2 Kasım 2010 00:00

GÜNCEL


Dün İHD İstanbul Şubesi’nde bir basın açıklaması vardı. Basın fazla rağbet etmedi toplantıya. Belki önemli bir konuda yapılan basın toplantısından kamuoyunun önemli kesimi haberdar olmayacak. En azından Evrensel okurları konu hakkında bilgi sahibi olsun diye aktarıyorum.
Basın toplantısının çağrıcısı Şair-Yazar Cezmi Ersöz’dü. Toplantıya TYS, PEN gibi yazar örgütleri bazı şair ve yazarlar da katılmıştı.
Cezmi Ersöz, yazarlara ve şairlere kitaplarınızı Kürtçeye çevirtin, yayınevlerine Türkçe kitapları Kürtçeye çevirin çağrısı yapıyor. TYS ve PEN de bu çağrıyı destekliyor.
Basın toplantısı sırasında hükümete de bir çağrı yapıldı. Nasıl cumhuriyetin ilk yıllarında dünya klasikleri devlet tarafından tercüme bürosu vasıtasıyla Türkçeye kazandırılmışsa, şimdi de devletin bir birimi Kültür Bakanlığı ya da Eğitim Bakanlığı bir Kürtçe tercüme bürosu oluşturarak Türk ve Dünya edebiyatının önemli eserlerini Kürtçeye çevirtmeli ve bu çeviri eserleri kütüphanelere, okullara göndermeli.
Özel yayınevleri, eninde sonunda ticari işletmelerdir ve pazar için üretirler. Kürtçenin yıllardır baskı altında bırakılması ve yasaklanması nedeniyle, evde konuşulanı haricinde edebiyat ve bilim alanında Kürtçe ile yayın olanaklı olmadı. Bir bilimsel ya da edebi metni Kürtçeden okuyabilenlerin sayısı bu nedenle Türkiye’de çok az. Dolayısıyla maddi kazanç amacı gütmeyen resmi ve özel kuruluşların bu konuya el atması gerekiyor.
AKP Hükümeti, TRT Şeş’i açtı ve sabah akşam hükümetinin propagandasını yapıyor Kürtçe. klasik edebiyat eserlerinin Kürtçeye çevrilmesi kültürel açıdan ve Kürtçenin yaşaması ve kullanılması açısından daha önemli.
Mardin Artuklu Üniversitesi’nde kurulan (Kürt dili ve edebiyatı bölümü denemediği için) Yaşayan Diller Enstitüsü’nde çalışan akademisyen YÖK’ün ve hükümetin ilgisizlik ve engellemelerinden yakınıyor. Yardımcı Doçent Selim Temo Ergül basın toplantısına bir mesaj göndererek hükümetten yakınıp Yaşayan Diller Enstitüsü’ndeki görevinden ayrıldığını bildirdi.
Bir hak ve özgürlüğü tanımak, o hak ve özgürlüğün herkes tarafından kullanılmasının olanaklarını yaratmayı gerektirir. Aksi takdirde o tanıma göstermelik, sözde bir tanıma olur.
Hükümet, Kültür Bakanlığı, yazar örgütlerinin ve Şair Cezmi Ersöz’ün sesine kulak vermelidir.



KAMİL TEKİN SÜREK

Evrensel'i Takip Et