Bin Ladin kaseti şüpheyle karşılandı

Bin Ladin kaseti şüpheyle karşılandı

Usame Bin Ladin'in çevresindekilerle yaptığı sohbeti içeren yaklaşık 1 saatlik video kaset, uluslararası medya tarafından büyük bir gürültüyle yayınlandı.

Bin Ladin kaseti şüpheyle karşılandıUsame Bin Ladin'in çevresindekilerle yaptığı sohbeti içeren yaklaşık 1 saatlik video kaset, uluslararası medya tarafından büyük bir gürültüyle yayınlandı. Video kasette Usame Bin Ladin ve adamları, 11 Eylül saldırılarıyla ilgili çeşitli ayrıntıları aktararak, saldırıdan duydukları memnuniyeti ifade ediyorlar. Kasetteki konuşmaların büyük bir bölümü ise, "rüya tabiri" niteliğinde. Video kaset, ABD ve İngiltere'nin beklediği gibi, "İslam dünyasını, Bin Ladin'in suçlu olduğuna" ikna edemedi. Ortadoğu ve Arap ülkelerinden yapılan birçok yorumda, kasetten böyle bir sonuç çıkarmanın "zorlama" olacağı görüşü dile getirildi.

Meşruiyet bağlantısı!İngiltere Dışişleri Bakanı, kaseti sevinçle karşılarken bir "gaf" yaparak, Bin Ladin'in suçluluğunun "kendilerini meşru kıldığını" söyledi. Bakan Jack Straw, kasetin, Usame bin Ladin'in "suçluluğunu kanıtladığını ve terör karşıtı koalisyonu da meşru kıldığını" öne sürdü. Straw, yayınladığı açıklamada, "Bin Ladin'in, can kayıplarını hiçe saydığını gösteren korkunç kanıtların, koalisyonun ne kadar gerekli olduğunu" ortaya koyduğunu iddia etti.ABD Savunma Bakanı Donald Rumsfeld'in tutumu ise, Straw'dan oldukça farklı oldu. Kasetin açıklanmasıyla ABD'nin kazançlı çıkıp çıkmadığından emin olmadığını söyleyen Rumsfeld, Bin Ladin'in sözleri ile ABD'nin "meşruiyeti" arasında bağlantı kurmamaya özen gösterdi. Donald Rumsfeld, "Birisi, kasetin varlığını basına sızdırdı. Sonra da açıklanması için bir zemin oluşturuldu" dedi. Kasetin varlığı ilk kez geçen hafta Washington Post gazetesinde çıkan bir haberle duyurulmuştu.Rumsfeld ile taban tabana zıt bir açıklama ise, ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell'dan geldi. Powell, "Bin Ladin'in bu işin mimarı olduğuna ilişkin başından beri söylediklerimizle ilgili, akıllarda artık nasıl şüphe kalabilir?" diyerek, İngiliz bakana yakın bir tutum aldı.

Ortadoğu ikna olmadıOrtadoğu'dan ise farklı tepkiler yükseliyor. Kahire'den İslami Hareketler Uzmanı Diaya Raşvan, video kaseti izledikten sonra, bu kasetin uydurma olduğunu söyleyerek, kanıtları yetersiz bulduğunu belirtti. Ürdünlü Siyasi Uzman Lebib Kemhevi de kasetin, Bin Ladin'in saldırıları övdüğünü, ancak saldırılardan sorumlu olduğunu göstermediğini vurguladı.El Hayat yazarlarından Mısırlı Muhammed Salih ise, bin Ladin'in, bu kaseti ABD'lilerin bulması için Afganistan'da bıraktığını öne sürerek, amacının da "tüm dünyanın 11 Eylül saldırılarındaki rolünü bilmesini istemek" olarak yorumladı.

Atta'nın babası öfkeliDiğer yandan, 11 Eylül saldırılarını gerçekleştiren lideri olduğu öne sürülen Mısırlı Muhammed Atta'nın babası, Usame bin Ladin'e dair son kasetin düzmece olduğuna inandığını söyledi.Mısır'daki Muhammed El Emir El Sayed Avad Atta ile telefonda görüşen AP ajansı, baba Atta'nın kaseti görmediğini, ancak sahte olduğuna inandığını bildirdi. Atta, "Bütün dünya, oğlumun ismini söylüyor. Bin Ladin bu ismi nereden duydu. Bin Ladin, bunu Amerika'dan aldı" dedi. Telefonu ajans muhabirinin yüzüne kapatmadan önce, baba Atta'nın, "Amerika sahtecilerin ülkesi. Kahrolsun Amerika!" dediği de belirtildi.Muhammed Atta'nın 65 yaşındaki emekli avukat olan babası, 11 Eylül'den beri, oğlunun saldırılarla hiçbir bağlantısı olmadığını savunuyor. Baba Atta'ya göre, Muhammed Atta kaçırıldı ve kimlik belgeleri çalınarak teröristler tarafından kullanıldı. Baba Atta, 11 Eylül'den sonra oğluyla telefonda konuştuğunu da söylemişti.
www.evrensel.net