Öğrenciler fakültelerine sahip çıktı

Öğrenciler fakültelerine sahip çıktı

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi öğrencileri, Fen-Edebiyat Fakültesi'ne ait binanın, Bahçeşehir Üniversitesi'ne satılmasını protesto ettiler. Dün öğle saatlerinde Fen-Edebiyat Fakültesi bahçesinde toplanan yaklaşık 350 öğrenciye, diğer üniversitelerin öğrencilerinden ve TMMOB'dan da destek geldi. Okullarının açık arttırmayla satılmasının temsili olarak canlandırılmasının ardından öğrenciler adına ortak açıklama yapan Ali Soysüren, yeterli kaynak olmasına rağmen üniversite yönetiminin bina sahibiyle anlaşamaması nedeniyle fakültelerinin satıldığını söyledi. Satılan binadan çıkarılan öğrencilerin, Fındıklı'da bir iş hanında eğitim görmek zorunda bırakıldığını hatırlatan Soysüren, "Bu bina eğitime uygun değildir. Binada yangın merdiveni, kütüphane ve yemekhane yoktur. Binanın merdivenleri, koridorları ve tuvaletleri öğrenci, öğretim üyesi ve çalışanların ihtiyaçlarını kaldıramayacak kadar yetersizdir" dedi. Soysüren, bu uygulamaların amacının Fen-Edebiyat Fakültesi'ni kapatmak olduğunu vurguladı. Soysüren, tüm kamuoyunu ve yetkilileri göreve çağırdı.
Müvekkilimizi savunuyoruz
Bir süredir Genelkurmay ve medya tarafından hedefe konulan Abdullah Öcalan'ın avukatları, yapılan suçlamalara yanıt verdi. Asrın Hukuk Bürosu'ndan yapılan yazılı açıklamada, "Kamusal bir görevi icra eden biz avukatlar, baştan beri müvekkilimizi yasal sınırlar dahilinde savunmayı esas aldık. Savunma hakkının kutsallığı ve vazgeçilmezliği ilkesine bağlı olarak yasaların çizdiği sınırlar içerisinde müvekkilimizle görüşmeler yapıyoruz" denildi. Müvekkillerinin cezaevinde yatan herhangi bir kişi olmadığı belirtilen açıklamada şöyle devam edildi; "Müvekkilimizin siyasal kişiliği ve konumu bilinmektedir. Bu yüzden kendisinin Türkiye'nin sorunlarına dair ne düşündüğü merak edilmektedir. Zaten müvekkilimiz bu konudaki görüşlerini AİHM'deki davasına yaptığı sunumlarında ayrıntılı bir şekilde belirtmiştir. Bu sunumlar kitap olarak da yayınlanmıştır. Yine müvekkilimiz siyasi düşüncelerinden dolayı yargılandığı için görüşmelerde doğal olarak dar hukukun dışındaki siyasi konularda konuşulmaktadır. Müvekkilimize yönelik ithamların kapsayıcılığı ve çeşitliliği gereği olarak siyasal konuları da konuşmak mecburiyetindeyiz. Aksi taktirde eksiksiz ve etkin bir savunma yardımı kesintiye uğrayacaktır." Öcalan'a yaklaşık 7 yıldır ağır izalosyon rejiminin uygulandığı ve bunun insan haklarına aykırı olduğu ifade edilen açıklamada, "Müvekkile dönük tecridin hafifletilmesine olanak sağlayan avukat görüşmelerinin bu türden tartışmaların içine çekilmesi müvekkilimiz üzerindeki tecridin ağırlaştırılmasından başka bir şeye hizmet etmez" denildi. Açıklamada, tartışmaların hemen ardından geçtiğimiz hafta yapılması gereken görüşmenin yaptırılmadığı hatırlatıldı. Bu türden talihsiz açıklamaların müvekkillerinin savunma hakkını tamamen ortadan kaldırılabileceği kaygısının dile getirildiği açıklamada, herkese duyarlılık çağrısı yapıldı. Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, Cumhuriyet Bayramı resepsiyonu sırasında Öcalan'ın avukatları aracılığıyla örgütü yönettiğini iddia etmişti.
www.evrensel.net