25 Mayıs 2004 21:00

'Karanlıklar Prensi'ne tapanlar

'Karanlıklar Prensi' olarak bilinen Richard Perle'ün adı, Türkiye ile ilgili askeri ihalelerden, Türk-İsrail ittifakından eksik olmuyor. Eski bir ABD Büyükelçisi 'Türkler onu bir tür yarı-tanrı gibi görürdü' diyor.

Paylaş
Washington Post gazetesi, ABD Savunma Bakanlığı'nın eski başdanışmanı Richard Perle'ün Türkiye bağlantılarıyla ilgili dikkat çekici bir haber yayınladı. Perle, Irak'ın işgal edilmesinin "fikir babalarından" biri olarak tanınıyor. Haberde, "Karanlıklar Prensi" adıyla bilinen Perle'ün, Washington'da "Türkiye lehine" yaptığı lobicilikten ve Türk ordusuna Amerikan silahları satılmasında oynadığı belirleyici rolden bahsediliyor. Richard Perle, Washington'daki siyasi kariyerine Senatör Henry M. Jackson'un danışmanı olarak başladı. 1987'de, Pentagon'da tam gün çalışmayı bıraktı ve hükümet bağlantılarını ticarette kullanmaya girişti. Savunma Bakanı Yardımcısı olarak, Türkiye'ye verilen ABD askeri yardımının artırılmasını savundu. Bu arada, ABD ve Türkiye arasında kurulan bir üst düzey askeri komitenin başkanlığını yürüttü.

Türk-İsrail ittifakında Perle Perle, diğer yandan da JINSA adlı siyonist lobi kuruluşunun danışmanlığını yürütüyordu. Bu anlamda, Türk-İsrail-ABD ittifakının kuruluşunda belirleyici rol oynadı. Perle gibi "şahin" isimler için Türkiye, "Batı yanlısı Müslüman ülke" olarak, İsrail için çok çekici bir müttefikti. Türkiye ve İsrail'in, ABD'nin kanatları altında bir araya getirilmesi, aslında daha eski bir fikirdi. Bu fikri ortaya atan, RAND adlı "düşünce kuruluşu"nun danışmanı olan Albert Wohlstetter idi. Wohlstetter, aynı zamanda Perle'ün akıl hocasıydı ve Reagan döneminde, Perle'ün fikirlerinin şekillenmesinde önemli rol oynadı.

1986 anlaşması Richard Perle, daha 1986 yılında Ankara'da, ABD ile Türkiye arasındaki beş yıllık 'savunma ve ekonomik işbirliği anlaşması'na son şeklini verdi. Böylece Türkiye, İsrail ve Mısır'dan sonra, en çok ABD askeri yardımı alan üçüncü ülke statüsüne yükseldi. Türkiye'ye verilen askeri "yardım"ın artırılması, Perle'ün kasasını doldurmasına da yardımcı oldu. Bu dönemde ABD'li silah şirketi FMC, Türk ordusuna zırhlı personel taşıyıcılar satmaya çalışıyordu. Şirket, Perle'ün arabuluculuğunu istedi, çünkü onun Türk hükümetine ne kadar yakın olduğunu biliyordu. FMC'nin eski başkanı Robert Malott, "Karanlıklar Prensi"nin değerini Washington Post'a şöyle anlatıyor: "O dönem Türkiye'deki ABD Büyükelçisi, bana, Türklerin Perle'i bir tür 'yarı tanrı' gibi gördüklerini söylemişti."

FMC/FNSS ortaklığı 1.1 milyar dolarlık silah satış anlaşması, 1989'da bağlandı. Buna göre FMC ve Türk ortağı FNSS, ordu için toplam 1698 adet zırhlı personel taşıyıcı, zırhlı muharebe aracı ve benzeri araç üretecekti. Merkezi Ankara'da bulunan FNSS internet sitesinde, proje hakkında ayrıntılı bilgi bulunuyor. Washington Post'un haberine göre Perle, bu ihaleyle birlikte FNSS A.Ş.'nin yönetim kuruluna girdi. Konuyla ilgili olarak, dönemin başbakanı Turgut Özal ile konuştuğunu gizlemeyen Perle, Özal'ı "iyi bir dost" olarak niteliyordu.

Lobi faaliyetleri Richard Perle, bu dönemde, Türk hükümetinin Washington'da bir lobi grubu kurması için "akıl vermeye" başladı. Dediğine göre Türkiye, bu grup sayesinde "çıkarlarını" Washington'da daha iyi koruyabilecekti. Kendisi de International Advisers adlı lobi şirketine danışmanlık yapmaya başladı. Şirketin başında, bir başka "neomuhafazakâr" olan Douglas Feith bulunuyordu. Feith, halen savunma bakanı yardımcılığını yürütüyor. Perle, lobi faaliyetlerinden 1989-94 yılları arasında 255 bin dolar kazandı.

Raytheon'a danışmanlık "Karanlıklar Prensi"nin Türkiye ile ilgili çalışmaları, bununla bitmedi, 1990'ların başında, silah devi Raytheon, "Türkiye'deki ticaret fırsatları" ile ilgili olarak kendilerine danışmanlık yapmak üzere, Amerikan Girişim Enstitüsü (AEI) adlı "düşünce kuruluşu"nu kiraladı. Raytheon'un da kabul ettiği üzere, Perle, "bu süreçte etkili isimlerden biri" idi. AEI'nin yönetim kurulunda yer alan eski Kara Kuvvetleri Komutanı Edward C. Meyer, Türkiye'deki FMC/FNSS projesinde Perle ile birlikte çalışan bir isimdi. Meyer, daha sonra yönettiği bir yatırım şirketinde Perle'e yöneticilik ve hisse senedi opsiyonları vermişti. Perle, bu "danışmanlık" işinden de 250 bin dolar civarında para kazandı.

ÖNCEKİ HABER

Geldi çattı göç zamanı

SONRAKİ HABER

Gebze’de işçi servisi devrildi: 1’i ağır 8 işçi yaralı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa