Tarihin en büyük petrol sızıntısı: Deepwater Horizon

Tarihin en büyük petrol sızıntısı: Deepwater Horizon

Bundan yaklaşık bir ay önce Exxon-Valdez Petrol Şirketi’nin yol açtığı bir çevre faciasının doğa ve canlılar üzerindeki uzun vadeli sonuçlarını ortaya çıkaran bir moleküler biyoloji araştırmasından söz etmiştik


Bundan yaklaşık bir ay önce Exxon-Valdez Petrol Şirketi’nin yol açtığı bir çevre faciasının doğa ve canlılar üzerindeki uzun vadeli sonuçlarını ortaya çıkaran bir moleküler biyoloji araştırmasından söz etmiştik. Bu felaket bundan yaklaşık yirmi bir yıl önce meydana gelmişti. Tarih 20 Nisan 2010 ve değişen hiçbir şey yok. BP, Halliburton ve Transocean şirketlerine ait Deepwater Horizon isimli petrol platformunda büyük bir patlama gerçekleşti. Patlama sonucu 11 işçi yaşamını kaybetti ve Patlama sonucu büyük miktarlarda petrol parçalanan borulardan New Mexico körfezine akmaya başladı ve platform bir gün sonra denizin derinliklerine gömüldü. Sızıntı bu yazının yazıldığı 15 Mayıs 2010 tarihinde de devam etmektedir. Petrol sızıntısı Reuters ajansının 3 Mayıs tarihli haberine göre en az 6 bin 500 kilometrekarelik bir alanı kaplamaktadır. Sızıntı deniz seviyesinin yaklaşık 1500 metre aşağısında meydana gelmiştir. AP ajansının verilerine göre patlamaya petrol kuyusundan sızan metan gazı sebep olmuştur. ABD yönetimi de resmi araştırmalarını başlattı ve bir rapor hazırlanmasını istedi. Eldeki verilere göre patlama “BOP” adı verilen erken uyarı/ patlama önleyici aletin düzgün çalışmaması nedeniyle engellenememiştir.
Deepwater Horizon denizin derinliklerinde petrol aranması ve çıkarılmasını sağlayan büyük bir petrol platformu. Platform ABD’nin New Mexico körfezinde konumlanmış durumda. ABD karasularında ve dünya denizlerinde Deepwater Horizon gibi pek çok petrol platform bulunuyor.
Bu felaketin ayak sesleri yıllardır duyuluyordu aslında. Exxon Valdez petrol sızıntısından belli dersler çıkarılmıştı ama deniz platformlarında petrol çıkarmanın güvenliği konusu yıllardır tartışılıyordu. Petrol şirketlerinin petrol arama iznini veren devlet kurumlarıyla olan ilişkileri de yıllardır biliniyordu. Son felaketten sonra ABD Başkanı Obama da bu konuyu dillendirmek durumunda kaldı. Gerçi Obama yönetimi bu konuda bir önceki George W. Bush yönetimini suçladı. Gazetemizin 11 Mayıs tarihli haberine (Haber Washington Post’tan alınmıştır) göre ise Obama yönetimi de en az önceki yönetimler kadar bu felaketten sorumlu. Sızıntı konusunda platformun sahibi olan ya da onu kiralayan petrol şirketleri ise birbirini suçladı. BP sorumluluğu üstlendi ve sızıntıyı önleme çalışmalarına başladığını açıkladı. BP parçalanan borulardan denize günde beş ila yirmi beş bin varil ham petrolün aktığını öne sürdü ancak bağımsız bir kuruluş olan NPR tarafından yürütülen bir araştırmaya göre körfeze akan ham petrol oranı resmi yetkililerin tespitlerinin en az on katı daha fazladır. Bu rakamlar bile Deepwater Horizon çevre felaketinin yüzyılın en büyük çevre felaketi olmasına yetmektedir. Meydana gelişinden yirmi bir yıl sonra hâlâ Exxon-Valdez’i ve çevreye olan olumsuz etkilerini konuşuyoruz. Bugün ise bir aylık bir petrol sızıntısından bahsediyoruz. Bu sızıntının çevreye etkisi Exxon-Valdez’den kat kat daha fazladır ve fazla olmaya da devam edecektir. Bu sızıntıdan pek çok deniz canlısı da etkilendi. Kurtarma ve temizleme çalışmaları sızıntının olduğu bölgede devam ediyor. Geçtiğimiz hafta BP sızıntıyı önlemek üzere sızıntı olan bölgeyi kaplayacak bir kapatıcı sistemi denedi. Ancak bu deneme başarılı olmadı.
BOP aleti basınçtaki ani değişimleri algılayan ve bu değişimleri önleyen bir alet. Deepwater Horizon sızıntısında ise bu alet tamamen çalışmadı ve bu alet çalışmadığında devreye girecek yedek bir sistem de olmadığı için sızıntı meydana geldi. Deniz derinliklerinden petrol çıkarılmasının riskleri ve ana sistemlerdeki bozuklukların olası tehlikeli etkileri 2000 yılında ABD İçişleri Bakanlığı’na bağlı MMS (Mineral Düzenleme/Denetleme Servisi) adlı kuruluşun (Bizdeki MTA gibi bir kuruluş) yazdığı raporda tartışılıyordu. Bu son olay ise bunun kanıtı oldu. 2008 yılında Petrol Mühendisleri Topluluğu, pek çok BOP aletinde kullanılan hidrolik mengenelerin, derin deniz petrol operasyonlarındaki yüksek güçlü kazılardaki patlamaları önlemeye yetmeyeceğini açıklamıştı ve uyarmıştı. İlginç olan şey ise raporu hazırlayan mühendislerin arasında Transocean ve BP’de çalışan kişiler de bulunuyor. Tüm bu raporlara rağmen 2009 yılında MMS kuruluşu Deepwater Horizon’a gerekli izni “kategorik bir istisna” olarak verdi. Bu tür istisnalar ya hiç bir çevresel tehlike yoksa ya da minimal çevresel tehlike varsa veriliyordu. Yani Deepwater Horizon için çalışma izinleri usulsüz olarak verilmişti. BP bu felaketin esas boyutlarını örtmeye çalışsa da, felaket örtülemeyecek kadar büyük. Obama yönetimi de bunu görmüş durumda. Bu nedenle sorumluluğu kendi üzerinden atmaya çalışan bir taktik izliyor. Yıllar geçiyor, olaylar ve onun içindeki kahramanlar değişiyor. Değişmeyen tek oyuncu ise olayın başkahramanı kapitalizm ve onun devlet kurumları ile tekeller arasında oluşturduğu çapraşık ilişkiler. Dünya ve insanlık ise, kapitalizmin insan eliyle yarattığı felaketlerin ve vahşi tahribatın sonuçlarından muzdarip olmaya devam ediyor.
Günseli Bayram
www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.