 katlı lüks konutlar yapıp borçlandırma yolu ile emekçilerin cebindeki kuruşlara da el atmaktır. 15 yıl boyunca Refah Partisi, şimdi AKP, onlardan çaldığı oylarla onları arkadan vurmak istiyor. Sadece Hürriyet Mahallesi değil Yeni Mahalle, Çavuşoğlu, Cevizli TEKEL arazisi, Dragos sahili, Yeni Mahalle Yakacık spor sahası ve Kırlangıç sitesi’nin yeşil alanını da yok etmek istiyor Büyükşehir Belediyesi. Kentsel dönüşüm mevzuatındaki yasal değişikliklerle Büyükşehir Belediyesi, Kartal’ın birçok noktasını yok etmek istiyor. Kartal halkının olmadığı hiçbir kentsel dönüşümü kabul etmiyor Kartallı emekçiler. Kentsel dönüşüm mağdurları, güçlü bir dayanışmayı ve mücadeleyi örgütleyerek yürüyor. Bugün yüzlerce üyeyle günü gününe yaptıkları aydınlatma çalışmaları ile hukuki mücadele de olmak üzere her mücadele yolunu deniyorlar. İşler, Büyükşehir belediyesi yetkilileri ve onların imar tadilat komisyon üyelerinin Hürriyet Mahallesi’nin en tepe noktasından baktığı gibi kolay görünmüyor. Yıkılmak için bekleyen evlere dozerler, kepçeler, zabıtalar ve çevik kuvvet ekipleri yaklaştıklarında kopan gürültünün ve yıkıntının altında kalacaklar. Yukarıdan baktıklarında Marmara denizi’nin uçsuz bucaksız engin ufkunda bitmeyen bir azim ve kararlılığı görmeye hazır olsunlar. Kentsel dönüşüm mağdurları, söz verip sözünde durmayanları, 75. maddeyi uygulamayanları, alın terlerinin heba olmasına neden olanları, sürgün ve cezalandırmayı yapacak Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ı asla affetmeyeceklerdir. Şeref ve haysiyetleri ile bu yıkım politikalarına karşı direneceklerdir. Bu birliktelik vardır ve her geçen gün daha da güçleniyor. Darısı duymayanların, sağır ve dilsizi oynayanların başına!..
HAŞİM DEMİR Gazeteci
www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.