Mali disiplinden taviz verilmeyecek

Mali disiplinden taviz verilmeyecek

İktisadi Kalkınma Vakfı'nın (İKV), İstanbul Ticaret Odası'nda toplanan 41. Genel Kurulu'nda konuşan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan "ekonomiyi ne kadar düze çıkardıkları" propagandasına burada da devam etti.

İktisadi Kalkınma Vakfı'nın (İKV), İstanbul Ticaret Odası'nda toplanan 41. Genel Kurulu'nda konuşan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan "ekonomiyi ne kadar düze çıkardıkları" propagandasına burada da devam etti. 3 Kasım öncesi ve sonrasına dair rakamlar sunan Erdoğan, Türkiye ekonomisindeki düzelmenin büyüklüğünün dünyada tek örnek olduğunu iddia ederek, "Bütün dünyanın gözü bizim üstümüzde" dedi. Erdoğan mali disiplinden taviz verilmeden hedeflerin kovalanmaya devam edeceğini açıkladığı konuşmasında ekonominin iyiye gitmediğine işaret edenleri ise "felaket tellalları" olarak adlandırdı. İKV'nin en çok önem verdiği konu olan AB'ye üyelik için ise daha hükümet olmadan tek tek üye ülkeleri dolaşarak çalışmalarına başladıklarını söyleyen Erdoğan, Fransa Başbakanı'nın yaptığı açıklamalara medyanın verdiği tepkiyi ise eleştirerek konunun yanlış anlaşıldığını savundu. Fransa Başbakanı'nın 'müzakere' değil 'tam üyelik için' konuştuğunu ileri süren Erdoğan, AB karşıtlarını da eleştirerek, "Statükonun devamından yana küçük bir azınlık, nasıl yaparız da bu yolda Türkiye'nin önüne engeller çıkarırız diye düşünmekten geri durmuyor. Buradan açıkça ifade ediyorum ki Türkiye kimseye babasından miras kalmamıştır. Kimse Türkiye'yi babasının çiftliği gibi görmeye kalkmasın" dedi.

AB'ye Ortadoğu teklifi Genel Kurul'da söz alan işveren örgütleri temsilcileri konuşmalarında hükümeti ise övmekten geri kalmadılar. İKV Yönetim Kurulu Başkanı Davut Ökçü, yeterli performansın yakalanmadığı özelleştirmelere hız verilmesini, yapısal reformların tamamlanmasını ve yabancı sermaye girişini artıracak önlemlerin geliştirilmesini istedi. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ise "AB'nin Türkiye için anlamı iktisadi düzlemde belirginleşmektedir. Türkiye'nin AB için anlamı ise siyasidir. Ortadoğu'daki siyasi ve sosyal yeniden yapılanmada söz sahibi olmak istiyorsa Avrupa'nın AB üyesi bir Türkiye'ye ihtiyacı vardır. Küreselleşmenin olası etkilerinden biri olarak görünen din eksenli medeniyetler çatışması tehlikesinin bertaraf edilmesine AB-Türkiye ilişkileri merkezi rol oynayacaktır" diyerek AB ülkelerine bir anlamda Ortadoğu'da pay sahibi olmak istiyorsanız bizi üye yapın çağrısında bulunmuş oldu.

www.evrensel.net