Özveri de yok sabır da!

2001 yılını sıkıntılar ve baskılar ile geçiren ve her zaman kendisinden özveri istenen işçiler, 2002 yılı bütçesindeki dayatmaları kabul etmemekte kararlı.

Özveri de yok sabır da!Sinan Sarısaltık Hükümetin 2002 bütçesinin özellikle çalışanların haklarının gaspına yönelik olması işçi sendikalarında ve işçilerde sert tepkiye yol açıyor. İşçiler, Türk-İş Genel Başkanı Bayram Meral'in Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Kemal Derviş ile yaptığı görüşme sonrasında resen emeklilik, kıdem ve ihbar tazminatları için yaptığı genel grev uyarısının lafta kalmamasını istediler. ESHOT İşyeri Baştemsilcisi Tugay Yalçınkaya, "Bizim bir dilim ekmeğimize de göz koyan bu hükümetin savunulacak hiçbir şeyi kalmamıştır. Hükümet bütçeyi çeteye, vurguncuya, banka hortumcusuna ve talancıya göre hazırlıyor" derken, Bayram Meral'in genel grev çağrısının işçiler tarafından somut hale getirilmesi gerektiğini vurguladı. Ayrıca DİSK'in KESK'le birlikte 9 Kasım'da Ankara'da yapacağı mitinge Türk-İş'in de katılmasının doğru olacağını söyledi.

'İhanet büyümesin'Hükümetin iktidarda kalmasıyla halka yapılacak ihanetin daha da büyüyeceğine dikkat çeken Durmuş Ali Top adlı işçi, "Bütçenin, işçi ve emekçilere göre hazırlanması gerekirken, zengine ve fabrikatörlere göre hazırlanmıştır. Ben ne sağcıyım, ne de solcuyum ama bu hükümetin devrilmesi için ne gerekirse yapılması kanaatindeyim" dedi. "Hükümetin 2002 yılı mali bütçesinin dayatma bütçesi olduğunu düşünüyorum. Kıyak emekliliği kendilerine hak görenler, bizlerin emeklilik, kıdem ve ihbar tazminatlarımıza göz diktiler" diyen Rıdvan Bayrak ise Bayram Meral'in açıklamalarının hayata geçirilmesinin de olumlu olacağını söyledi. Politikacıların erken seçim tartışmalarıyla insanların geçim sıkıntısı gündemini değiştirmeye çabaladığını söyleyen Bayrak, "Sene başındaki gibi esnaflar, işçiler, memurlar çiftçiler tekrar yürümelidir. Ama bu sefer ortak hareket edilmesi gerekir. Yapılacak olan genel greve herkes katılmalı ve Türk-İş çalışmalarını bu kapsamda yapmalıdır" dedi. TEKEL Şarap Fabrikası İşyeri Baştemsilcisi Kübra Filiz, işçilerin patlama noktasına geldiğine işaret ederek, "İşçiler işyerinde sürekli endişeli. Ne olup biteceği konusunda net birşey olmadığından bir panik var. Özellikle 2002 bütçesi umut verici görülmüyor. Bu noktada sendikamızın genel grev yönünde alacağı bir karara hazırız. Ankara'da yapılacak bir mitingin ses getirici ve sonuç alıcı olması gerekir" dedi.

'Hükümet devrilmeli'2002 yılı bütçesine işçi sendikalarının İzmir şubeleri de tepki gösterdi. Petrol-İş Aliağa Şube Başkanı İskender Büyükçolak, 2002 bütçesinde çalışanların elindeki son hakların da gasp edilmesine kimsenin seyirci kalamayacağını belirterek, şunları söyledi: "Bugüne kadar yapılan uygulamalara tabandan ciddi bir tepki gelmedi. Ama kıdem tazminatlarına göz koyulmasına karşı gösterilecek tepkiler sendika yöneticilerini de aşacaktır. Türk-İş'in sorunları Emek Platformu'na taşıyarak daha kapsamlı hareket etmesi gerekir."

Gaspın bahanesi krizHarb-İş Ege Bölge Başkanı Ahmet Kalfa, hükümetin 2002 yılında da krizi aşmak için emekçilerin haklarını gasp ederek bütçe hazırlamasının kabul edilemez olduğunu ifade etti. "Karda kışta, önümüzdeki dönemde Ankara'da miting yapılması kararı alınacak. Ama bundan sonraki eylemler sonuç alınacak şekilde olmalıdır. Ülkemizde genel grevin koşulları hazırlanmış durumdadır. Genel grev, ağızda şarkı, türkü gibi olmalıdır. Genel greve çıktık mı ya hükümet devrilmeli ya da haklarımız alınana kadar grev devam etmelidir" diyen Kalfa, 'silahtaki tek kurşun iyi kullanılmalı' dedi.Demiryol-İş İzmir Şube Başkanı Hüseyin Ervüz de, 2001 yılında kayıp bir sözleşme imzalandığını vurgularken, "Çalışanların başta resen emeklilik olmak üzere, her gün temel ihtiyaçlara yapılan zamlara, hakların gaspına tahammülü kalmamıştır. Türk-İş Başkanlar Kurulu'nun aldığı karar başta miting şeklindeydi ama bugün genel grevi de ağızlarına alıyorlar. Her türlü eylemin ortaya konulmasından yanayız" dedi.
www.evrensel.net